Kötü İnsanlarla Birlikteliğin Doğurduğu Zararlar

Maneviyat önderlerimizden Hasan-ı Basri (r.a) (Allah kendinden razı olsun) :”Kötü kimselerle sohbet etmek,hayırlı kimseler hakkında su-i zanda bulunmaya sebebiyet verir” ve yine aynı şekilde Abdülkadir Geylani Hz :”Kötülerle beraber olman seni iyiler hakkında kötü düşünmeye sevk eder” buyurmaktadır.

“Dinin koyduğu sınırlara ve Allah’ın rızasına uygun olmak şartıyla insanlarla güzelce geçinmek iyidir ve bereketi çoktur.Dinin sınırlarından birinin delindiği ve Allah’ın rızasına ters olan bir konuda insanlarla iyi geçinmek ise hoş değildir ve böyle insanın bir değeri yoktur (1)”

İsterseniz şöyle bir etrafınıza bakın:İnsanlar ne güzel anlaşıyor,birbirleriyle ne güzel geçiniyor ve yine ne güzel birbirlerinin dertlerine tasalarına ortak oluyor diye düşünüyorsan yanılıyorsun.Çünkü kurdun kuzu ile arkadaş olamayacağı aşikardır ve ispat için delilede gerek yoktur.

Geçen bölümlerde de anlatıldığı üzere herkes ancak dengini bulur ve dengiyle arkadaş,kardeş olur.Aksine inançları gereği Allah’ın rızasına uygun olmayan işlerden uzak durmaya çalışan birisi ile Allah’ın kulu değilde dünyanın,paranın,pulun kölesi olan birisinin anlaşması çok zordur hatta gerçek bir mürid ise imkansızdır.Çünkü birisi dünyaya meylederken diğeri ahirete,biri peşin olana meylederken diğer veresiye olana yönelecektir ki böyle bir ilişkininde yürümesi imkansızdır diyebiliriz.Yukarıda örnek verilen kurtla kuzunun arkadaşlığı örneğine ek olarak Katade’nin şu görüşünü eklemekte fayda olacaktır.Yüce Allah buyuruyor ki:'”İşte böylece işledikleri günahlardan ötürü zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına musallat ederiz (2)”Bu ayetin tefsiri hakkında Katade şöyle buyurur: Allah (c.c) insanları amellerine göre birbirlerine kardeş yapar.Dolayısıyla nerede ve nasıl olursa olsun mü’min mü’minin kardeşi,nerdee ve nasıl olursa olsun kafir kafirin kardeşidir.

Sırf dünyevi zevkler,arzular,ne ne olduğu ve kimin kiminle arkadaş olduğu bilinmeyen bir ortamda Hakk’ın rızasını unuttunuz halkı razı etmeye çalıştınız, Hakk’ın ne dediğini düşünmediniz,halkın ne diyeceğine baktınız.İşte bu yüzdendir ki “Siz, sırf aranızdaki dünya hayatına has muhabbet uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü (gelip çattığında ise) birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve birbirinize lânet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennemdir ve hiç yardımcınız da yoktur. (3)”.Allah izin verirse eğer dünyanın zemmedilmesi (kötülenmesi) bölümünde bu ayet hakkında bazı açıklamalar gelecektir ancak konumuzla alakalı şöyle bir açıklama yapmakta da faydası olacaktır:Sırf dünya menfaatleri için….. İşte sizin bütün dostluklarınız, arkadaşlıklarınız,sözde olan kardeşliğiniz hepsi bunun için.Çünkü sizin arkadaşlığınız Allah rızası için değil,kulun rızası için.Tabiki kulun rızasını alırken de muhattab aldığı kulun da Allah’ın emir ve yasakları ile uzaktan yakından alakası yoktur.Varsa bile Hz Ömer’in deyimi ile:Bu ümmet için en fazla korktuğum şey; dili ve sözleri ile alim olan cahillerin olmasıdır.Nitekimde zaten durum ortada.

Yüce Allah “Ey iman edenler! Yahudileri ve hıristiyanları dost edinmeyin. Zira onlar birbirinin dostudurlar (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları dost tutanlar, onlardandır (4)” buyurmaktadır.Bunun için illa ki yahudi,hristiyan,putperest,mecusi vs vs olması şart değil. Sözüyle müslüman ama amel ve fiileriyle münafık olan şahsiyetleride bu kategori içerisine almak mümkündür.Çünkü Hakk’tan uzak olana yakın olman senide Hakk’tan uzaklaştırır.Çünkü Yüce Allah “Sizin dostunuz (veliniz) ancak Allah’tır, Resûlüdür, iman edenlerdir; onlar ki Allah’ın emirlerine boyun eğerek namazı kılar, zekâtı verirler (5)”.Birkez daha gözden geçirin arkadaşlarınızı,dostlarınızı ve hatta dahada öteye giderek akrabalık bağınız bulunan kişileri.”Kim Allah’ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar şüphesiz Allah’ın tarafını tutanlardır. (6)”

“(İbrahim onlara) dedi ki: Siz, sırf aranızdaki dünya hayatına has muhabbet uğruna Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü (gelip çattığında ise) birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve birbirinize lânet okuyacaksınız. Varacağınız yer cehennemdir ve hiç yardımcınız da yoktur (7)”.Nitekim annenin bile evladını tanımayacağı ve birbirlerinden şikayetçi olacağı,bir alacakları varsa eğer uzak yakın demeyip onu alacaklarını aldanma gününde (mahşer meydanında) birbirlerinden şikayetçi olacaklarken,sen bu dünyada olur olmaz demeden,ilerisini gerisini düşünmeden arkadaşlık ediyorsun.”Yoksa, Allah, sizden, cihad edip Allah, peygamber ve müminlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır (Tevbe Süresi’16)”.

Daha önceki yazılardada anlatıldığı üzere eğer bir mükafat büyükse ki bu cennet gibi hediye ise sonuç itibariyle böyle büyük bir mükafatında büyük bir imtihanı olacağı ve böyle bir imtihana tabi tutulacağımız aşikardır.

Nitekim Yüce Allah “Zulmedenlere meyletmeyin; sonra size ateş dokunur (cehennemde yanarsınız). Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra (O’ndan da) yardım göremezsiniz! (8)” buyurmaktadır.Gazali Hz Kötü arkadaş demirci körüğü gibidir,ateşi yakmasada dumanı bulaşır buyurmaktadır.İşte zulmedenlere meyledersen yani;kötülerle düşüp kalkacak olursanız eğer sizlerde onlar gibi olursunuz ve onlardan bir farkınız kalmaz.Nitekim bir hadis-i şerif de ‘Bir kavme benzemek isteyen onlardandır’ buyurmaktadır Allah Resulü (s.a.v).

“Dünya hayatını ahirete tercih edenler, Allah yolundan alıkoyanlar ve onun eğriliğini isteyenler var ya, işte onlar (haktan) uzak bir sapıklık içindedirler (9)”.Bırakın dünyayı,lazım olan kadarını alın gerisini isteyenlere bırakın.Nitekim dünya sana kalsa bile sen dünyaya kalmadıktan sonra dünya senin olsa kaç yazar.Ama gel de bunu dünyanın,nefis arzu ve hevalarının esirleri olmuşlara anlat .”Onları doğru yola çağırmış olsanız işitmezler. Ve onları sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler. (10)”

“İnkâr edip de (insanları) Allah yolundan alıkoyanlar var ya, işte onlara, yapmakta oldukları bozgunculuklar sebebiyle, azaplarını kat kat artıracağız. (11)”.”Onlara azâbımız geldiği zaman ise onların sözleri: Biz hakikaten zâlim kimseler olmuş idik, demekten başka birşey olmamıştır (12)”

“….Her ümmet girdikçe yoldaşlarına lanet edecekler..(13).Nitekim Halil İbrahim (a.s):’Sonra kıyamet günü (gelip çattığında ise) birbirinizi tanımazlıktan gelecek ve birbirinize lanet okuyacaksınız (14)’ demiştir.Yüce Allah bir yerde de şöyle buyurur:’İşte o zaman (görecekler ki) kendilerine uyulup arkalarından gidenler,uyanlardan hızla uzaklaşırlar ve (o anda her iki taraf da) azabı görmüş,nihayet aralarındaki bağlar kopup parçalanmıştır.(Kötülere) uyanlar ise şöyle derler:Ah keşke,bir daha dünyaya geri gitmemiz mümkün olsaydı da,şimdi onların bizden uzaklaştıkları gibi biz de onlardan uzaklaşsaydık! Böylece Allah onlara işlerini,pişmanlık ve üzüntü kaynağı olarak gösterir ve onlar artık ateşten çıkamazlar (15)’ (16)”

“Ey imân edenler! Allah Teâlâ’dan korkunuz ve doğrular ile beraber olunuz (17)”



(1-Abdülkadir Geylani / el-Fethu’r-Rabbani);(2-En’am Süresi’129);(3-Ankebut Süresi’25);(4-Maide Süresi’51);(5-Maide Süresi’55);(6-Maide Süresi’56);(7-Ankebut Süresi’25);(8-Hud Süresi’113);(9-İbrahim Süresi’3);(10-A’raf Süresi’198);(11-Nahl Süresi’88);(12-A’raf Süresi’5);(13-A’raf Süresi’38);(14-Ankebut Süresi’25);(15-Bakara Süresi’167);(16-İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:4 / bkz:390);(17-Tevbe Süresi’119)