Kadınların Çalışırken Dikkat Gereken Kurallar

Kadınların Çalışırken Dikkat Gereken Kurallar



Dinimizde evin geçim işi normal şartlarda erkeğe yüklenmiştir. Kocanın kazancı yeterli olunca kadının para kazanmak için ayrıca çalışmasına bir gerek kalmayacaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.v), kadınların her zaman değil, bir ihtiyaç durumunda dışarı çıkacaklarını şöyle belirtmiştir:

”Ey kadınlar size, ihtiyaçlarınız için dışarı çıkmaya izin verildi.(1)”

Bir zaruret varsa kadın uygun şartlarda çalışabilir. Bir zaruret yokken de kadının çalışması caizdir.

Ancak bir mümin kadının evin dışında çalışma durumunda şu edeplere uyması lazımdır

1. Kocanın izni. Koca evin reisi ve geçiminden sorumlu olduğu için kadın ondan izinsiz evin dışına çıkıp çalışamaz. Kadının çalışmasına zaruret varsa, buna aile istişare ile karar verir.

2. Mümin kadın, iş, ibadet veya hizmet için evinin dışına çıktığı zaman örtüsü içinde olmalı; ayrıca yabancı erkekler içindeki konuşma, hal ve hareketlerine dikkat etmelidir.

3. Yabancı erkeklerle baş başa kalmamalıdır.

4. Yapılan iş helal olmalıdır. Dinen haram olan, kendisinin ve ailesinin şerefini zedeleyecek, kınanmaya vesile olacak bir işte çalışmamalıdır.

5. Çalışma kadının temel görevlerini aksatmamalıdır. Meselâ kadın, iş yüzünden farz ibadetlerini terketmemelidir. Bu ibadetlerin başında namaz ve oruç gelmektedir. Ayrıca iş yüzünden kocasına ve çocuklarına karşı görevlerini aksatmamalıdır.

Eğer kadın hamile ise, iş veya hizmet yüzünden karnındaki çocuğa zarar vermemelidir.

Yapılan iş, kadının gücünü aşmamalı, onun bünyesini ve dengesini bozmamalıdır. Kadın para kazanırken dinini, edebini, sıhhatini ve huzurunu kaybetmemelidir.

Mümin kadın evli değilse, dışarıda çalışma durumunda izin kısmı hariç yukarıda sayılan diğer şartlara uymalıdır.

Kadının evinin içindeki işleri hiç de küçümsenmeyecek kadar çoktur. Her şeyden önce şunu hatırlatalım ki, yeryüzünde annelikten daha kıymetli, daha şerefli, daha bereketli ve daha gerekli bir iş yoktur.

Bir kadının yuvasında beklemesi, çocuklarıyla ilgilenmesi, eve düzen vermesi, evin tabii ihtiyaçlarını görmesi ve bu esnada farz ibadetlerini yapması tam bir çalışmadır. Bu kadının bütün temel ihtiyaçları gücü nisbetinde kocaya aittir. Ancak bazan aile kalabalık olur, şartlar zorlar, kocanın geliri yetmez ve kadının kocasına maddî destek vermesi gerekebilir. İşte bu durumda mümin kadın yukarıda verdiğimiz ölçüler içinde evinde veya evin dışında bir işte çalışabilir (2).

Mümin kadının, kendisine ait özel mülkü ve ticareti olabilir.

Mümin kadınlara işveren kurum, şahıs ve şirketlerin onların şu üç konudaki problemini çözmesi gerekir:

  1. Namaz.
  2. Örtü.
  3. Yabancı erkeklerle baş başa kalma olayı.

Bunu yapmak, yüce Allah’ın emri olduğu kadar insanlığın da bir icabıdır. Bu insanlığı yapanlar gayri müslim de olsalar, bir şekilde güzel karşılığını görecektir.

Ölene Kadar Bitmeyecek İşler

Müminlerin hiçbir iş yapmadan dinine ve dünyasına faydasız bir şekilde yaşaması yasaktır. Mümin kadın evde hapsedilmiş ve tembelliğe itilmiş biri olamaz. Onun kadınlık ve annelik görevleri yanında ölene kadar hiç bitmeyecek başka işleri de vardır. Bu işler hayatın hedefidir. Onların en önemlileri şunlardır.

Farz olan ilimler başta olmak üzere sürekli okumak, öğrenmek ve öğretmek. Böylece yüce dinimizin tebliğini yapmak.

Etrafına iyi ve güzel ahlâkı anlatmak, kötü ahlâktan sakındırmak.

Komşu ve akrabalarının acil ihtiyaçlarına gücü kadar yardımcı olmak.

Dertli ve sorunlu insanların derdini dinlemek, onlara akıl, moral, muhabbet ve mânevî destek vermek.

Kalbini, dilini ve bedenini kötülüklerden uzak tutmak için çalışmak. İman ve edeple yüce Allah’a dostluğu en birinci hedef haline getirmek.

Varlıklar ve hayat üzerinde düşünmek, ibret almak, ders çıkarmak; tefekkür yoluyla zikre geçmek, şükretmek.

Dünyada bir misafir ve yolcu olduğunu hiç unutmamak. Ölümü hatırlamak ve ‘bugün son günüm olabilir’, diye hazır olmak.

Kötü huylarını terkederek güzel ahlâkı elde etmek.

Her an kendisine hayat veren yüce Rabb’ini zikretmek.

Yüce Allah’a şükür için farzların yanında nâfile namazlara devam etmek; kuşluk, evvâbin ve teheccüd gibi tavsiye edilen namazlardan ikişer rek’at olsun kılmak.

”Ben günde yüz defa Allah’a istiğfar ediyorum (3)” buyuran bir peygamberin ümmeti olduğunu unutmamak ve kulluktaki kusurlarını görüp sürekli yüce Allah’a tövbe ve istiğfar yapmak.

Sıhhat ve âfiyeti yerinde olan, günlük ihtiyaçları kocası tarafından karşılanan bir kadının diğer hizmetleri yanında bu sayılan işlerden gücü nisbetinde yapması onu hem dünyada hem âhirette mutlu edecektir. Bundan ötesi boş bir çaba ve vebaldir.

Kur’an-ı Kerim’in Kadına Olan Hassasiyeti



Kaynak= Turan Yazılım – Mürşit 5 – İlmihal – Kadın Ve Aile İlmihali

1-Buhârî, Nikâh, 115 (nr. 5237). ; 2-Zeydân, el-Mufassal fî Ahkâmi’l-Mer’e, 4/265-267 (Beyrut 1997). ; 3-Buhârî, Daavât, 3; Müslim, Zikir, 41-42; Ebû Davud, Vitir, 26.

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.