Kuran Yurdu

Maun Süresi Beyanu’l-Hak Tefsiri

    Maun Süresi Beyanu’l-Hak Zeki Duman Tefsiri



    MUTLAKA OKUNMASI GEREKEN BİR TETSİR

    1. Dini yalanlayanı gördün mü?
    2. İşte o yetimi şiddet ve sitemle itendir
    3. Yoksulu doyurmaya teşvik etmeyendir
    4. İşte namaz kılanların var haline ki !
    5. Onlar namazlarından gaflet içindedirler.
    6. Onlar hem riyakarlık yapanların ta kendileridir
    7. Hem de maunu da engellerler

    Ma’un Süresi Mekki’dir ve Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin ikinci yılında bir bütün halinde indirilmiş olup 7 ayetten oluşmaktadır.Adını son ayetindeki,ödünç alınıp verilenler anlamına gelen maun kelimesinden almıştır.Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 17,Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre de107. süredir.

    Ayette işaret edilen zatın,dini yalanlayan bir kişi olması sebebiyle müminlerden ve münafıklardan olma ihtimali yoktur.Belli ki bu kişinin kıldığı namaz,kendisini öldükten sonra tekrar diriltmeyi inkar etmekten,ahiret gününü ve dini/cezayı yalanlamaktan,kul hakkı yemekten,bilhassa yetimleri azarlamaktan alıkoymuştur.Komşularına en ufak iyiliği yapacak kadar da olsa,kalbini yumuşatmıyor.

    Yani namazı,sahibinin aşırılıklarına ve kötülüklerine engel olmuyor.Oysa samimiyetle Allah için kılınan namazın,kılanı ‘bütün aşırılıklardan ve kötülüklerden uzaklaştırması’ gibi önemli bir fonksiyonu vardır (bkz:Ankebut’45)

    Anlaşılıyor ki Allah’a kulluk bağlamında eda edilen namaz,gaflet içerisinde ve gösteriş maksadıyla tekrarlanan muhtevasız ve etkisiz hareketler mecmuası değildir.Dinin bir kısmına inanıp bir kısmını inkar eden kişi,Allah’a iman etmiş sayılmaz.

    Hem namaz kılıp hem de namazın amacına aykırı olarak gayr-i ahlaki davranışlarda bulunmakta kişiyi sadece Allah’tan uzaklaştırır.Din bir bütündür;imansız İslam/itaat,İslamsız iman düşünülemez !

    Ancak Allah’a,peygamberlere ve ahiret gününe iman eden kimselerin samimiyetle,takva bilinci ile ve sadece Allah’a boyun eğerek yaptıkları ibadetler Allah katında makbuldür ve mutlaka sahibine yarar sağlar.

    Oysa ki;

    1-Era’eytellezî yükezzibü biddîn / Dini yalanlayanı gördün mü?

    Müşrikler Allah’ın varlığına ve her şeyi O’nun yarattığına inanıyorlardı:Onlara

    ‘Gökleri ve yeri kim yarattı,Güneş’i ve Ay’ı doğal yasalarına kim bağladı’ diye soracak olursan ‘Elbette Allah ..’ diyecekler.O halde siz,Hak’tan nasıl döndürülebiliyorsunuz (Ankebut’61)’

    ‘Gökten su indirip ölümünden sonra toprağa tekrar hayat veren kimdir’ diye soracak olursan ‘Elbette Allah…’ diyecekler.’Elhamdü lillah’ de! Fakat onların çoğu aklını kullanmıyor (Ankebut’63)’

    Bu inançlarına rağmen onlar,ahiret gününe iman etmeye yanaşmıyorlar,öldükten sonra tekrar diriltileceklerini,hesap ve ceza gününü tekzip ediyorlardı (bkz:Yasin’77-83)

    Bunlar Kabe’yi tavaf etmek suretiyle kendilerince Allah için namaz/salat kılıyorlardı.Hem inkar hem ibadet ! Bunlar ikisini bir arada yapıyorlardı.

    2- Fezâlikellezî, yedu’ulyetîm / İşte o yetimi şiddet ve sitemle itendir

    Yetim;küçükken,henüz büluğa ermeden babası ölmüş çocuk,dul kadın,emsalsiz inci gibi manalara gelmektedir.Bu zat,yetime merhamet etmiyor,haklarına saygı duymuyor,itip kakarak onların haklarını ihlal ediyordu..

    3- Velâ yehüddü alâ ta’âmilmiskîn / Yoksulu doyurmaya teşvik etmeyendir

    Miskin,karnını doyuracak veya diğer ihtiyaçlarını karşılayacak kadar dahi bir şeyi olmayan ve dilenmekten başka çaresi bulunmayan yoksul kimesdir. İhtiyacını,kıt kanaat da olsa karşılayabilen,ama dilenecek durumda olmayan kimseye fakir denir.Sosyal hayatta yoksulların ihtiyaçlarını karşılamak,toplumun varlıklı kesimleri için bir görevdir.Böyle olmasına rağmen din gününü yalanlayan,yetimin haklarına saygı duymayan,miskinleri doyurmaları için zenginleri teşvik etmeyen bir kişi,hiçbir zaman kalkıp Allah rızası için namaz kıldığını söyleyemez (Namazın fonksiyonu hak bkz:Ankebut:45)

    4- Feveylün lilmüsallîn / İşte namaz kılanların var haline ki !

    Burdan anlaşılıyor ki tam olarak eda edilen namaz,insanı kötülüklerden uzaklaştırmakla kalmıyor;aynı zamanda kalpleri yumuşatıyor,şefkat ve merhameti artırıyor,ahlakı güzelleştiriyor;özellikle de yetimler,yoksullar ve ihtiyaç sahibi kimselere karşı daha kibar ve daha nazik davranmaya sevk ediyor.O halde kılınan namaz,bir süre sonra sahibinin kalbini yumuşatmıyor,onu kötülüklerden uzaklaştırmıyorsa,o etkinlik namaz değildir.Müşriklerin kıldıkları namaz (İbn Kesir,Tefsir,III,593)ve Allah açısından değerlendirilişi hakkında (bkz:Enfal’34-35)

    5- Ellezîne hüman salâtihim sâhûn / Onlar namazlarından gaflet içindedirler.

    6- Ellezîne hüm yürâûne / Onlar hem riyakarlık yapanların ta kendileridir

    Haddizatında,imandaki kusurlarından ötürü müşriklerin salatları mükemmel de olsa,Allah katında hiçbir değeri olmaz.Zira onlar,ahiret gününe inanmamaktadırlar.

    Bu sürede,ahiret gününü inkar eden müşriklerin salatından söz edildiği muhakkaktır.Fakat,bu sürenin,namaza gereken önemi vermeyenler perspektifinden bakıldığında,ahirete iman eden bazı müminlere de mesajlar içerdiği söylenebilir.O nedenle denilebilir ki gerektiğince önem verilmeyen,şart ve rükunları ile birlikte,ihlasla ve tadil-i erkana uyarak,huşu ve hudü içerisinde,vaktinde eda edilmeyen namaz,müminden beklenen namaz değildir.Kılınan namaz,şahsı kötülüklerden uzaklaştırmıyor,hayra ve iyiliğe teşvik etmiyor,insana yardım ve destek bir yana,ödünç alıp vermelere dahi teşvik etmiyorsa,bu namaz da müminin kıldığı namaz olamaz.Özellikle de kılmış,kılmamış pek önemsemeyen,vakte riayet etmeyen, aklına geldikçe kılan;bazen yüksünerek,tembel tembel kalkıp ‘Kılmadı’ demesinler diye,bir faydanın celbi ya da zararını def’i için kılan kimsenin namazı ise sadece kendisini ancak Allah’tan uzaklaştırırMüslümanlaran olup da böyle namaz kılanlara da yazıklar olsun

    7- Ve yemne’ûnelmâ’ûn / Hem de maunu da engellerler.

    Namaz kılsada imanında kusurlu olan,yetimi itip kakan,miskini doyurmaya teşvik etmeyen,gösteriş düşkünü kişinin cömert olması,komşularıyla insani ilişkiler içerisinde bulunması mümkün değildir.Böylesi kimselerden ödünç almak,destek görmek,daraldığı zaman yardım beklemek de olası değildir..

    Maun Süresi Bilmen Tefsiri



    Kaynaklar

    a-) İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C:12 / bkz:290
    b-) M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:1 / bkz:145-148

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.