Mahlükatı Tefekkür Etmek

Tefekkür Etmek



Hac için Arabistan yollarında yürürken çok büyük dağları ve ilginç yolları gördüm.Bu durum beni dehşete düşürdü ve kalbimde Allah’ın azametinin ne kadar büyük olduğu hissi daha da arttı.O yolları anlattığımda bana gelen hisler başka şeyleri hissetiğimde gelmedi.

Nefsime haykırarak şöyle dedim ;

Yazıklar olsun sana!

Denize git ve o acayip yaratılmışa tefekkür gözüyle bak.Orada harikulade şeyleri göreceksin.Sonra dışarıya çık ve kainata bak.Daha önce baktığın şeyler semavata ve yıldız kümelerine göre çöldeki bir kum tanesi gibi kalacaktır.

Sonra gökyüzünde dolaş ve arşın etrafını tavaf et.Sonra cennete ve cehenneme göz gezdir.Sonra tekrar çık ve yine bak ! Göreceksin ki tüm alem Allah’ın kudret elindedir ve O’nun kudretine bir sınır koyulamaz.Sonra sen balangıcını ve nihayetini düşün.Yaratılmadan önce ne odluğunu düşüm.Yaratılmadan önce ne odluğunu tefekkür et.Sen o zaman yok idin.Sonun ise ancak toprak olacaktır.Başlangıcına ve sonuna tefekkür gözüyle bakan biri,bu dünya ile nasıl ünsiyet kurabilir? Kalpler böyle büyük bir ilahi zikretmekten nasıl gafil olur?

Allah’a yemin olsun ki eğer nefisler heva sarhoşluğundan kurtulsa ya Allah korkusundan erirler di ya da O’nun aşkından yok olup giderlerdi.Ancak hisler galip geldi ve O’nun kudretinin büyüklüğünü bir dağa bakarak anladı.Eğer kişinin zekası maddenin arkasındaki manaya bakmış olsaydı,Allah’ın kudretinin bir dağı yaratmaktan çok daha büyük olduğunu anlardı.



Kaynak : İbn Kayyım el-Cevziyye / Tehlikeli Tuzaklar / bkz:111