Karia Süresi Beyanu’l-Hak Tefsiri

Karia Süresi Mekki bir süre olup,Hz Peygamber’in elçi olarak gönderilmesinin üçüncü yılında bir bütün halinde indirilmiş toplamı 11 ayetten ibarettir.Adını ilk ayetindeki,aniden kopacak olan kıyamet anlamına gelen kari’a kelimesinden almıştır.Hz Osman’ın mushafındaki kronolojik sıralamaya göre 30 , Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre 101. süredir.(a)

  • 1- Şiddetlice çalan (el-karia).
  • 2- Nedir o şiddetlice çalan ?
  • 3- O şiddetlice çalanın ne olduğunu sana ne bildirdi ?

4- O gün insanlar darmadağın pervaneler gibi olacak,

  • 5- Dağlar da atılmış renkli yün gibi olacak.
  • 6- İşte kimin tartıları ağır gelirse,
  • 7- Artık o hoşnut bir yaşayıştadır.
  • 8- Fakat kimin tartıları hafif gelirse
  • 9- Artık onun anası (varacağı yer) Haviyedir.
  • 10- Onun ne olduğunu sana ne bildirdi ?

11- Çok sıcak bir ateştir. (b)

Bu sürede de Allah’ı tanımayan ve nimetlerinin kadirini bilmeyen nankörler uyarılmaktadır.

Allah’ın merhametine mazhar olanların dışında kalan insanların,mutlaka kıyamet adı verilen şiddetli bir darbe ile karşı karşıya gelip dağların atılmış,renkli yün yığınına döneceği günde,yaşanacakları dehşet verici manzaralar karşısında perişan olacaklarına dikkat çekilmekte ve özellikle de Allah karşısına büyüklük taslayan dik kafalıların,tepelerine inen darbenin şiddetiyle çekirge sürüsü gibi nasıl yere serilecekleri haber verilmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de kıyamet

 

Birinci sur’a üflenmesiyle birlikte galaksilerin,galaksilerdeki milyarlarca sistemlerin, sistemlerindeki binlerce güneş ve gezegenin,özellikle de yer küre ve dağların mevcut ölçülü,dengeli,hesaplı ve düzenli hareketlerini tamamen kaybedip yörüngelerinden çıkarak,boşlukta savrulmaları;başlangıçtaki seyrinin tersine evrenin parçalanma,ufalanma,toz ve bulut haline dönüşerek yok olma sürecine girmesine verilen özel bir isimdir.

Kıyamet süreci tamamlandıktan sonra,artık gök başka bir göğe,arz da başka bir arza dönüşmüştür.Zeminde ne dağlar kalmışne de vadiler;bütün insanlar uçsuz bucaksız düz bir satıh üzerindedirler.Şimdi her taraf Allah’ın nuru ile aydınlatılmaktadır.Eski geçici dünyadan eser kalmamıştırİşte bu ortamda ikinci sur’a üflenecektir.Ruhlar o aleme uygun olarak yaratılmış,bedenlerine iade edildikten sonra (ba’su ba’de’l-mevt) insanlar,bilhassa mücrimler başları önlerine eğik,gözleri gömgök olarak mahşer yerine doğru sel gibi akıp gideceklerdir.Artık Adem’den itibaren en son dünyaya gelen ademoğluna kadar bütün insanlar için din günü, yani dünya hayatının muhasebesinin yapıldığı en son duruşma ve ceza günü başlamıştır.

O gün insanlar üç kategoriye ayrılmışlardır

1-) Sabikun = Bunlar dünyada iman,salih iş ve hayır yarışında hep önde giden gerçek müminlerdir. Bunlar hesaba çekilmeden ,doğrudan cennete gireceklerdir

2-) Eshabu’l-Yemin = Amel defterleri sağ ya da ön tarafından verildikten sonra kolay ve kısa bir hesap ile cennete girecek olan meymenetli müminlerdir.

3-) Eshabu’ş-Şimal = Bunlar dünya hayatında ne kendilerine ne de başkalarına hiçbir hayrı olmayan meymenetsiz kimselerdir.Onların kucağına oturacakları anaları haviye,içine düşeni bir anda perişan eden cehennem çukuru olacaktır..



a-) İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri (Tefsiru’l Kur’an’il Azim) / C:12 / bkz:249
b-) M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:1 / bkz:221-222