Kur’an İkliminin Temeli

Kur’an aleminin dört temeli vardır

İlkin insanın ‘Allah’ın yeryüzündeki halife‘si’ olarak yaratılmış olduğu esas

İkinci olarak tamamıyla Kur’an’a dayananilahi hükümranlık‘ esası

Üçüncüsü yeryüzünün Allah’ın mülkü olduğu ve insana sadece kullanılması için ’emanet’ edildiği esası

Dördüncü olarak ‘ilmin Allah’tan bahşedildiği’ esas

1-) İlk esas insanın Allah tarafından seçilmiş ve öylece yaratılmış bir varlık,her türlü eksikliklerine rağmen Allah’ın yeryüzündeki halifesi ve Kur’an’ın emanet diye adlandırdığı hür bir şahsiye sahip bir varlık olduğunu söyler.İnsanın halife kılınması ancak ilahi hitabı anlama ve eyleme geçirmesi ile açığa çıkar.Muhatab hitaba iradi iştirak ve irtibat ile eşref-i mahluk olur.Bu yüzden halifelik elimize düşen bir hediye değil;olmakta olan,inkişaf eden cevherin ikmal ve itmamıdır.Hem Kur’an hem de hayat gerçek anlamını onda tezahür ettirir.

2-) Kur’an aleminin ikinci esası;insanın Allah’ın hükümranlığına itaat etmesini ve böylelikle ruhani yükselişine engel olan bağlardan azad edileceğini hatırlatır.

3-) Üçüncü esas yeryüzünün Allah’ın mülkü olduğu ve insana emanet oluşudur.Kuşkusuz bu esas önceki iki esasla alakalıdır.Zira emanet kelimesinin kök anlamını oluşturan eminlik ve güvenlik esasen ne olduğumuz ve neye bağlandığımızla ilişkilidir.Bu ilişki Allah’ın mülkü olan yeryüzündeki tüm varoluşsal durumları ihtiva eder.Bu manada insanın kendisine,topluma,evrene ve Yaratıcısı’na olmak üzere çeşitli emanet ilişkilerinden bahsedebiliriz.Ancak burada emanetten kastedilen şey Kur’an’dır.Kur’an okuyup onu hayatına geçirmek ve yaşanılır kılmak emanete riayettir.Hilafetin gerçekleşmesi bu emanetin hakikatını anlamak ve muhtevasını paylaşmakla mümkündür.

4-) Kur’an aleminin dördüncü esası,ilmin kaynağının Allah olduğuna işaret eder.Kur’an-ı Kerim ilmin üç kaynağından bahseder.Bunlar tarih, tabiat ve hayattır.İnsan nihai gerçekliğin bilgisine ulaşmak için bunların her birine önem vermelidir.İkbal’a göre tabiat,yüce Yaratıcı’nın tezahürü (maifestation) kendi sırrını aksettirdiği ayna,varlığı ve gerçekliğini belirten bir ipucudur.Nitekim Kur’an’da tabiatın incelenmesi ve bu konuda derin derin düşünülmesi gerektiği yönündeki çağrının amacı,tabiatın gerçeğin bir simgesi/işareti olduğu konusunda insanda bir şuur uyandırmaktır.Tabiat olaylarını incelemek,fiziksel olmayan gerçekleri zihnen kavramaya bizleri hazırlar.



Kaynak= Diyanet İşleri Başkanlığı / Kur’an’ın Nüzülünün 1400. Yılı Anısına Diyanet İlmi Dergi Kur’an Özel Sayısı / bkz:377-378