Kalbin Sıfatlarının Açıklanması

İnsan,dört temel unsurun bir arada toplanmasından yaratılmış bir varlıktır.Bundan ötürü ayrı ayrı sıfatların dört türlüsü insanda birleşmiştir.Bu dört sıfat şunlardır;

  • Rabbaniyet,
  • şeytaniyet,
  • hayvaniyet ve
  • yırtıcılık.

İnsanda kızgınlık ve öfke ağır bastığı zaman yırtıcı bir hayvan gibi sağa sola saldırır, önüne geleni yakıp yıkar ve sayıp sövmeye başlar.Şehvet arzusu ağır bastığı zaman,hayvanlar gibi boğazına ve beline düşkünlük gösterir.

Öfke ve şehvet bakımından ortak olduğu hayvandan,düşünce ve anlayış bakımından ayrılan insan da bir de şeytaniyet sıfatı bulunur.Bu sıfat vasıtasıyla insan,kötülük yapmak gücüne sahip olmuştur. Bunun için aklını ve düşüncelerini kötü işlerde kullanır,başkalarını aldatma ve kandırma yolarını araştırır.Böylelikle işlediği kötülükleri,iyiliklermiş gibi etrafa yaymaya çalışır.Bu şeytanlık ahlakından başka bir şey değildir.

Her insanda rabbaniyet,şeytaniyet ,hayvaniyet ve yırtıcılık sıfatlarının karışımından bir miktar vardır.Bütün bunlar insanın kalbinde toplanırlar ve herkesin kişiliğine göre yerleşirler.Kimi insanda bunların dördü de bulunur,kimisinde biri daha az,diğerleri daha çok olur.Görülüyor ki,insan vucudü içinde hükümdar,şeytan,köpek ve hınzır bir arada toplanmış gibidir.

Hınzır:Bedendeki şehveti canlandırır.Aslında o rengi,şekli ve görünüşü bakımından kötülenmiş değildir.Hırslı oluşu ve düşmanlığı yönünden kötülenmiştir.Köpek de öfkeyi canlandırır.Isıran köpekler,bu arada bütün yırtıcı hayvanlar,şekil ve renk bakımından ısırıcı ve yırtıcı değillerdir, onların içlerinde,yaratılışlarında ısırıcıık ve yırtıcılıkv ardır.İnsanın da iç duygularında bu hayvanların saldırganlığı ve yırtıcılığı vardır.Bunun yanında hınzırın da şehveti de eklenmiştir.Hınzır,şehvet duygusuyla kişiyi kötülüklere ve çirkin işlere yöneltir.İnsandaki şeytaniyet ise hınzırın şehvetini, saldırıcı hayvanın öfkesini kamçılayarak onları harekete geçirmeğe çalışır.Bunlar neyi arzu ediyorlarsa o yolda kendilerine ikramda bulunup kızıştırmağa gayret eder.

Eğer akıl,şehvet ve öfkeyi yenemezse o zaman bu ikisi aklı mağlup ederler ve beden ülkesinin idaresini ellerine alırlar.O takdirde şehveti doyurmak ve öfkeyi sevindirmek için her türlü çirkin yola baş vurur ve artık aklın bütün işi şehvet ile öfkeye hizmetçilik etmek olur.Çoğu insanların durumu böyledir.Bütün işleri güçleri,iki yolları olan ağız ve edeb yerleri ile başkalarını çekiştirip birbirine düşürmektir.Anlaşılıyor ki,şehvetine ve öfkesine hizmet eden bir insan aslında şeytana kulluk etmiş demektir.

İnsan şu üç şeye boğun eğmekle kalbinde bazı kötü sıfatların toplanmasına sebep olacaktır.Zamanla bu çirkin sıfatlar onun kalbinden silinmeyecek huylar halaine gelecek ve o kimsenin kalbi gittikçe kararacaktır.Bu üç şeyden ;

  • Birincisi:Şehvettir.Şehvetin meşru olmayan isteklerine uymakla hayasızlık meydana gelir. Alçaklık, açıklık, maskaralık, hırs ve açgözlülük gibi çirkin sıfatlar da hep şehvete boğun eğmenin sınuçlarıdır.

İkincisi:Köpek yerinde olan öfkedir.Öfkeye uymakla insan da saldırganlık meydana gelir. Tehlike, gurur, kızgınlık, küçüklük,zulüm ve bunlara benzer her türlü kötülükler de öfkeye uymanın getirdiği fenalıklardır.

  • Üçüncüsü:Şeytandır.Şeytana uymakla da insanda hile,aldatma,cür’et ve herşeyi karıştırmak gibi beğenilmeyen huylar meydana gelir.

Eğer insan,bunun tersine davranıp şehvet,öfke ve şeytani,ilahi sıfatı olan aklının idaresi altına alırsa,ilahi sıfatlardan olan ilim,hikmeti yakin ve eşyanın özünü kavramak gibi güzel sıfatlar kalbinde yerleşir.Bunun sonucu olarak ilim ve kalb gözü vasıtasıyla hepsini idare altına alır.

Yüce Allah buyuruyor ki;

  • “İyi bilin ki,kalbler ancak Allah’ı anmakla huzura kavuşurlar.(Rad Süresi’28)”.

İnsandaki kötü alışkanlıklara gelince,onlar da kara dumana benzerler.Kalb aynası önünde yükselen bu kara dumanlar,aynaya yaklaşa yaklaşa onu karartır,köreltir ve ilahi nurları alamaz hale getirir.İşte bu durum kalbin kararması ve mühürlenmesi demektir.

Yüce Allah buyuruyor ki;

  • “Hayır,(zannettikleri gibi değildir) onların kazandıkları günahlar,kalblerini paslandırıp körletmiştir.(Mutaffifin Süresi’14)”

Kişinin günahları fazlalaştıkça,kalbi körlenir,körlenen kalb de Hakk’ı görmekten ve dinini iyiliklerini anlamaktan mahrum olur.Böyle bir kalb,artık ahirete kıymet vermeyip dünyaya iyice bağlanır. Ahiretle ilgili sözler bu bu kimsenin bir kulağından girip,öbüründen çıkar.Öte dünyayı ilgilendiren bu sözler,o insanın kalbinde hiç bir tesir uyandırmaz ve kendisini günahlarının bağışlanması için tevbe etmeye bile zorlamazlar.İşte böyle kimseler,ahiret hayatından tamamen ümitsiz insanlardır. Kur’an-ı Kerim ile hadis-i şeriflerin söyledikleri ‘günahlar kalbi karartır’ cümlesinin manası budur.

İslam büyüklerinden Meymun b. Mihran diyor ki;

  • İnsan bir günah işlediği zaman kalbine siyah bir leke konar.Tevbe ettiği zaman bu siyah leke kaldırılır ve yeniden parlak hale getirilir.Eğer tevbe etmez ve günah işlemeğe devam ederse,bu siyah kalır,gittikçe çoğalır ve öyle bir an gelir ki,kalbi tamamen kaplar.

Peygamberimiz Hz Muhammed (s.a.v) buyuruyor ki;

  • Mü’minin kalbi tertemizdir,orada parlayan iman ışığı bulunur.Kafirin kalbi ise simsiyahtır ve tersine dönmüştür.

Kişinin şehevi arzularına karşı çıkıp Yüce Allah’a yaptığı ibadeti insanınkalbini nurlandırır ve aydınlatır; işlediği kötülükler de kalbini lekeler ve köreltir.Kim isyan çukuruna dalarsa kalbini karartmış olur.Kişinin işlediği bir günahın hemen arkasından pişmanlık duyarak yapacağı bir tevbe kalbindeki pası siler,iyilikler de onun kararmasının önüne geçer.



Kaynak= İmam-ı Gazali / el-İhya / C:3 / bkz:33…37

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.