Kulun İmtihanı Ve Tercihi

  • 15 Nisan 2018
  • 65 kez görüntülendi.

İnsanın İmtihanı Ve Tercihi,İmtihan Olunacak Bazı Konular



Kur’an Dünyayı Bütünüyle İmtihan Olarak Anlatır

Kesin olarak bil ki,dünya bütünüyle,azı-çoğu, tatlısı-acısı, başı-sonu; velhasıl her şeyi ile Allah’ın kulunu imtihan etmesi ve denemesidir.Dünyanın musibetleri çokça,çeşit çeşit ve farklı farklı olsa da,onların tamamı iki özeliktedirki onlar da;

  1. Şükür
  2. Sabır

Ya nimete şükredilir ya da musibete sabredilir.Bu beyanda yüce Allah şöyle buyurmuştur;

‘Biz,insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim diye yeryüzündeki her şeyi,dünyanın kendine mahsus bir ziynet yaptık (Kehf’7)’

‘…Allah dileseydi,onlardan intikam alırdı.Fakat sizi birbirinizle denemek ister… (Muhammed’4)’

‘… size verdiği (nimetler) hususunda,sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kıldı… (En’am’165)’

‘… Sizin bir kısmınızı bir kısmınıza imtihan (vesilesi) kıldık;(bakalım) sabredecek misiniz?… (Furkan’20)’

‘O,hanginizin amel bakımından daha güzel olduğu hususunda sizi imtihan etmek için Arş’ı su üzerinde iken gökleri ve yeri altı günde yarattı (Hud’7)’

‘Andolsun ki içinizden cihad edenlerle sabredenleri belirleyinceye kadar ve haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi imtihane deceğiz (Muhammed’31)’

Bunlardan daha fazlası Allah’ın kitabında mevcuttur.Hz Adem (a.s)’in imtihanı Allah’ın kitaında hakkında en az ayet olan imtihandır:

‘… ikiniz de şu ağaca yaklaşmayın .. (Bakara’35)’ .

Bunların hepsi senin için bir imtihandır.

İmtihanın Çoğu İnsanlardandır

Kulun dünyada kendisiyle en fazla imtihan edildiği şey,insanlardır.İnsanların senin için musibetli olanı ve seni en fazla meşgul edeni ise,onlardan senin tanıdıkların ve tanışıklığının seni meşgul ettikleridir.İnsanların,senin için en fazla imtihan vesilesi olanı,içlerinde bulunduğun ve birbirinizle bakışıp konuştuğunuz kimselerdir.

Şüphesiz ki seninle aynı zamanda yaşayıp da seni tanımayanı,sen de tanımaz ve onu dinlemezsin.Sanki sen onlarla imtihan olunmuyorsundur,onlarda seninle imtihan olunmuyordur.Sanki onlar senin de içinde bulunduğun dünyadan değillerdir.

Sabrında Allah’a dön.O’ndan yardım dile.Kendini O’na ver.O’nun zikrine aşina ol.Tanışıklıklarını gücün yettiği ölçüde azalt.Hatta Allah Teala’nın ‘..Sizin bir kısmınızı bir kısmınıza imtihan (vesilesi) kıldık;bakalım sabredecek misiniz? Rabbin her şeyi hakkıyla görmektedir (Furkan’20)’ ayetinin gereği olarak tanışıklıklarının azını bile terk et ki kurtulasın.

Fitneden kaç! Tanıdıklarına da sabret.Sen kimlerin içindeysen,senin onlara bakışın da,onların sana bakışı da imtihandır.Senin onlarla konuşman da,onların seninle konuşmaları da imtihandır.Senin onlara eziyetin de,onların sana eziyeti de imtihandır.Bu sebeple geçip gittiğin yerlerden,içlerinde seni tanıyanların bulunduğu yerler ile seni tanıyan hiçbir kimsenin bulunmadığı yerlerden ibret al!

Bu şekilde ki yeme ve giyinme arzuları,bakmanın helal olduğu şeyler ile bakmanın helal olmadığı arzular,senin içinde bulunduğun yerin dışındaki şeylerdendir.Bu sebeple sen kurtulmuşsundur ve Allah’ın izniyle onların imtihanları senden uzaklaştırılmıştır.Dolayısıyla,imtihanın sıkıntısı gitmiştir.Bu,senin bütün işlerinde böyledir.

Amelde İmtihan

İşlediğin amel,ancak bir imtihandır.Sen amelde insanların gözlerinden sakınmak istersin.Onların çoğu seni iyilikle bilir.Böylece amellerin senin için imtihandır.Yalnız başına haccettiğin zaman,beraberinde senin iyiliğini bilen ve senin de kendisini bildiğin biri olmaz.Bu senin için daha güvenlidir.Aksi takdirde imtihandır.Fitneden nasıl kurtulacağına bak.

İyilikle bilindiğin bir yerden çıksan ve onlar senin ne istediğini,nereye gittiğini bilmezlerken oradan gitsen bu senin için daha güvenilir bir şeydir.Eğer bilirlerse imtihandır.Bundan nasıl kurtulacağına bak.

Savaş da,savaşanların imtihanları da böyledir.Onların savaşlarında başlarına gelen imtihanlar,sıkıntılar,diğer belalardan daha büyüktür.Onlar bu şeylere girişmeden önce afiyette idiler.Giriştikleri zaman,bir kısmının bir kısmını kıskanması,paylarına düşmesini umdukları şeylerde,hayvanlarda ve savaş yolunda insanlara verilen şeylerde aşırı hırslı olmaları gibi imtihanlar baş gösterir.

Savaşçı olarak anılan,düşmanla karşılaşma esnasında serveti olan,gönüllüler arasında önemli bir yeri olan bir adamın şöyle dediğini duydum: ‘Atlar çıktı,benim çıkmama hükmedilmedi.Kurtuluş,evet kurtulmayı seviyorum.Fakat benim içlerinde olmadığım kimselerin ganimet kazanmaları hiç hoşuma gitmiyor’.

Kendisine yasak olan bazı şeylere saldıran adam gibi,kendisine değil de başkalarına verilmesi sebebiyle kendisinden üstün olan bazı gazilere saldıran kimseler gördüm.Aynı zaman da savaştığı halde ganimet almayan,savaşmamış olmayı temenni eden kimseler de gördüm.

Ey Kardeşim !

Amellerine ameli bozan kötülükler karıştığı zaman, herhangi bir dünya da ahiret işine girişirken her kimsenin ameline,şeytanın bunun kadar ya da bundan daha fazla kusur ve imtihan bulaştırmasından emin olunamaz

Kişii,dünya ve ahiret ameli olarak yaptığı her işe dikkat etsin.Yaptığı işte Allah’ı gözetsin.Samimi bir kalple muamelede bulunsun.Allah’ın kalbinin bozukluğuna muttali olmasından sakınsın.İnsanların kendi amelinin farkında olmalarından sakınsın.

Zira tuvalet bekçileri Müslümanların Rum ganimetlerini elde etmelerinden hoşlanmayan,Bağdat’taki evinde oturduğu halde onlardan ganimet almaktan hoşlanan (ama) oruç tutan,namaz kılan,kıyamda duran,cihad eden şu şu kimselerden daha değerlidir.

Sana yakın olan,senin de kendisine yakın olduğun kimse hakkında Allah’ın merhametinden sakın.Sana uzak olan kimseler senden kurtulmuştur,sen de kendilerine uzak olduğun kimselerden kurtulmuşsundur.

Yarın bir gün bazı topluluklar,kulak vermedikleri,amellerinden çoğu kısa bir sürelik olduğu halde,o amellerin,sahibine bol bol sevaplar,yüksek dereceler getirmesini umacaklar,çokça iyilik işleyenlerinki gibi amelleri olmayanlara özeneceklerdir.Allah ise onların hesap etmedikleri bir şeyi kendileri için uygun görecektir.

Dilin Ameli mi Kalbin Ameli mi



Kaynak= Muhasibi / Adabü^n-Nüfüs ( Nefsin Terbiyesi ) / bkz:41…45