Kavimlerin Helak Olmasının Sebepleri Nelerdir?

“İçinizden fazilet ve imkân sahibi olanlar, akrabalara, fakirlere, Allah yolunda hicret etmiş olanlara sadaka vermeme hususunda yemin etmesinler! Affedip müsamaha göstersinler. Siz de Allah’ın sizi affedip müsamaha göstermesini arzu etmez misiniz? Allah gerçekten gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur) (1)”Nitekim bir hadis-i şeriflerden Resulüllah (s.a.v) buyuruyor ki:Siz yerdekilere merhamet edin ki göktekilerde size merhamet etsin.

  • “Ancak, kim haksızlık eder, sonra, işlediği kötülük yerine iyilik yaparsa, bilsin ki ben (ona karşı da) çok bağışlayıcıyım, çok merhamet sahibiyim.
    (2)”

Şüphesiz ki Yüce “Rabbiniz ruhlarınızdaki duyguları pek iyi bilir. Eğer siz iyi kimseler iseniz şunu bilin ki Allah kötülüklerden (özellikle anne ve babasına yaptığı kötü muamelelerden), tövbe edenlere karşı, günahları çok affedicidir (3)”

“Eğer Allah’ın sizin üzerinizdeki lütfu ve inayeti olmasaydı ve eğer Allah pek şefkatli ve merhametli olmasaydı, başınıza müthiş bir azap gelirdi (4)”

O zaman “Ey iman edenler! Sakın şeytanın izinden gitmeyin! Her kim şeytanın peşinden giderse bilsin ki o kendisinden hep fena, çirkin ve meşrû olmayan şeyleri yapmasını ister. Eğer Allah’ın lütuf ve merhameti olmasaydı, sizden hiçbiriniz asla temize çıkamazdı. Ancak Allah dilediğini temizleyip arındırır. Çünkü Allah her şeyi hakkıyla işitir ve bilir (5)”

Ancak “Kalbi imanla dolu olarak mutmain iken, dini inkâr etmeye mecbur bırakılıp da yalnız dilleriyle inkâr sözünü söyleyenler hariç, kim imanından sonra Allah’ı inkâr ederek gönlünü inkâra açar, göğsüne küfrü yerleştirirse, onlara Allah tarafından bir gazap, hem de müthiş bir azap vardır (6)”

“Allah’ın âyetlerini ve âhirette O’na kavuşmayı inkâr edenler, işte onlar, Ben’im merhametimden ümitlerini kesenlerdir. Onlara gayet acı bir azap vardır (7)”

Her ne kadar günah işleseniz de işlediğiniz günahta bilerek ve isteyerek ısrar etmediğiniz sürece Allah Teala bütün günahları affeder. Gerçi geçmişte bilerek ve isteyerek işlemiş olduğun günahlardan dolayı sahihi bir tövbe de bulunursanız eğer,Yüce Allah o kişinin de tevbesini kabul eder.

Kim Allah’ın tövbe kapısını kapatabilir ki,kim bunu sınırlayıp kim Allah’ın rahmetinden ümit kestirebilir. Nitekim yüce Allah “Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü kâfirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez (8)”,” Şüphe yok ki, Allah bütün günâhları bağışlar. Muhakkak ki, O evet.. O, çok bağışlayıcıdır, çok esirgeyicidir (9)”.

Evet beşeriyetiniz icabı bilerek ve isteyerek olmamak kaydı ve şartı ile kusurlarınız,hatalarınız ve günahlarınız olacak ki,Allah Teala da bu işlemiş olduğunuz hatalarınızı ve kusurlarınızı affetsin, görmezden gelsin de bu sayede rahmeti ve mağfireti ortaya çıksın.Tabi ki insan olarak kulluk bilinci ve şuuru içerisinde olacaksın ancak;eğer sen kusursuz olursan eğer -ki buda imkansızdır- ;Allah Teala seni affedecek,bağışlayacak ki rahmeti,mağfireti ortaya çıksın.Aksine her ne kadar kusursuz olmanız mümkün ve imkansız olsa da böyle bir olayın cereyan etmesi durumunda sizi ortadan kaldırır ve yerinize -yerimize- günahları ve kusurları olan ve bu kusurlarından dolayı Allah’tan tevbe ve istiğfarda bulunan başka bir toplum getirir.Nitekim yüce Allah bu beyanda “O dilerse sizi ortadan kaldırır ve yerinize başka mahlûklar yaratır.Bunu yapmak Allah’a zor değildir (10)” şeklinde buyurmaktadır.

Başka bir ayet-i celile de ise yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “O müttakiler ki çirkin bir iş yaptıklarında veya kendi nefislerine zulmettiklerinde, peşinden hemen Allah’ı anar, günahlarının affedilmesini dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka kim affeder ki? Bir de onlar, bile bile işledikleri günahlarda ısrar etmez, o günahları sürdürmezler (11)”

Unutmayın ki “İşte sizler Allah yolunda harcamaya dâvet ediliyorsunuz. İçinizden bazıları cimrilik ediyor. Her kim cimri davranırsa, ancak kendine cimrilik eder. Müstağnî (hiçbir şeye ihtiyacı olmayan), Allah’tır; muhtaç olan ise sizlersiniz. Şayet imandan ve takvâdan yüz çevirirseniz O, yerinize başka bir millet getirir de, onlar sizin gibi hayırsız olmazlar (12)”

“İyi düşünün ki Allah, bütün yeryüzünü bile ölümünden sonra diriltiyor; (gevşeyen ve uyuklayan gönülleri de böylece diriltebilir). Zaten aklını çalıştıran, zihnini işleten kimseler için bu canlanmayı gerçekleştirecek âyetlerimizi iyice açıklamış bulunuyoruz (13)”

“Eğer Allah insanların faydalarına olan şeyleri çabucak elde etmek istemelerinde verdiği gibi, müstehak oldukları şerri de çarçabuk verseydi derhal sonları gelir, helâk edilirlerdi. Fakat Biz, huzurumuza çıkmayı arzu edip ummayanları, kendi hallerine bırakırız, azgınlıkları içinde bocalar, dururlar (14)”

Ve unutmayın ki “Eğer Allah insanları işledikleri günahlar yüzünden cezalandıracak olsaydı, dünyada tek bir insan bile bırakmazdı; ama Allah onların cezasını belirlenmiş bir vâdeye kadar erteler. O vâdeleri geldiği vakit hükmünü yerine getirip onları cezalandırır. Çünkü Allah kullarını tamamen görmektedir (15)”

O bilerek ve isteyerek günah işleyip de sonra tövbe ederim diyerek Allah’a yönelmekten gafil kalan kul düşünmez mi ki;Tövbe zamanı gelmeden ölüm gelecek olursa ve bu ölümde işlemiş olduğu günah anında iştirak edecek olursa o zaman ne yapacak ne edecek. Unutmamak gerekir ki kişi hangi hal üzere yaşarsa o hal üzere dirilir ve nasıl dirilirse de öylw hesaba çekilir.Çekildiği hesaba göre de muamele görür.

O bilerek ve isteyerek günah işleyen kimse geçmiş kavimlerden ibret almaz mı,kendinden sonra gelecekler ondan ibret almadan önce; o kendinden öncekilerin başına gelenlerden doalyı ibret alsında ona göre muamlede bulunup,ona göre bir hayat yaşasın.Yoksa siz Yüce Allah’ın geçmiş kavimlere yapmış olduğu azabın aynısını size de yapmamasından emin misini;

Yoksa yüce Allah’ın sizi; “Karada sizi yerin dibine geçirmesinden yahut çakıl savuran bir kasırga göndermesinden emin mi oldunuz? (16)”.“Yüceler yücesi Allah’ın sizi yerin dibine geçirmesinden emin mi oldunuz? (17)”.“Yahut O’nun size taş yağdıran bir kasırga göndermesinden emin mi oldunuz? (18)”

“Kimilerinin üzerine taş yağdıran kasırga gönderdik.Bu yolla helak edilenler Ad kavmidir.Onlar bizden daha güçlü kim var dediler;oldukça soğuk,ıslıklı,son derece hızlı ve karşı konulamayacak kadar güçlü bir rüzgar gelerek yerdeki çakıl taşlarını kaldırıp onların üzerlerine bırakan,kendilerini de yerden söküp onlardan her bir kişiyi göklere kadar yükselttikten sonran onu baş aşağı yere çalarak kafasını kopartan ve böylelikle içi boş hurma ağacı kütükleri imişçesine başsız bırakan bir fırtına gelip onları helak etti.

Kimilerini o çığlık yakaladı.Bunlar da Semud kavmidir.Tıpkı istedikleri gibi kayanın içerisinden çıkan o dişi deve ile onlara karşı delil ortaya konulmuş ve onlar için bunun neyin delili olduğu açıkça görülmüştür. Bununla birlikte iman etmediler.Aksine azgınlıklarını ve küfürlerini devam ettirdiler. Allah’ın Nebisi Salih’i ve onunla birlikte iman edenleri tehdit ettiler.Onları yurtlarından çıkartıp,taşa tutmakla korkuttular.Ancak bir çığlık geldi,onların seslerini susturdu,hareketlerini kesti.

Onlaran kimisini yere geçirdik.Bu da kafa tutan,azan,azgınlaşan,Allah’a karşı baş kaldıran, yeryüzünde böbürlenerek,şımararak yürüyen, kendisini birşey zannedip,başkalarından üstün olduğuna inanan,kibirle yürüyen Karun bu şekilde helak edildi.Allah onu ve evini yerin dibine geçirdi.Kıyamet gününe kadar da yerde aşağılara inmeye devam edecektir.

Kimilerini de suda boğduk.Bunlar da Firavun,onun veziri Haman ve sonuncusuna kadar askerleridir Aynı günün sabahında hepsi suda boğuldu ve onlardan hallerini haber verecek tek bir kişi dahi kurtulamadı (19)”

“Ad ve Semud kavmini de (helk ettik).Onların meskenlerinden bu size belli olmaktadır.Şeytan onlara amellerini süsledi de onları doğru yoldan alıkoydu.Halbu ki onlar akılları ile bunu kavrayacak durumda idiler. (20)”

Eğer işlediğiniz kusurlarınızdan ve günahlarınızdan dolayı tevbe ederseniz ve bu işlediğiniz günahları da reklam yapmazsanız umurlur ki yüce Allah onlarıda affeder. Nitekim yüce Allah bu beyanda “Diğer bir kısmı ise günahlarını itiraf ettiler. Onlar iyi işlerle kötü işleri birbirine karıştırdılar. Onlar tövbe ederlerse umulur ki Allah da onların tövbelerini kabul buyurur. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir (affı, merhamet ve ihsanı boldur) (21)” şeklinde buyurmaktadır.İyi işlerle kötü işleri karıştıranlardan kasıt ;Allah’a itaatin yanında diğer işlemiş olduğu kusurlar ve günahlardır.

Ancak siz bile bile günah işleyip de Allah beni nasıl olsa affeder diyerekten hareket etmeyin.Çünkü “Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu kötü zandır ki sizi mahvetti de, o yüzden hüsrana uğrayanlardan oldunuz (22)”



(1-Nur’22);(2-Neml’11);(3-İsra’25);(4-Nur’20);(5-Nur’21);(6-Nahl’106);(7-Ankebut’23);(8-Yusuf’87);(9-Zümer’53);(10-Fatır’16-17);(11-Al’i İmran’135);(12-Muhammed’38);(13-Hadid’17);(14-Yunus’11);(15-Fatır’45);(16-İsra’68);(17-Mülk’16);(18-Mülk’17);(19-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C:8 / bkz:337);(20-Ankebut’38…40);(21-Tevbe’102);(22-Fussilet’23)