Kendini Bilen Rabbini Bilir

  • 15 Nisan 2018
  • 100 kez görüntülendi.

Nefsini Bilen Rabb’ini Bilir Yada Kendini Bilen Rabbini Bilir Ne Demektir



Birincisi

Kendisinin zayıf olduğunu bilen insan Rabbinin güçlü olduğunu;aczini bilen Rabbinin kudretini ; zilletini bilen Rabbinin izzetini bilir. cehlini bilen kişi Rabbinin ilmini bilir.

Çünkü Cenab-ı Allah mutlak hamd,sena,şeref ve zenginliği zatına ayırmıştır.

Kul ise fakir,eksik ve muhtaçtır.Şahsındaki eksiklik,kusur,ihtiyaç , zillet ve zayıflığı ne kadar çok bilirse,Rabbindeki kemal sıfatlarını da o nisbette çok bilir.

İkincisi

Kendi kendine bakıp da sahip olduğu kuvvet,irade,konuşma , dileme ve hayat gibi güzel sıfatları gören insan,bunları kendisine lütfeden ve yaratan Allah’ın bu sıfatlara daha layık olduğunu idrak eder.

Kemal sıfatlarını veren zatın ona en layık kimse olduğunu bilir.Kul diri,konuşan,işiten , gören,murad eden,bilen ve ihtiyarlarla iş yapan bir kimse olsun da,onu yaratan ve yoktan var eden zat,bu özelliklere ondan daha layık olmasın,bu hiç mümkün müdür? Bu en büyük muhaldir.

Aksini yaratan zat konuşan bir varlık olmaya ondan daha layık olur.İnsanı diri,bilen,iş yapan ve güç yetiren biri olarak yaratan bir zat,bu özelliklere öncelikle sahiptir.

Üçüncüsü

Olumsuzluk açısından yapılan bir te’vildir.Buna göre de manası şu olmalıdır:

“Ey İnsan ! Sen nasıl ki kendine en yakın varlık olan nefsini tanımıyor,ne hakikatini,ne mahiyetini ve ne de keyfiyetini biliyorsun ; öyleyse bunun gibi Rabbini ve O’nun sıfatlarının keyfiyetini de bilemezsin.

Özetle belirtilen şekilde düşünen bir kul ;

Aciz ve zayıf olduğunu anlar ; benlik yalanları ve birtakım şeylere malik olma iddiaları kalmaz.Hiçbir şeye malik olmadığını idrak eder.Sahip olduğu şeyin sadece mağlubiyet,acz ve zayıflıktan ibaret olduğunu fark eder.



Kaynak = İbn Kayyım el-Cevziyye / Medaricu’s Salikin / 386-387