Kur’an Okumanın Fazileti,Unutmanın Günahı

Kur’an Okumanın Fazileti Ve Kur’an Okumayı Unutmanın Günahı



“Bakın: Gündüzün sinip gizlenen yıldızlara,Dolaşıp dolaşıp yuvalarına, yörüngelerine giren gezegenlere,Geçmeye başladığı dem geceye,Nefes almaya başladığı dem sabaha kasem ederim ki Kur’an, değerli bir elçinin, Cebrail’in getirip okuduğu sözdür! O elçi ki çok kuvvetlidir. Yüce arş sahibi Allah’ın nezdinde pek itibarlıdır. Göklerde ona itaat edilir, vahiyler ona emanet edilir. Şunu da bilin ki, içinizden biri olan bu arkadaşınız deli değildir.O, vahyi getiren elçi Cebrail’i, apaçık ufukta görmüştü.O, vahiy hususunda cimri davranan, vahyi sizden esirgeyen bir zat değildir. Vahiy hakkında her türlü töhmetten de uzaktır.Bu söz, hele hele, kovulmuş şeytanın sözü hiç değildir!

Siz nereye gidiyorsunuz öyle, neden bahsediyorsunuz?

Bu, olsa olsa bütün alemlere bir öğüttür, bir uyarıdır! İstikamet sahibi olmak isteyenler onu dinlerler (1)”.Şüphesiz ki “Biz Resul’e Kur’an öğrettik, şiir öğretmedik, o zaten ona yaraşmaz. O sırf bir irşad ve parlak bir Kur’an’dır (2)”.Ve sakın Kur’an için uydurulmuştur,birisi yazmıştır yada başkasından öğrenerek bizlere aktardığı bilgi bütünüdür demeyin.

Çünkü

“Bu Kur’an’ın Allah tarafından gelmeyip başkası tarafından uydurulmuş olması asla mümkün değildir. Lakin daha önce indirilen kitapları tasdik eder ve farzedilen hüküm ve hakikatleri açıklar. Onda şüphe edilecek hiçbir taraf yoktur. Rabbülalemin tarafından gönderilmiştir,Yoksa “Onu kendisi uydurmuş” mu diyorlar? De ki: “Öyleyse, iddianızda tutarlı iseniz haydi onunkine benzer bir süre ortaya koyun ve Allah’tan başka çağırabileceğiniz kim varsa hepsini de yardımınıza çağırın.

Hayır!

Onlar, hakkında etraflı bir bilgi edinmeden ve henüz yorumuna tam vakıf olmadan, bu Kur’an’ı, çarçabuk yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de böyle yalan saymışlardı,Onlardan Kur’an’a iman edenler de var, iman etmeyenler de. Rabb’in, hakkı yalanlayıp halk içinde fitne ve fesat çıkaranları pek iyi bilir,Eğer seni yalancı saymakta ısrar ederlerse de ki:

“Benim yaptığım bana ait, sizin yaptığınız da size! Benim yaptıklarımla sizin, sizin yaptıklarınızla da benim ilişiğim yoktur (3)” ve unutmayın ki “Biz bu kitabı, insanların faydası için sana hak ve gerçek olarak indirdik. Artık kim doğru yola girerse kendi yararına olarak girer, kim de yoldan saparsa kendi aleyhine olarak sapar (4)”

Şüphesiz ki Kur’an-ı Kerimi öğretmesi de öğrenmesi de,okuması da çok sevaptır.Ancak tatbik etmek her ne kadar daha bir güzel olacak olsa da şurası da bir gerçektir ki Kur’an-ı şiir gibi anlamadan,incelemeden,tefekkür etmeden,düşünmeden hızlıca okumak da mekruhtur.

Nitekim “Resulüllah (s.a.v):Kur’an-ı okuyun.Onda aşırıya gitmeyin.Ondan uzak kalmayın.Onun kazancını yemeyin.Ondan okuduğunuzu gözünüzde büyütmeyin buyurmuştur.Kur’an’da aşırıya gitmeyinin manası:Kur’an-ı en kısa sürede bitirmek için hızlıca okumayın.Çünkü bu genelde tefekküre engel olur.O yüzden bunun mukabilinde ondan uzak kalmayın (veya ona eziyet etmeyin) buyrulmuştur.Yani Kur’an okumayı terk etmeyin (5)”

Ve başka bir hadis-i şeriflerinde Resulüllah (s.a.v):Benden altmış yıl sonra öyle bir nesil gelecek ki onlar namazı bırakacak ve nefislerinin arzularına uyacaklar.Onlar bu sapkınlıklarının cezasını görecekler.Daha sonra okudukları Kur’an boğazlarını geçmeyen bir nesil olacak. Kur’an-ı üç kişi de okur. Mümin,münafık ve günahkar.Bu üç kişi ise münafık onu inkar eden,facir onunla para kazanıp yiyen,mümin ise ona iman edendir buyurmaktadır.

Bir hadis-i şeriflerinde Allah Resulü (s.a.v):Kur’an-ı arapların nağmesiyle ve sesiyle okuyun.Fasıkların ve Kitap ehlinin nağmesiyle okumayın.Benden sonra öyle bir topluluk gelecek ki bunlar Kur’an-ı şarkı,ruhbanlık ve ağıt nağmesiyle okuyacaklar.Kur’an boğazlarından öteye geçmeyecek.Onların kalpleride onların bu hallerine hayran olanların kalpleride büyülüdür

Nitekim Resulüllah (s.a.v):Kim Kur’an-ı öğrenir,sonra da onu terk ederse bana isyan etmiş (karşı gelmiş) olur buyurmaktadır.Nitekim Kur’an okumanın faziletine istinaden bir başka hadis-i şeriflerinde Resulüllah (s.a.v):

Kur’an okuyan kimse,turunçgillere benzer.Hem tadı güzeldir,hem de kokusu.Kur’an okumayan (mü’min) hurma gibidir. Tadı güzeldir ama kokusu yoktur.Kur’an okuyan facir kimse,reyhane gibidir.Kokusu güzel tadı acıdır.Kur’an okumayan facir kimse ise,Ebu Cehil karpuzuna benzer.Hem tadı acıdır,hemde kokusu yoktur.

Alimlerden bir zat:Kim Kur’an-ı öğrenip sonra onu unuttuysa,bu mutlaka işlediği bir günah sebebiyle olmuştur.Zira Allah (c.c):’Başınıza her ne musibet gelirse,ellerinizin kazandığı yüzündendir (6)’ buyurmaktadır.Kur’an-ı unutmak ise en büyük musibetlerdendir. ve yine başka bir hadis-i şeriflerinde kim kur’anı-ı öğrenir de sonradan unutursa bana isyan etmiş olur buyurmaktadır.

Resulüllah (s.a.v):Ey Kur’an ehli! Kur’an-ı yastık yapmayın,(geceyi) hiç Kur’an okumaksızın uykuyla geçirmeyin.Onu,gece-gündüz hakkını vererek okuyun.Onu dilinizin şarkısı ve malınız edinin (malınız gibi sahip çıkın,kontrol edin,sürekli okuyun).Onda söylenenleri sürekli hatırlayın ve tefekkür edin,Umulur ki böylece kurtuluşa erersiniz.

“Resulüllah (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır:”Bakara süresini öğrenin.Çünkü onu almak bereket,terketmek pişmanlıktır.Sihirbazlar ona karşı hiçbirşey yapamazlar.Allah Resulü (s.a.v) bunu söyledikten sonra bir süre sustuktan sonra şöyle buyurdu:

Bakara ve Al’i İmran sürelerini öğrenin.Zira bunlar kıyamet gününde sahipleri için iki bulut -yahut iki gölgelik veyahut saf saf dizilmiş iki kuş- sürüsü gibi gelerek dostlarını gölgelendirecekler.Kur’an’ın dostu kıyamet gününde kabirden çıktığında,Kur’an rengi soluk adam şeklinde onunla karşılaşacak ve beni tanıyor musun diye soracak.Adam seni tanımıyorum deyince

Kur’an:Ben,seni öğle sıcaklıklarında susuz,gecelerde uykusuz bırakan dostun Kur’an’ım.Şüphesiz ticaretle uğraşan herkes ticaretinin meyvesini bekler.Sen ise bütün ticaretlerinin ardından (beklenen kazançtan daha fazlasını alacaksın).O zaman onun sağ eline,sahip olma -istediği gibi kullanma- (yetkisi),sol eline ebedilik verilir.Başına da vakar tacı konulur.

Onun anne-babasına kıymeti dünyayla biçilemeyecek iki takım elbise giydirilir.Onlar:Bunlar bize niye giydirildi derler.Onlara:Çocuğunuz Kur’an-ı öğrendiğinden,Kur’an’la amel ettiğinden dolayı denilir.

Sonra ona (yani Kur’an’ın dostuna):oku ve cennetin katlarında ve saraylarında yüksel denilir.Artık o ister çabuk,ister yavaş yavaş okusun,okuduğu sürece yukarı çıkmaya devam eder (7)”

Ve evinizin bereketlenmesini,huzur ve sukunet bulmasını istiyorsanız eğer Resulüllah (s.a.v)’in şu hadis-i şerifine kulak veriniz. Resulüllah (s.a.v) “İçinde Kur’an okunan evin hayır ve bereketi çok olur.İçinde Kur’an okunmayan evin hayır ve bereketi ise az olur” buyurmaktadır.

“Ebu Muhammed Sehl şöyle demiştir:İmanın alameti Allah sevgisidir.Allah sevgisinin alameti Kur’an sevgisidir.Kur’an sevgisinin alameti ise Peygamber (s.a.v) sevgisidir.Peygamber sevgisinin alameti de O’na tabi olmaktır.O’na tabi olmanın alameti ise dünyada zühddür
(8)”

Ve son olarak şunu da unutmayın ki “İnsan;göklere,yere ve dağlara teklif edilip de ‘taşıyamam’ endişesiyle onların yüklenemediği emaneti yüklenmiş en şerefli bir varlıktır.Şerefini korumak isteyen,zalim ve cahillerden olmak istemeyen kimse,sorumluluğunun bilincinde olmak ve yüklenmiş olduğu bu emaneti layık-ı vechile taşımak zorundadır (9)”

Kur’an’ın Toplu Şekilde İndirilmeyişinin Sebebi



(1-Tekvir’15…28);(2-Yasin’69);(3-Yunus’37…41);(4-Zümer’41);(5-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C:1 / bkz:107);(6-Şura/30);(7-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri / C:1 / bkz:194);(8-Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı / C:1 / bkz:202);(9-M. Zeki Duman / Beyabu’l-Hak / C:3 / bkz:372)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.