Kafirun Süresi Diyanet Tefsiri

Kafirun Süresi Diyanet Kur’an Yolu Tefsiri



Kafirun Süresi 1. Ayet = De ki: “Ey inkarcılar!

Kafirun Süresi 2. Ayet = Ben sizin tapmakta olduğunuz şeylere tapmam.

Kafirun Süresi 3. Ayet = Siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz.

Kafirun Süresi 4. Ayet = Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim.

Kafirun Süresi 5. Ayet = Siz de benim taptığıma tapacak değilsiniz.

Kafirun Süresi 6. Ayet = Sizin dininiz size, benim dinim banadır.”

Tevhid ilkesinin sembolü olarak Mekke döneminin ilk yıllarında inen bu sürede Mekke’li müşriklerin şahsında bütün putperestlere ilan edilmek üzere iman ile şirkin ayrı şeyler olduğu, bu iki inanç sistemi arasında bir benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla ikisinin birlikte bulunmasının, iki inanç arasında bir uzlaşmaya gidilmesinin mümkün olmadığı kesin olarak ifade edilmiştir.

Bazı müfessirlere göre 2-3. ayetlerde, gelecekte Hz. Peygamber’in müşriklerin taptığına tapmayacağı, onların da Hz. Peygamber’in taptığına tapmayacakları ifade edilmiş; 4-5. ayetlerde ise halihazırda da onların tutumlarının farklı olmadığı bildirilmiştir.

Ancak Şevkanî bu yorumu reddetmekte, 4-5. ayetlerin 2-3. ayetlerdeki gerçeği pekiştirdiğini söylemekte; bu tekrarlara dil kurallarından ve Arap şiirinden örnekler getirmekte, Hz. Peygamber’in hadislerinde de benzer tekrarların bulunduğunu ifade etmektedir.Bizim tercihimiz de bu yöndedir.

Zira 2-3. ayetlerde Hz. Peygamber’in şahsında müminlerin sadece bir Allah’a kulluk etmeleri emredilmiş, Allah’a ortak koşanlarla gerek inanç gerekse ibadet bakımından hiçbir şekilde benzerliklerinin bulunmadığı vurgulanmıştır. 4-5. ayetlerde ise Hz. Peygamber’i kendi dinlerine döndürmek isteyen putperestlerin ümidini kırmak maksadıyla söz tekrar edilmiştir.

“Sizin dininiz size, benim dinim banadır” şeklinde tercüme ettiğimiz 6. ayet, daha geniş kapsamlı ve daha vurgulu bir şekilde önceki ayetleri tekit eder ve bu iki din arasında uzlaşmanın olamayacağını gösterir. Zira bu iki dini uzlaştırmak, hak ile batılı uzlaştırmak anlamına gelir.

Son ayetten din, vicdan ve ibadet özgürlüğünün esas olduğu, kimsenin herhangi bir dine girmeye zorlanamayacağı anlamının da çıkarılabileceğini düşünen bir kısım müfessirler bu âyetin müşriklere karşı savaşılmasını emreden ayetle (bk. Tevbe 9/36) neshedildiğini yani hükmünün kaldırıldığını ileri sürmüşlerdir.

Ancak bizim de katıldığımız görüşe göre ayetin hükmü kaldırılmamıştır; çünkü burada bir emir veya yasak değil, bir vakıanın tesbiti ve ifade edilmesi (haber) söz konusudur; haber ise Allah’tan olduğu için gerçektir, hükmü değişmez.

Bu ayet, bir vakıa tepbiti olduğu ve müslümanların zayıf durumda bulundukları bir dönemde indiği için ondan din ve vicdan özgürlüğü anlamının çıkarılamayacağı da düşünülebilir. Kuşkusuz İslam’da din, vicdan ve ibadet özgürlüğü vardır; ancak bu özgürlükler Medine döneminde inen ayetlerde ifade edilmiş, Müslümanların hakim oldukları zaman ve mekanlarda uygulanmış, hayata geçirilmiştir.



Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: Sayfa:704-705

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.