Kur’an’ın Geçmişse Dair Verdiği Gaybi Haberler

Evet Kur’an-ı Hakim,okuma yazma bilmeyen ümmi ve emin bir zatın dilinden,Hazreti Adem zamanından Saadet Asrı‘na kadar bütün peygamberlerin mühim hallerini ve hadiselerini öyle bir tarzda zikreder ki,ondaki haberlerin Tevrat ve İncil gibi kitapların da tasdikiyle gayet kuvvetli ve ciddi olduğunda herkes birleşir.Kur’an,geçmiş mukaddes kitapların ittifak ettikleri noktalarda onları doğrular;ayrı düştükleri bahislerde ise vakanın hakikatını bildirir.

Demek,Kur’an’ın gayba açık gözü,geçmiş zaman hadiselerini öteki mukaddes kitaapların hepsinin üstünde bir makamdan görür.İttifak edilen meselelerde onların doğruluğuna şahitlik eder,diğer meseleleri ise düzeltir.Halbu ki Kur’an’da zikredilen geçmiş zaman hadiseleri ve halleri akılla bilinecek şeyler değildir.Aksine,o haberler,vahye bağlı birer nakildir.Nakil ise okuma yazma bilenlere mahsustur.

Fakat Kur’an,dost ve düşmanın ittifakıyla,okuma yazma bilmeyen,doğruluğuyla, güveilirliyiğle meşhurümmi‘ lakabıyla anılan bir zata (s.a.v) inmiştir.Hem Kur’an o geçmiş zaman hadiselerini adeta gözle görülmüşçesine anlatır.Çünkü Kur’an‘da uzun bir hadisenin özü ve ruhu bulunur,o hadise belli bir maksada giriş olarak zikredilir.

Demek ki;

Kur’an’daki bütün özet halindeki bahisler ve kısaca zikredilen hadiseler,onları bildiren Zat’ın bütün maziyi her haliyle gördüğünün delilidir Zira bir zatın bir ilimde veya sanatta ehli olduğu,kabiliyeti ve mahareti,özlü bir sözüyle ya da bir eserinin küçük bir parçasındaki sanatla anlaşılır.Kur’an da zikredilen hadiselerin özeti ve ruhu gösteriyor ki,onları söyleyen,gelmiş-geçmiş bütün hadiseleri engin ilmiyle görür -tabiri caizse- benzersiz bir maharetle haber verir.



Kaynak= Said NursiSözler – bkz:490

Tercüme= Adnan Kayıhan – İlhan Atılgan – Ufuk Yayınlar-Mart 2013