Kurandan Bir Kesit Allah’ın Varlığı

Kur’an da Allah’ın Varlığını İspatlayan Ayetler



“Siz Allah yarattı (1)”,”Siz Allah’ı nasıl inkar edebilirsiniz ki (2)”;

“Bilakis O,diridir,ezelidir ,ebedidir,zamanın ve mekanın ölçümünden mutlak olarak müstağnidir. Varlıkta O’ndan başka ilah ve gerçekte ibadet edilecek bir varlık yoktur.Şu halde,ey mükellefler! Allah Teala’nın isim ve sıfatlarını işittiğinize göre dini,yani ibadet ve boyun eğmeyi,O’na has kılarak O’na ibadet edin.Zira itaat ve ibadeti,O’ndan başka hak eden yoktur.Muhlis bir şekilde O’na döndükten ve sadece ona ibadet ettikten sonra kapsayıcı bir dille şöyle deyin:Bütün mazharların dillerinden sadır olan,bütün övgüleri kapsayan hamd, alemlerin Rabbine mahsustur.Çünkü O, hakkında ortağı olmak ve yardım almak düşünülmeksizin tek kendisi ilah ve yalnıza başına rabdir (3)”

“Siz Allah yarattı (4)”,”Siz Allahı nasıl inkar edebilirsiniz ki (5)”;.O inatçı inkarcılara :”Bütün dünya ve içinde yaşayanlar kimindir söyleyin bakalım (6)” diye soracak olsan “Elbette: “Allah’ındır” diyeceklerdir.O halde neden aklınızı başınıza almıyorsunuz? (7)”.

Veyahut “yedi kat göğün ve yüce arşın Rabbi kimdir?” diye (8)” soracak olsan yine “Elbette, “Allah’tır”, diyeceklerdir (9)”.Madem ki tüm bunları yapan,yaratan,idare eden,yöneten, ayakta tutan Allah’tır, gerçek olan budur,neden bu gerçeğe göre hareket etmiyorsunuz.”İnandığınız Allah’a karşı gelmekten sakınmaz mısınız? (10)”

Yine soracak olsan ki “Peki her şeyin gerçek yönetimini elinde tutan, Kendisi her şeyi koruyup gözeten, ama Kendisi himaye altında olmayan kimdir? (11)” diye soracak olsan yine “Elbette, “Allah’tır (12)” cevabını vereceklerdir.Peki ” Öyleyse nasıl oluyor da büyülenip gerçekten uzaklaşıyorsunuz? (13)” ve kibre ve gurura kapılıpda Rabbinize karşı kulluk etmekten gafil düşüyorsunuz?

İşte gerçek “Biz onlara gerçeği getirdik; fakat buna rağmen onlar yalanı tercih ediyorlar (14)”.Oysa “Görünmeyen ve görünen, gizli ve âşikâr herşeyi bilen Allah, onların iddia ettikleri şerikleri olmaktan yücedir (15)”

O Allah’ın varlığını,birliğini ,tekliğini,eşi ve benzeri olmadığını,öldükten sonra dirilmenin,cennet ve cehennemin hak olduğunu kabul etmeyenlerden “birine ölüm gelip çatınca, işte o zaman: “Ya Rabbî!” der, “ne olur beni dünyaya geri gönderin,Ta ki zayi ettiğim ömrümü telafi edip iyi işler yapayım (16)” der ama

“Bu onun söylediği mânasız bir sözdür. Çünkü dünyadan ayrılanların önünde, artık, diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır (17)” ve tekrar dirilme gününe kadar orada bekleyecektir ve “Sûra üflendiği zaman, o gün artık ne aralarındaki akraba tutkunluğu bir fayda verir, ne de kişi bir başkasının halini sormayı hatırından geçirir,

O gün kimin iyilikleri mizanda ağır basarsa onlar kurtulacaklar,Ve kimin tartıları da hafif olmuş olursa işte nefislerine yazık etmiş olanlar, cehennemde ebedî kalanlar da onlardır (18)” ve “Onların yüzlerini ateş şiddetle yakar ve onlar orada dudakları açılarak dişleri sırıtıp duran kimselerdir (19)” ve

Rabbin onlara (cehennemliklere) “Âyetlerim size okunurdu da siz onları yalan sayardınız değil mi? (20)” diye sorunca onlar “Ey Ulu Rabbimiz”, derler, “azgınlığımız, kötü talihimiz ağır bastı, biz de yoldan sapan kimseler olduk bir kere,Ama ne olur ey Ulu Rabbimiz, kurtar bizi bu ateşten, eğer bir daha o kötülükleri yaparsak işte o zaman, kendimize iyice yazık eder, zalimin teki oluruz! (21)” diye yakarışta,dua ve niyaz da bulununca yüce Allah onlara cevaben “Kesin sesinizi, sakın bir daha Bana bir şey söylemeye kalkışmayın!” buyurur (22)”

Siz değil miydiniz ki:”Kullarımdan, bir kısmı “inandık ya Rabbî! Affet günahlarımızı, merhamet et bize, çünkü Sen merhamet edenlerin en iyisi, en hayırlısısın!” dediklerinde,Onları alaya alan sizler değil miydiniz! Sonunda sizin bu davranışlarınız Beni gönlünüzden geçirmeyi, Beni yadetmeyi size unutturdu da, onlarla eğlenip durdunuz,İşte Ben de sabretmelerine karşılık bugün onları ödüllendirdim. İşte umduklarına kavuşanlar onlardır! (23)” ve kaybedenlerde ebedilik rüsvaylığına düşen,azabı tadacak olanda sizlersiniz.

Burada önemli bir hususa dikkatinizi çekmek istiyorum ki:özellikle son kısımlarda zikredilen ayetlerden çıkarılması gereken kıssa şudur: Sen Rabbine ibadet etmiyorsan bile en azından Rabbine ibadet edip,tevazu ile boyun büküp,Allah’ın emir ve yasaklarına elinden geldiği kadar uymaya çalışıp,nefsinin arzu ve isteklerine muhalefet eden kişilere acziyet gözüyle bakmayın,alaya almayın,küçük görmeyin ,buğzetmeyin;kısacası Allah’a kulluk görevlerini yerine getirenleri yada getirmeye çalışanları sevin.Çünkü bu konuda rivayetler vardır. Her ne kadar herkesin üzerine yüklendiği görev ve sorumlulukları yerine getirmesi gereksede;Allah’ın dinini yüceltmeye çalışan, dinini savunan ve Rabbine kul olanları severseniz kimbilir belkide yüce Allah bu sayede ya azabından azad eder,affeder yada azabını hafifletir.Orasını da ancak Halim,Hakim ve Alim olan Allah bilir.

Kuran Araştırması Bir Makale



(1-Nahl’70);(2-Bakara’28);(3-Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C:5 / bkz:153-154);(4-Nahl’70);(5-Bakara’28);(6-Mü’minun’84);(7-Mü’minun’85);(8-Mü’minun’86);(9-Mü’minun’87);(10-Mü’minun’87);(11-Mü’minun’88);(12-Mü’minun’89);(13-Mü’minun’89);(14-Mü’minun’90);(15-Mü’minun’92);(16-Mü’minun’99-100);(17-Mü’minun’100);(18-Mü’minun’101…103);(19-Mü’minun’104);(20-Mü’minun’105);(21-Mü’minun’106-107);(22-Mü’minun’108);(23-Mü’minun’109…111)