Kürtaj Yaptırmanın (Çocuk Aldırma) Zararları

  • 28 Şubat 2018
  • 93 kez görüntülendi.

Çocuk aldırmanın –Kürtaj– Zararları



1. Tehlike : Rahim şırıngası ile yapılacak çocuk almanın tecrübeten en akla yakın tehlikesi; âletin doğru yola gideceği yerde yanlış bir yola sokulmasıdır. Böyle bir âlet, doğru yolu bilmeyen ve kâfi derecede «parmak ucu tecrübesi» olmayan biri tarafından rahme sokulmaya kalkılırsa, muhakkak sûrette yanlış bir yola gider, tenasül kanalının herhangi bir yerine saplanır; orayı yırtar, deler ve hattâ oradan geçerek komşu uzuvlara; mesaneye, karın boşluğuna, barsaklara batar, oralarını yaralar, deler ve en tehlikeli mikroskopik hastalıklara yol açar.

2. Tehlike: Rahme açılan iç ağzın yırtılması. Rahme açılan iç ağza herhangi bir temas olduğu zaman bu ağız şiddetle kasılır. Eğer icap eden tecrübe ve ihtiyata, riâyet etmeden bu ağızdan zorla girmeye kalkışılırsa, derhal yırtılır ve rahim ağzının içinde, doktorlarca son derece korkulan tehlikeli yırtıklar hâsıl olur ki, bunun neticesi de uzun süren yaralar, tehlikeli hastalıklardır. Gebelik ilerlemiş bulunur, bu yırtıklar da genişçe olursa ölümle sonuçlanacak kanamalar dahi hâsıl olabilir.

3. Tehlike: Rahim zarının delinmesi. Âlet, bir kazaya sebep olmadan rahim ağzından rahim boşluğuna girince de tehlike yok edilmiş olmaz. Zira o zaman da rahim zarının delinmesi tehlikesi mevcuttur. öyle gebe kadınlar vardır ki, onların rahimleri, dokularında bulunan kan dolu damarlar dolayisiyle yumuşak ve yaş bir sünger veya doktorların dedikleri şekilde «yağ gibi yumuşak» bir hal almıştır ve rahme sokulmuş olan âlete karşı hiç bir karşı koyabilecek halde değildir. Bu itibarla tecrübesiz elde bulunan bir âlet, kolayca ve âdeta farkına varmadan rahim zarını delebilir. Böyle bir kaza, tecrübeli bir operatörün elinden de çıkabilir.

İş böyle olunca, âletin ucu, rahim içinde bulunacağı yerde birden bire karın boşluğunda bulunmuş olur. Çok tecrübeli ve görmüş geçirmiş operatör, âletin ucu rahim boşluğuna girer girmez derhal durur. Doktorlar tamamen aseptik yani mikropsuz âletlerle çalışmaya alıştıkları için böyle bir kaza da çok kere önemli bir tehlike teşkil etmeyebilir.

Halbuki buna karşı tecrübesiz «yardımcı»; elindeki âletle rahmi boşaltacağı yerde karnı boşaltır; karın zarını, barsakları yaralar, dışarıya çocuk yerine barsakları çeker çıkartır ve yaptığını görür görmez, çılgın cinâyetini de anlamış olur. Ne çare ki iş işten geçmiştir. Bu şekilde bir ameliyat geçiren bedbaht kadın, muhakkak bir ölüme mahkûm edilmiştir.

4. Tehlike: Karın zarı iltihabı. Bu korkunç hastalık, dışarıdan herhangi bir sûrette karın boşluğuna giren, karın zarı üzerinde, birleşmelerinden ileri gelmektedir. Normal şartlar içinde, dışarıdan hiç bir mikrop karın boşluğuna giremez.

Karın boşluğunun, tenasül sistemi yumurta kanalı -rahim boşluğu- rahim ağzı (rahim yolu) vasıtası ile hariçle direkt münâsebeti olmasına rağmen içeriye mikrop girmesine imkân yoktur. Zira bakterilerin vücut dahiline girmelerine mâni olan üç engel mevcuttur:

Bunlardan biri rahim yolunun bakterileri yok eden ifrazıdır; İkincisi rahim ağzındaki kaygan ifrazattan müteşekkil bir nevi ilâçtır; üçüncüsü de rahim içini kaplayan ve yumurtalık kanalında bulunan hücre tabakasıdır.

Lâkin her zorlu müdahale veya temiz olmayan. vasıtalarla (âletler veya lâvaj) rahme girme teşebbüsü, karın boşluğuna mikrop girmesine sebep olur ki, karın zarı iltihabı da bundan doğar. Karın zarı iltihapları muhakkak öldürücü değildir, fakat dâimâ son derecede ağır bir hastalık halinde seyreder ve kadının hayatında fena tesirler yapabilecek izler bırakırlar.

5. Tehlike: Kan zehirlenmesi (Sepsis). İnsan vücudunda; gebelik esnasında rahim zarının Mâlik olduğu hassaslık derecesinde hassas hiçbir uzuv bulunmadığı gibi, insan ömrünün hiçbir devresinde de vücut hastalıklara karşı, bu zamanda olduğu kadar geniş bir yakalanma meyili göstermez.

Çocuk için gevşemiş ve baştan aşağıya kanla ıslanmış olan rahim zarı, çocuğun gelişmesi için ne kadar müsait bir zemin teşkil ederse, buraya yol buldukları takdirde, bakteriler için de ideal bir üretme yatağı halindedir. Bu yüzdendir ki, normal çocuk doğumlarında, rahme doktor veya ebe eli, yahut âleti girmediği ve çocuğun kendi kendine otomatik bir sûrette doğduğu zamanlarda bile, dışarıdan rahim yolu vasıtasiyle rahme mikrop girmesi imkânı çok büyüktür.

Bunun neticesinde, fena halde korkulan humma-ı nîfâsî hastalığı olması o derece çoktur ki, doğum ameliyatlarının başlıca kaidesini azamî temizlik teşkil eylemektedir. Humma-ı Nifâsî (albastı) denen hastalık, rahimin mikroplanarak, iltihaplanmasından ibarettir. Fakat yüzde doksan öldürücü olan korkunç bir illettir.

Rahme mikrop girmesi ve hastalık meydana getirmesi ihtimali, çocuk alma ve düşürme olaylarında, normal doğumlara oranla çok daha fazladır; zira bu gibi ameliyatlarda rahme iğneler, şırınga vesaire âletler sokmak icap eder. Bu esnada rahme mikrop girmemesi, hemen imkânsız gibidir.

6. Tehlike: Kan kaybetmek. Rahimde pelesenta adını alan ve çocuğun beslenmesine yarayan örgü, tamamen damarlardan meydana gelir. Çocuk alınırken bu örgü kısmen kesilir ve kısmen de köklerinden koparılan nebatlar gibi rahimden sökülerek dışarıya çıkarılır. Bu kesiş ve sökü için, kazıyıcı bir nevi keskin âlet kullanılıyor.

Doktor bu ameliye esnasında mümkün mertebe az kan akmasını temin için son derece sür’atle hareket eder ve plesentayı hiç bir parçasını bırakmadan çıkarmayı gaye edinir. Bunun için de birbiri arkasına değişik şekillerde birçok curetteler kullanılır. Diğer taraftan kadına öyle ilâçlar zerk edilir ki, bu ilâçlar damarları daraltıcı ve rahmi kasılmaya sevk edici bir tesir yaparlar. Bundan başka, bütün dikkatlere rağmen kan fazlaca akmak meyili gösterirse doktorun elinde kanı pıhtılaştırıcı bir sürü zerk ilâçları, sıcak rahim lâvajları, değişik vaziyetlerde yatıracak teknik vasıtalar, rahim boşluğunu kan durdurtucu gazlar ve tamponlarla tıkama şekilleri, hâsılı bin bir çeşitli müdahale çeşitleri vardır ve teknik vasıtalar vardır ve tecrübeli bir doktor icaba göre bunları tatbik ederek, kanı muhakkak sûrette durdurabilir.

Halbuki «gizli» bir şekilde tatbike yeltenilen çocuk alma teşebbüslerinde, bu işten anlamayan kimselerin yapacakları vasıtasız ve tertibatsız, eksik âletlerle başarılmak istenilen ameliyatlar, doktorun yapacağı işi asla göremez. Birçok sebepler dolayısıyla kan o kadar şiddetli boşalabilir ki, kimse bunun önüne geçemez olur ve neticede kadın, kaybettiği kan tesiriyle ölür. Çocuk aldırma esnasında vuku bulan ölümlerin, pek çoğunun sebebi de budur.



Kaynak= Turan Yazılım – Mürşit 5 -İlmihal – Evlilik Hayatı Ve Mahremiyetleri