Kuran Ve İlim Arasındaki İlişki

İlim olmadan Kur’an okuyan kimsenin durumu;herhangi bir yiyeceğe ihtiyacı olmadığını sanarak ömrünü su içerek sürdürebileceğini sanan kişinin durumu gibidir.Geçen bölümlerde Kur’an okumanın sevap olduğunu söylemiş isek de bu ilim,amel ve tefekkür ile desteklenmediği sürece yalın kaya üzerine dökülen su misali kaya gider.Ne kendisi faydalanabilir nede bir başkası faydalanabilir.

“Ebu Zer’den (r.a) rivayet edilen bir hadiste Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:Zikir meclisinde hazır bulunmak bin rekat namaz kılmaktan daha üstündür.İlim meclisinde bulunmak bin hasta ziyaretinden daha faziletlidir.İlim meclisinde bulunmak bin cenazeye şahit olmaktan daha faziletlidir.Denildi ki:Ey Allah Resulü,Kur’an okumaktan da üstün müdür? Bunun üzerine Allah Resulü (s.a.v) şöyle buyurdu:İlimsiz Kur’an‘ın ne faydası olur ki ! (1)”

“Muhammed b. İbrahim diyor ki Resulüllah (s.a.v)’in şöyle dediğini işittim:Öyle kavimler çıkacak ki onların namazlarını görünce kendi namazlarınızı hakir göreceksiniz,oruçlarını görünce kendi oruçlarınızı azımsayacaksınız,amellerini görünce kendi amellerinizi az göreceksiniz.Kur’an okurlar ama Kur’an boğazlarından aşağıya geçmez.İşte onlar okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkarlar (2)”

Nitekim Hasan el-Basri diyor ki: Kur’an kendisiyle amel edilmesi için indirildi.Ama insanlar onun okunuşunu amel olarak aldılar derken kastadettiği mana şudur ki: İnsanlar sadece Kur’an okumakla yetindikleri için onunla yani Kur’an’da belirtilen emir ve yasaklara riayet ederek onunla amel etmeyi bıraktılar ve unuttular.

Yine aynı şekilde İslam büyüklerinden İbnu’s-Semmak diyor ki;

Yüce Allah’ı çok hatırlatan nice kimseler var ki,kendileri onu hatırlamazlar.Allah ile çok korkutan nice insanlar var ki,kendileri korkmazlar.Allah’a insanları yaklaştıran niceleri var ki,kendileri Allah’tan uzaktırlar.İnsanlardan pek çok kimseyi Allah’a davet eden niceleri var ki,kendileri Allah’tan kaçarlar,çok Kur’an okuyan niceleri var ki,Yüce Allah’ın ayetlerinden ibret almazlar

Şurası da vardır ki: “Sonra şeytan onlara çok okumanın sevap olduğunu vehmettirir. Buda şeytanın başka bir oyunudur.Halbuki okuma Allah için olmalı ve yavaş yavaş olmalıdır.Allah Teala şöyle buyurur:Kur’an-ı insanlara ağır ağır okuman için indirdik (İsra’106),Kur’an-ı ağır ağır oku (Tertil ile oku) (Müzemmil’5) (3)”

“Hasan Basri diyor ki;

Sizden önce Resulüllah’ın sohbetinde bulunmuş ilk Müslümanlardan bir zat vardı.Bu zat yöneticilere yaklaşmaz ve daima onlardan kaçardı.Oğulları kendisine;

Sen ilk Müslümanlardansın,senin seviyende olmayan sahabeler bile reislerin sohbetine gidiyor da sen niye gitmiyorsun? dediler

Oğullarına;

  • İnsanların saldırdıkları leşe,benim de konmamımı istiyorsunuz? Vallahi gücüm yettiği sürece onlara gitmem dedi

Oğulları;

  • İşte biz de böyle yoksulluk içerisinde kıvranırız dediler

Oğullarına şöyle dedi;

  • Çocuklarım,yağlı ve şişman bir münafık olarak ölmektense,zayıf bir mü’min olarak ölmek,benim için daha değerlidir.

Hasan Basri devam ederek şöyle dedi;

Oğullarına garip geldi,zira iyi biliyorum ki,toprak eti ve yağı emer,fakat imana dokunamaz (4)”

Ancak şunu da unutmamak gerekir ki Ebu Hureyre (r.a)’nın dediği gibi: Kur’an’ın okunduğu evde bolluk ve bereket çoğalır,şeytanlar oradan uzaklaşır,melekler oraya doluşur.Kur’an okunmayan evde ise darlık,sıkıntı ve huzursuzluk baş gösterir,melekeler oradan uzaklaşır ve şeytanlar o evi istila ederler.

O zaman her ne kadar O’nunla amel etmek şart olsa da amel edemiyor isenizde O’nu okumaktan da geri durmayın.Çünkü yine aynı şekilde islam büyüklerinden Ebu Umame Bahili diyor ki; Kur’an okuyun.Köşelerde okunmadan asılı duran mushaflar sizi gururlandırmasın. Kur’an-ı içine alan (onu ezberleyen ve onun emirlerine uyan) kalbe,Allah azap etmez ve yine aynı şekilde İslam önderlerinden bir başka zat ise :Günahlarınız sizi Allah’a dua etmekten alıkoymasın

Çünkü Allah İblis’in isteğini bile kabul etmiş ve kendisine kıyamete kadar süre vermiştir.İşte demek istediğimizde şu noktadır ki amel edemiyor isenizde,her ne kadar mazeret sayılmasada bu amelde olan zaafiyetiniz ve eksikliğiniz sizi Allah’ın kitabını okumaktan alıkoymasın.

Ancak yine aynı şekilde unutmamak gerekir ki bir başaka zat şöyle diyor:Bazı kimseler Kur’an okumaya başladıklarında bitirinceye kadar melekler onlara rahmet okur. Buna karşılık bazı kimseler de Kur’an okumaya başlar,fakat bitirinceye kadar melekler onlara lanet ederler.Niçin böyle olur ? diye sorulduğunda şu cevabı verdi; Kur’an’daki helali helal,haramı da haram tanıyana melekler rahmet okur.Böyle olmayana,yani helal veya haramı olduğu gibi kabul etmeyene melekler lanet ederler

O zaman siz Abdülkadir Geylani Hz. dediği gibi: Allah’ın kitabına hürmet edin ve O’na karşı edepli olun.Allah’la sizin aranızdaki bağdır o.O’nun hakkında ‘yaratılmıştır’ demeyin.Allah ‘bu benim sözümdür’ diyor,siz ise ‘hayır’ diyorsunuz.Kim Allah’a karşı itiraz eder ve Kur’an-ı yaratılmış kabul ederse Allah’ı tanımamış olur ve bu Kur’an o kimseden uzaklaşır



(1-Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı / C:2 / bkz:69);(2-İbn’ul-Cevzi / Telbiz’u İblis / bkz:142);(3-İbn’ul-Cevzi / Telbiz’u İblis / bkz:169);(4-İmam Gazali / el-İhya)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.