Kuran Yurdu

Kıyametin İsimleri Ve Dehşet Verici Durumları

    Kıyamet;

    • Hasret,
    • nedamet (pişmanlık),
    • muhasebe (hesaba çekilme),
    • müsale (sorguya çekilme),müsabaka (Cennet’e önce varmak için koşmak),
    • münakaşa,münafese (yüce makamlara imrenme),
    • zelzele,demdeme (azab ve mahvolma),
    • vaki (vukuat,olay),
    • karia,(şiddet ve zorluk),
    • racife (zelzele),
    • radife (sur’un ikinci üfürülmesi)
    • gaşiye (şaşırma),
    • dahiye (büyük bela),
    • azife (yakın olmak),
    • hakka (işlerin araştırılması),
    • tamme (büyük gürültü),
    • sayfa (çok şiddetli bir haykırış),
    • talak (kavuşma),

    fırak (ayrı kalmak),

    • mesak (sevk,götürülme),
    • kısas (kana kan,dişe diş hesab),
    • tenad (sıkıntıdan dolayı birbirlerine bağırma),
    • hesab,meab (Allah’a teveccüh etmek),
    • azab,firar (kaçma),
    • karar,likaa (kavuşma),

    beka,kaza (hüküm verme),

    • ceza,bela,büka (ağlayış),
    • haşir,veid,arz,vezin (tartı,ölçü),
    • Hak,hüküm,fasl (ayırma,bölme),
    • cem (toplama),
    • ba’s (yeniden dirilme),
    • fetih (her şeyin meydana çıkması),
    • Hızy (rezillik ve rüsvaylık),
    • azim,akim, asir,din,masir (varolacak yer),
    • nefha (sur’a üfürmek),
    • recfe (kıpırdama ve güçlük çekme),
    • yakin (her şeyin kesin olarak bilinmesi),
    • nuşur (mezardan kalkış),

    recce (sarsılmak),

    • zecre (isyankarlara zorbalıkla muamele),
    • sekre (sarhoşluk),
    • feza (feryad,ahu ah etme),
    • ceza (üzüntü),
    • münteha,me’va (cennet’e veya cehennem’e gitme),
    • mikat (belirli vakit),
    • mi’ad (belirli sayı),
    • mısrad (kesin çizgi,yol),
    • galak (işlerin sonuçlandırılması,sevinen ve üzülenler),
    • arak (terlemek),
    • iftihar (ihtiyaç duyma),
    • inkidar (kederlenme),
    • intişar (yıldızların dökülüp sönmesi),
    • inşikak (göklerin yarılması,meleklerin inişi),
    • vukuf (bekleyiş),
    • hurüc (mezardan çıkış)
    • hulud (cennet veya cehennemden hiç çıkmamak üzere kalma),
    • teğabun (dünya karşılığında ahiretini verenlerin aldanmaları),
    • abus (suratların asılması),
    • malum,mev’ud(herkesin ve meleklerin şehadet etmesi),
    • la seybefih (üzerinde şüphe olmayan),
    • tüble’s-serair (sır ve gizli işlerin meydana çıkması);

    Hiç kimsenin hiç kimseden istifade edip imdat isteyemeyeceği,

    • bir dostun başka bir dostundan asla bir fayda temin edemeyeceği,
    • hiç kimsenin başka bir kimse hakkında herhangi bir mülkiyet ve hakimiyeti olamayacağı,
    • cehennem ateşinde yanmaya çağrıldıkları,cehenneme yüzüstü atılıverecekleri,
    • yüzlerin cehennem tarafına döndürüleceği,babaların çocuklarına bile bir fayda sağlayamayacağı,
    • insanın annesinden,babasından,kardeşlerinden kaçacağı,asla konuşamayacakları,
    • özür beyanı için onlara iznin verilmeyeceği,
    • cehenneme götürülecekleri,onları Allah’tan hiç kimsenin gizlemeye gücü yetemeyeceği meydana çıkacakları,
    • malın ve çocukların faydalarının dokunamayacağı,
    • zalimlere gösterecekleri mazeretlerin fayda sağlamayacağı,

    Allah’ın lanetinin onlar için olup,onlara çok kötü bir yerin hazırlandığı gün,gösterecekleri mazeretlerin kabul edilmeyip gizliden işlenen şeylerin meydana çıkacağı,

    • onlar açıklandığı zaman sırların perdelerinin yırtılmış olacağı,gözlerin huşu ve korku içinde olacakları,
    • seslerin kısılacağı,iltifatların az olacağı,sırların açığa vurulacağı,işlenen hataların meydana çıkacağı,
    • şahidleriyle birlikte götürülecekleri,gençleri ihtiyar,ihtiyarları da sarhoş eden mizan terazisinin kurulacağı,
    • herkesin amel defterlerinin dağıtılacağı, cehennem hazır bir hale getirilip kaynar bir hale getirileceği ve ateşlerin adeta dışarıya taşmak isteyecekleri,

    kafirlerin ümitsizliğe kapılacağı,benizlerin solup renklerin değişeceği,

    dillerin tutulacağı ve onun yerine uzuvların konuşacağı bir gündür.

    Bunların hepsi kıyamet gününün isimleridir.

    • Ey aciz insan!

    Seni hala Kerim olan Rabbine karşı kim aldatıyor?

    Kapılarını kilitledin,perelerini örttün.Kendini insanların şerrinden korudun ve beni artık kimse görmüyor diye türlü türlü kötülükler yaptın.Senin yaptığın kötülükler için bütün azaların şahitlik edecektir.

    Bunu duymadın mı?

    Bizlere vah olsun,bizim gibi gafillere yazıklar olsun

    Allah bize Peygamberlerin Efendisini ve onunla birlikte Kitab-ı Mübin olan açık kitabını gönderdi.Onda kıyamet gününü ve onun vasıflarını bize haber verdi.Ayrıca bizim gaflete düştüğümüzü de bildirdi ve şöyle buyurdu;

    İnsanların hesab (kıyamet) günü yaklaştı.Onlar ise hala gaflet içindedirler.(Bunu düşünmekten) yüz çevirip aldırmıyorlar.Rablerinden kendilerine gelen yeni bir ihtarı,hep ağlanarak (alaylı bir şekilde) dinliyorlar.Kalbleri hep oyun ve eğlencededir (Enbiya’1…3)

    ve yine yüce Allah buyurdu ki;

    Doğrusu inkarcılar azabı uzak (imkansız) görüyor.Halbuki biz o azabı yakın görüyoruz (Mearic’6-7)

    • Sizin bulunduğunuz durum şudur ki;

    Kur’an okumayı amel olarak telakki edip manaları üzerinde durmamak ve kıyamet gününün niteliklerini düşünmediğiniz gibi bu anlatılan tehlikelerden de kendinizi koruma gayretine girmemenizdir.Böyle düşünmekten Allah’a sığınırız.Şayet Allah’ın fazlı ve rahmeti bize ulaşmazsa,durumumuz gerçekten kötüdür..



    Kaynak= İmam Gazali / İhyau Ulumi’d-Din / C:4 / bkz:1086…1088

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.