Kuran Yurdu

Kur’an Okurken Uyulması Gereken Zahiri Ve Batıni Edepler

    Kur’an Okurken Uyulması Gereken Zahiri Ve Batıni Edepler

    Gazzali,Kur’an okunması (tilavet) ile ilgili zahir ve batın olmak üzere birtakım edeblerin bulunduğunu,okuyucunun bu edeplere riayet ederek okuması durumunda hem Allah katında sevaba nail olmak hem de yeterince istifade etmek gibi kazançlara ulaşacağına ima ve işaret eder.Söz konusu zahir ve batın edeplerin her bir grubunu onar adet olarak sayar.Bu edeplerin zahir olanlarına şekil şartları veya dış şartlar,batın olanlarına ise esasa ait şartlar veya rükünler demek mümkündür.

    • Zahir Edepler

    Okuyucunun hali,okuma miktarı,günlük vird edinme,Kur’an-ı yazma,ayetlerin hakkını gözetme,okurken hüzünlenme,istiaze,açıktan güzel bir ses ve tarz ile okuma şeklinde sıralar.Bu edeplerin tamamını bir bütün olarak düşündüğümüzde Gazzali’nin insan ile Kur’an arasındaki ilişkiyi bir ibadet ilişkisi şeklinde düşündüğü görülür.Ancak bu zahir edepleri dış görünüş ve şekil şartları olarak değerlendirmek de mümkündür.

    Sözgelimi Kur’an okuyan kişinin hali,namaz kılan kişi gibi olmalıdır,kıbleye dönük,abdestli,ayakta ve diz üstü oturur vaziyette tam bir kemal-i edep içerisinde olmalıdır.Kur’an’a başlarken şeytanın şerrinden Allah’a sığınmak anlamına gelen istiaze ile başlamalı,bitirdiğinde de sadaka’llahu’l-azim demelidir.Kur’an’ın okunma miktarına gelince,burada da kişinin sürekli Kur’an ile meşgul olması öngörülmektedir.Günde,üç günde veya ayda bir kere hatim yapma tavsiye edilir.Bunu desteklemek için Zeyd b. Sabit ve İbn Mes’ud gibi bazı sahabilerin her Cuma’dan Cuma’ya Kur’an’ı hatmettikleri bilgisine yer verilir.Bunun yanı sıra Kur’an bir nevi vird şeklinde belli bölümlere (hizb) ayrılarak günlük okuma planlarının yapılması öğretilir.

    Kur’an’ın yazılması ve cehren okunması da ona layık olacak şekil ve üslüp içinde olması gerekir.Yazarken güzel bir yazı ile yazmak,okurken de güzel bir ses tonu ve üslup ile okumak önemlidir.Halini,acziyetini,emir ve yasaklara uymadaki kusurlarını,ahirete intikal ettiğinde karşılaşacağı kıyamet sahnelerini ve hesap gününü düşünerek şeklen de olsa hüzünlenmek ve hatta ağlamak yine Kur’an’ın zahir edeblerindendir

    • Batın Edepler

    Kelamın aslını kavrama,saygı gösterme,kalben hazır olma,tefekkür,anlama, anlamaya engel hususlardan kurtulma,öncelikle kendine hitap edildiğini bilme,teessür/üzüntü,kendini ilahi huzurda hissetme ve dış dünyadan soyutlamadır.

    Gazzali’nin batın edepler dediği,yukarıda zikredilen zahir edepleri tamamlayan,diğer bir değişle insanın Kur’an ile kurduğu şekli ilişkinin ötesinde,hakiki ve deruni bir ilişkiyi öngörmektedir.Buradaki amaç;Kişinin Kur’an ile bütünleşmesi,hemhal olması ve adeta dış dünyasından kendisini soyutlayarak Kur’an ile zihinsel ve ruhsal olarak güçlü bir bağ kurmasıdır.Nitekim ilk edep,Kur’an’ın azametini/yüceliğini kavramaktır.

    Bunun anlamı,Kur’an’ın şanı yüce ve her türlü övgüye layık olan Allah’ın bir kelamı olmasıdır.Allah’a duyulan saygı ve hürmetin aynıyla onun kelamına duyulması gerekir.Zaten ikinci edep olan mütekellime yani kelamın gerçek sahibi olan Allah’a saygı bunun doğal bir sonucudur.Kur’an okurken kişi sanki Kur’an’ı inzal kılan Allah’ın huzurunda okuyormuş gibi bir hal ve tavır içinde olmalıdır.Bu edepleri Kur’an’ı anlamak,manası üzerinde derin bir tefekkür hali içinde olmak,anlamaya engel bütün iç ve dış etkenlerden kendini sıyırmak,Kur’an’daki emir,nehiy,tavsiye,öğüt şeklindeki her hitabın ilk ve tek muhatabının sanki kendisi olduğunu düşünmek, bunları yerine getirip-getirememe veya akıbetin ne olacağı hususunda kalben teessür ve endişe içinde olmak,sanki bu Kur;’an’ı gerçek mütekellim olan Allah’tan duyuyormuş gibi okumak ve son olarak çevresinden bütünüyle kendisini soyutlayarak gerçek inananlar ve sıddıklarla birlikteymiş gibi bir hal içerisine girmek gibi maddeler takip eder.Öte yandan Kur’an okurken insanın dilinin,aklının ve kalbinin bu eylemine aynı oranda ve birlikte iştirak etmesi gerekir.Çünkü her birinin Kur’an’dan alacağı bir pay ve üstleneceği bir görev vardır.Dile düşen pay,tertil ile harflerin hakkını vererek okumak,aklın payı manalarının tefsirini bilmek,kalbin payı ise öğüt almak ve hüzünlenebilmektir.Çünkü dil Kur’an’ı güzel okuma aleti,akıl mütercim,kalp ise öğüt makamıdır



    Kaynak= Diyanet İşleri Başkanlığı / Kur’an’ın Nüzülünün 1400. Yılı Anısına Diyanet İlmi Dergi Kur’an Özel Sayısı / bkz:325-326

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.