Küfre Düşüren Sözler Ve Davranışlar

  • 14 Nisan 2018
  • 67 kez görüntülendi.

İman Ve Küfür İlişkisi



”Günümüz cahiliyesi insan kalbi ile Allah’ın varlığına inanıyor ise dili ile ne söylerse söylesin önemli değil o kişi Müslüman’dır derler bunun içinde el-fazı küfür kelimesi olan bazı sözleri hiç çekinmeden söylerler misal laik demokrat veya atatürkçü olduklarını söylerler hem de hiç utanmadan Müslümanlık iddiasında bulunurlar İslam’i deliller ışığında bakalım gerçekten bunların iddiaları doğrumu Allah ve Resulü böylelerini Müslüman kabul etmiş midir?

Allah (c.c) şöyle buyuruyor

“Andolsun ki Allah, Meryem oğlu Mesih’tir diyenler kafir oldular” (El Maide 17)

Bir başka ayette de şöyle buyuruluyor“Andolsun ki Meryem oğlu Mesih hakikaten Allah’ın kendisidir diyenler kafir oldular ” (El Maide 72)

Bu ayetlerde açıkça görüyoruz ki geçmişte bazı insanlar küfür sözünü söyledikleri için kafir olmuşlar o insanlar küfür sözünü söylerken Allah’ı inkar etme niyeti ile değil İsa (a.s) yüceltmek için söylüyorlardı ama bu kendilerini kafir ediyordu günümüz cahilleride atatürkü çok sevdiklerini söyler laik demokrat olduklarını t.c anayasasına bağlı kalacaklarını söyler bunu dilden söylüyoruz kalbimiz bu işin doğru olmadığını bildiği için biz kafir olmayız derler acaba bunlar hiç kur’an okumaz mı veya İslam’i delillere bakmazlar mı Büreyde (ra)’dan Rasulullah (sav)

“kim İslam’dan uzağım derse eğer bunu yalancıktan söylüyorsa o dediği gibi olur eğer doğru olarak söylüyorsa İslam’a salim dönemez” buyurdu (Nese’i yemin ve edeb bölümü hadis no 3752)

Günümüzde kemalizme şirin gözükmek için demokrat olduğunu söyleyenler bu hadisi şerife göre dini durumları nedir acaba? Hele hele memur veya milletvekili olmak için el-fazı küfür olan o yemini yapanlar birde bu yemini yapan memurlardan olan diyanet teşkilatı, bu insanlar utanmadan birde halkın önüne geçip namaz kıldırıyorlar bu kıldırgaçlara böylesi yeminin küfür olduğunu söylerseniz bu bizim yaptığımız yemin değil derler. Sabit bin ed-Dahhak (ra)’dan Rasulullah (sav)

“kim yalan olarak İslam’dan başka bir din adıyla yemin ederse, o dediği gibi olur” buyurdu.

Kuteybe’nin hadisinde Kasıtlı olarak İslam’dan başka bir din adıylaifadesi vardır. (a.g.e. hadis no 3750) şimdi bu kıldırkaçlara sormak lazım siz yaptığınız bu yemini doğru kabul edip inanarak mı yapıyorsunuz? Yoksa inanmayarak mı?

Eğer cevabınız ilki ise zaten siz İslam harici bir dindesiniz demektir, yok cevabınız ikincisi ise hükmünüz hadisi şerifte belirtilmiştir. Yoksa cevabınız bunların hiçbiri değil de sizler bu kemalistlerle şakamı ediyorsunuz öyle ise sizlerin hükmünü Kur’an da ve naslardan hüküm çıkaran Ulema’dan alalım Allah (c.c) şöyle buyuruyor;

“Andolsun onlara soracak olsan elbette şöyle diyeceklerdir. Biz sadece şakalaşıp eğleniyorduk de ki: Allah ile O’nun ayetleri ile ve Resulü ile mi alay ediyordunuz? Özür dilemeyin. Siz iman ettikten sonra gerçekten kafir oldunuz. İçinizden bir gurubu affetsek bile, günahkar kimseler oldukları için diğer bir gurubu azaplandıracağız (Tevbe 65. 66)

Bu ayetler Tebuk gazvesi hakkında inmiştir. Taberi ve başkaları Katade de şöyle dediğini naklederler: Peygamber (sav) Tebuk gazvesinde yolda giderken münafıklardan bir kesim de önünde yol alıyorlar ve şöyle diyorlardı: Şu Şam (Suriye) saraylarını fethedecek ve sarıoğullarının (Bizanslıların) kalelerini zaptedecek kimseye bir bakın!

Yüce Allah kalplerinde olanı ve aralarında konuştuklarını Peygamberine haber verince şöyle buyurdu: “şu önden gidenleri ben yanlarına gelinceye kadar alıkoyun.” daha sonra yanlarına varıp: ”siz şöyle şöyle dediniz” diye söyleyince yemin ederek: ”biz ancak şakalaşıyor ve eğleniyorduk“ dediler ve bununla söylediklerinde ciddi olmadıklarını anlatmak istediler (Kurtubi C.8 S.310)

Kurtubi Tevbe suresi 65. ayetinin tefsirinde şöyle bir başlık atmıştır: Küfür sözü şaka da söylense, ciddi de söylense hüküm aynıdır

Kadı Ebu Bekir b. el Arabi der ki: Onların bu söyledikleri sözler ciddi de olabilirdi, şaka da olabilirdi. Ancak ne olursa olsun bu sözler küfürdür. Çünkü küfür sözleri şaka yollu söylemenin de küfür olduğu hususunda ümmet arasında görüş ayrılığı yoktur (Kurtubi C.8 S.310)

Bu nakilde görüyoruz ki küfür sözünü şaka ile de olsa söyleyenin kafir olduğunda ümmet arasında görüş ayrılığı yoktur. Bazı kimselerin aklına şöyle bir soru gelebilir. Acaba buna benzer fetva diğer alimlerden de nakledilmiş midir?

Evet nakledilmiştir. İmam-ı Azam (Allah ondan razı olsun) ve onun mezhebine mensup alimler şöyle demişlerdir. Bir kimse, zorlama olmadığı halde, dili ile küfrü icap ettiren bir söz söyler ve kalbi de iman ile mutmain olursa yine kafirdir. Zira bize göre bir kimsenin kafir veya mü’min olduğu ancak sözü ile anlaşılır. (Ehli sünnet akaidi Ahmed Gümüşhanevi s.90)

Bir kimse küfrü icap ettiren bir lafzı herhangi bir zorlama olmadığı halde bilerek kullanırsa, bütün alimlerce kafirdir. Bilmeyerek kullanırsa ekseriyete göre kafir, bazılarına göre değildir. Bir kimse el faz-ı küfrü kasten söylerse ittifak ile kafirdir. Bir kimse kendi isteği ile el faz-ı küfürden bir söz sarf eder de, bu sözün küfür olduğuna inanmadığını veya bilmediğini söylese, bütün, alimlerce kafirdir (Ahmed Gümüşhanevi 89. 90)

İMAN VE KÜFÜR

İman ve küfür birbirinin zıddı iki kavramdır. İman, inanmak, tasdik etmek, kabul etmek anlamına gelirken; küfür, inkâr etmek, kabul etmemek anlamına gelir. İman, “Kelime-i şahadet” denilen birkaç kelimeyi kabul ederek söylemekle olduğu gibi, küfür de imana ters düşecek, inkâr sayılacak bir inanışa sahip olmak, bu manada bir söz söylemek veya bu anlamda bir davranışta bulunmakla olur. Diğer bir ifadeyle küfür, imanı bir çırpıda sıfırlayan, yok eden bir kavramdır

Bu bakımdan her Müslüman, imanını zedeleyecek, tehlikeye düşürecek hatta bozacak inanış, söz ve davranışlar dan kendini korumalıdır. İmansız amelin de bir kıymeti olmaz. Zira iman, amellerin geçerlilik damgasıdır. İman olmayınca ömür boyu yapılan bütün iyi ameller geçersiz kalır. İmansız olarak ahirete giden kişi ebediyen cehennemde kalır. O yüzden her mü’min, ömrünün sonuna kadar imanını muhafaza etmeli ve ahirete iman ile gitmek için çabalamalıdır

Bunu yapabilmek için de imanı bozabilecek şeyleri iyi bilmek gerekir. Kişi zararlı şeyleri bilirse korunabilir. Bilinmeyen zararlardan korunmak mümkün olmaz

Küfrü gerektiren şeyleri içinden geçirmek küfür değildir. Bunlar şeytanın hatırlatmaları, çaba ve gayretleridir (Vesvese). Bu hilelere aldanmamak için dikkatli olmak gerekir

Küfür, tekfir konusunda akait kitaplarında “Ehli kıble tekfir edilemez” sözü geçer. Kişi kıbleye yöneldiği ve namaz kıldığı için elbette tekfir edilemez. Ancak küfrü gerektiren inanış, söz ve davranışlar sebebiyle kendi kendini küfre götürmüş olur

Küfrü Gerektiren İnanışlar

Nassları reddetmek, inanmamak küfürdür. İman bir bütündür. İnanılacak şeylerden birini inkâr, tamamını inkâr olur. İster büyük, ister küçük olsun, haramı helâl saymak, küfürdür. Meselâ faizi helâl saymak, onu kendi alın terinin karşılığı görme gibi bahanelerle zararsız kabul etmek, küfürdür

Allah Tealâ’nın rahmetinden ümidi kesmek, küfürdür. Cenab-ı Hak bu hususta şöyle buyurmuştur:

“..Hakikat şudur ki, kâfirler güruhundan başkası Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez” (Yusuf 87)

Allah’ın azabından emin olmak, küfürdür. Zira Allah Tealâ buyurmaktadır ki: “..Allah’ın tuzağından (onlara mühlet verip de sonra ansızın yakalamasından) emin mi oldular. Fakat ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah’ın (böyle) mühlet vermesinden emin olmaz” (Araf 99) Gaybden haber verdiğini iddia eden kâhinin, falcının sözlerini tasdik etmek inanmak, küfürdür.

Gelecekte ne olacağını bilmek ancak Allah’a mahsustur. Bazı insanlar cinlerden haber alarak gelecekte nelerin olacağını, kişilerin başına nelerin geleceğini bildiklerini iddia ederler. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde şöyle buyuruyor:

“De ki: Göklerde ve yerde Allah’tan başka kimse gaybi bilmez..” (Neml / 65)

Peygamberimiz (sav) de şöyle buyurmuştur: “Kim, bir kâhine gelir ve onun söylediklerini tasdik ederse; Allah’ın (c.c), Hz Muhammed (sav)’e indirmiş olduklarını inkâr ile küfre girmiş olur” (Müslim, Ebu Davud)

Küfrü Gerektiren Sözler

1- Kitap ve sünneti zahirlerinden vazgeçip batın ehlinin iddia ettiği batini manalara sapmak. Kur’an ve sünnetin manası gizlidir bunu ancak üstat bilir, demek gibi (Nesefi Akaidi 211)

2- Şeriatla, dinle alay etmek, sövmek, küfürdür. Çünkü bu hal, onun inanmadığını gösterir (a.g.e. /211)

3- Fıkıh, tefsir, hadis, akait gibi ilimlerle alay etmek, küfürdür

4- İslâm alimlerine hakaret etmek, alay etmek, küfürdür (Mecmau’l Enhur, 1/703)

5- Cebrail, Aliye gidecekken yanlışlıkla vahyi Muhammed (sav)’e götürdü demek, Rafızi’lerin dediği gibi

6- Ashaptan veya diğer mü’minler den birine küfür isnat etmek. elde kesin bilgi ve belge olmadıkça mü’minler bu gibi sözlerden kaçınmalıdırlar

7- Peygambere sövmek, (Bezzaziye)

8- “Kur’anın her dediğini yapacak olursak ekmek yiyemeyiz” demek. Bu söz, itikatsızlığın ve Allah’a güvensizliğin açık bir ifadesidir. Kur’an’ın bir kısmını kabul edip bir kısmını kabul etmemektir

9- Bir müslümana kâfir demek. Bunu sövmek amacıyla söylüyorsa, büyük günah işlemiş olur. Yok eğer o kişinin kâfir olduğuna inanarak söylüyorsa, kendisi kâfir olur

10- Hac, oruç gibi ibadetleri beğenmemek,

11– Namaz ibadetini çoğumsamak,

12- Harama besmele çekmek. İçki içerken, veya benzeri günahları işlerken besmele çekmek gibi

13- Allah kelâmına (Kur’ana) mahluk demek, küfürdür

Küfrü Gerektiren Davranışlar

1- Abdestsiz namaz kılmak,

2- Kıbleden başka bir yere yönelerek namaz kılmak, (Şerh-i Fıkhı Ekber, Aliyyü’l Kaari)

3- Gayr-i Müslimlerin bayramlarını kutlamak, o günde yaptıkları yemeği pişirmek, (Mec. Enhur, 1/706)

4- Küfrü gerektiren söze gülmek, Söyleyen kimse çok komikse veya güldürücü bir biçimde söylenmişse, küfür değil günahtır. O bakımdan tövbe edilmelidir. Dinde küfre rıza küfürdür, kaidesi vardır.

5- Gayr-i Müslimlerin dini alâmetleri sayılan şeyleri giymek, din adamlarının giysilerini, şapkalarını giymek, haç takmak, zünnar takmak gibi. (Bezzaziye 6/332)

ELFAZ-I KÜFRÜ SÖYLEYENİN HÜKMÜ

Küfrü gerektiren sözler ittifakla küfrü gerektiriyorsa, yapılan bütün ameller boşa gider. Tevbe eder Kelime-i şahadet getirerek Islâma dönerse haccını iade eder, nikâhını tazeler

Küfrü gerektiren söz ihtilâflı ise; o söylediğinden dönerek ihtiyaten tevbe etmek ve nikâh tazelemekle emrolunur

Küfrü gerektiren söz hata ile söylenmişse, küfrü gerektirmez. Onu hata ile söyleyen mü’mindir. Nikâh tazelemesi gerekmez; ancak istiğfar ederek o sözden dönmesi gerekir

Buraya kadar nikâhın tazelenmesi konusunda söylediklerimiz, erkek küfür söz söylediği zamandır. Küfrü gerektiren sözü, zevce söylemişse; nikâhın bozulması konusunda ihtilâf vardır. Buhara alimlerinin çoğu, nikâhın bozulacağını ve erkeğin velev bir dinar karşılığında da olsa nikâhı yenilemeye mecbur edileceğini söylemişlerdir

Bu sözleri şaka veya oyun yaparak söylerse; bütün alimlerce küfürdür. Hata ile veya zorlanarak söylerse; bütün alimlerce küfür değildir. Bilerek ve kasten söylemişse; bütün alimlerce küfürdür

İsteyerek söyler; ama küfür olduğunu bilmezse, bu konuda ihtilâf vardır. Birinci görüş, mümkün olduğunca Müslüman’ın küfrüne hüküm olunmaz, sözü iyiye yorumlanır. İkinci görüş, eğer söylediği sözün küfür olduğuna inanmıyor veya küfür olduğunu bilmiyorsa ve bunu isteyerek söylemişse, bütün alimlerce küfre girer, bilmemek mazeret değildir(Mecmau’l – Enhur, 1/688)



Kaynak Site