Kadının Yaratılışı

Kadının yaratılışını anlatmadan önce, eşeylik hakikatini anlamak gerekir. Çünkü eşeylik hakikatini anlamak kadının yaratılış meselesinin anlaşılmasını daha kolaylaştıracaktır.

Eşeylik, zevciyat, çift yaratılış, eş anlamlı kelimelerdir. Eşeylik hakikati incelendiğinde ilk görünen manzara, onun kainatta temel, genel bir kanun olduğudur. Bu kanun, atomlarda artı-eksi, canlılarda dişi-erkek, dünyada dağ-dere şeklinde görünmektedir.

Kainatta birçok kanunlar mevcuttur. Bu kanunların her birisinin ayrı bir maslahatı, ayrı bir yararı vardır. Fizik ve kimya kanunları, kainatta düzen ve intizam sağlamakla Allah’ın kudretinin hakimiyetini ve hiçbir şeyin O’nun koyduğu nizamdan çıkamadığını bildiriyor. Böylece Allah’ın kudret ve ilmine bir ayna oluyorlar.

Eşeylik kanunu da, düzen, birlik ve dengeyi sağlamakla Allah’ın adaletine, rahmet ve keremine bir ayna oluyor.Eşeylik, kainatta rahmetin bir cilvesi olduğu gibi, kast ve iradeyi de gösterir. Kainat, bilhassa canlılar hususi bir kasıt ile eşey yaratılmışlardır, Kur’an-ı Kerim, eşeyliğin her şeyi kapsayan bir kanun olduğunu 14 asır önce bildirmekle, mucizeliğini ortaya koymuştur, Kur’an’ın 1400 yıl önce bildirdiği bu gerçek, ancak müspet ilimlerin ortaya çıktığı bu asırda bilinmiştir,

İşte, Kur’an’dan iki delil:

“Her şeyden çift yarattık, Düşünmeniz, gerekir Zariyet süresi, ayet: 49 “

“Yerin bitirdiklerinden, kendilerinden ve bilmedikleri şeylerden çift yaratan o Allah, her türlü noksanlıktan münezzehtir-Yasin süresi, ayet:36 -“

Eşeylik rahmet tecellisi, rahmet de Allah’ın bir kemal sıfatı olduğundan; belki kemal ve olgunluk rahmet şeklinde tecelli ettiğinden, eşeyli yaratan muhakkak ki kemal sahibidir. Her türlü noksanlıktan münezzehtir.

Ayet-i Celile, bu nükteyi bildirdiği gibi, şu manayı da insana hatırlatır:

Kainat, İnsan v.b. şeyler maddi, aciz, her yönden başkasına muhtaç olduklarından eşey ve çift yaratılmışlardır Cenab-ı Hak, onları böyle yaratmış ki biri diğerinin eksikliğini tamamlasın, ihtiyacını gidersin. Allah (C C.) ise; Vacibül vücud, Bâki olduğundan O’nun eşe, yardımcıya ihtiyacı yoktur, O, maddiyatın kusurundan münezzehtir.

Bundan anlıyoruz ki eşlerin birbirini muhakkak olarak kusursuz istemeleri, bir kusurdur. Kusur ise, görüldüğü gibi fıtri bir şeydir. Bu yüzden eşler, onun yokluğunu değil, aralarındaki fıtri emirlerle onu kapatmaya çalışmalıdır. İş bölümü ve yardımlaşmalarla» dengeyi sağlamalıdırlar.

Eşlerin birbirini tamamlaması kuşkusuz bir anda olacak şey değildir. Bunun için sabır gerekir, Yaratılışta eşeylik kanunu olduğu gibi, sabır kanunu da vardır. Sabır kanununun asıl ismi tedric kanunudur Tedric, bir şeyi yavaş ve itina ile yapmaktır.

Nitekim Allah-u Taala kainatı bir anda yaratabilecek kudrete sahip olduğu halde, altı günde yaratmıştır.Evet, her şey birden var olmamıştır.Kainat miyarlarca sene yaşamış en sonunda insan gibi bir hakikat-i netice vermiştir.Demek insanlık dahi bugünkü haline gelinceye kadar büyük sabır isteyen evrimler geçirmiştir.Eşeylik ve tedric kanununu böylece öğrendikten sonra, kadın ve erkeğin yaratılışını inceleyebiliriz. Bu hususta müracaat edilecek kaynaklar, Kur’an, Hadis, Biyoloji ve Tevrat’tır. Evrimciler her biyolojik olaya bir yorum yaptıkları halde, bu hususta bir şey diyemiyorlar. Evrimin temel ve dayanağını tesadüfe bağlayamıyorlar.

Kur’an-ı Kerimde :

1- Secde süresinin 7-8-9. ayetleri, yaratılışın tedricen olduğunu şöyle buyurmaktadır:

“O Allah ki her şeyin yaratılışını güzelleştirdi.(tedricen yarattı. Çünkü güzellik, itina ile olur. İtina ise zamanla olur). Ve çamurdan (toprak elementlerinden) insanın yaratmasına başladı. Sonra onun aslını ve neslini (çekirdeğini) zaif bir suyun özünden kıldı. (Topraktan özetleyip hücre halinde kıldı.) Sonra (hücreyi) düzeltti, (yani) içine ruhunu üfürdü. Ve size kulak, gözler ve duyular kıldı.” (Ruh, hücre içine girince, genler düzene girer. Genler kromozomları oluşturur. Kromozomlar da duyu ve organları teşkil eder.)

2- Yasin süresinin 36, ayeti, eşeyliğin kainatta genel bir kanun olduğunu şöyle buyurmaktadır:

“Yerin bitirdiklerinden, kendilerinden ve bilmedikleri şeylerden çift yaratan O Allah, her türlü noksanlıklardan münezzehtir.”

3- Kıyamet süresinin 39, ayeti ise Allah’ın dişi ve erkeği bir meni hücresinden yarattığını şöyle buyurmaktadır:

“İnsan, akan bir meniden bir nutfe (hücre) değil miydi? Sonra alaka (döllenmiş rahme yapışmış hücre) oldu. Yani Allah onu döllendirip derledi, düzeltti. Ve o hücreden dişi ve erkek olmak üzere iki cins yarattı.”

Bu ayetler ve geçen biyoloji kanunları, bize şöyle bir manayı bildirmektedir:

Cenab-ı Hakk, kainatın düzenini kurup bütün hayvan ve bitki türlerini yarattıktan ve insana hazırladıktan sonra, onun yaratmasına bağlamış. Toprak elementleri, amino asitler kılınmış, içine Allah’ın emri ve kanunu olan ruh üfürülmüş, böylece canlı bir hücre meydana gelmiş. O hücre ikiz (eşey) doğacak, ondan bir erkek ve dişi çıkacak şekilde kılınmış. Neticede Adem ve Havva olarak gözlerini dünya hayatına açmışlar.

Biz, her şeyin tedricen yaratıldığı her şeyin eşey yaratıldığı, insanın tedricen ve eşey yaratıldığı meselelerine kanıt olarak birer ayeti yeterli gördük. Yoksa bu husus K. Kerim’de 30 (otuz) ayet ile açıklanmaktadır.Hatta, insan türünün dışında diğer türlerin de, hem eşey hem tedricen yaratıldıklarını bildiren Zümer süresinin 6. Ayeti şöyle der:”(Allah), sizi tek canlıdan yarattı. Sonra da aynı canlıdan eşini kıldı. Sizin için (deve, sığır, koyun ve keçiden erkekli ve dişili olmak üzere) sekiz çift yarattı. Sizi analarınızın karnında üç çeşit karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa geçirerek yarattı. İşte Rabbimiz olan Allah budur. Hükümranlık O’nundur. O’ndan başka ilah yoktur, öyleyken Nasıl olur da O’nu bırakıp başkasına yönelirsiniz.”

Bu ayet-i Celile, canlı bir hücreden Adem (A.S.)’ın ve yine aynı hücreden eşi Havva’nın yaratılmasını beyan ediyor. Anlaşıldığı üzere, burada yeni bir yaratma yok, aynı hücreyi eşey olarak kılmak ve ayarlamak var.

Hadis kitaplarında kadının kaburga kemiğinden yaratıldığı kaydedilmektedir.

Bunun üç tevili olabilir:

1- Bilindiği gibi ikizler, kaburgalarından birbirlerine yapışık olurlar. Göbek bağları birdir.

2 – Hadis, kadının karakter zafiyetini ifada etmekten kinaye olabilir. Yoksa biyolojik bir meseleyi bildirmek için değildir.

3- Hadis mütevatir değildir. İsrailiyattan etkilenmiş ravilerin tasvirleri olabilir, Çünkü Kur’anı Kerim’de kaburga meselesi yoktur Üstelik tedricen ve eşey yaratıldıklarına işaret eden ayetler var. Zümer süresinin 6. Ayeti, her ne kadar zahiren kaburga meselesini hatırlatıyorsa da, ayetin kelime ve cümleler arasındaki münasebete bakıldığında, hakikat ortaya çıkmaktadır.

Kur’anı Kerim, çok yerlerde Yahudilerin suallerine cevap olarak nazil olduğundan, hem peygamberin (Hz. Muhammed S.A.S.’in) onların yanlış bildiklerini bildiğine işaret eder, hem de hakikatlere işaret etmektedir. Bu, irşadi ve ilmi bir düsturdur,

Gelelim muharref Tevrat’ın, kadının yaratılışı hakkındaki ifadelerine:

Tevrat, kadının (Havva’nın) erkeğin (Hz. Adem’in) kaburga kemiğinden yaratıldığını kesin ve açık olarak ifade etmekle etimolojik bir izaha geçiyor. Bu etimolojik izah, kuşkusuz Allah’ın vahyine dayalı değildir. Çünkü daha önce de belirttim gibi Tevrat bazı yerlerinde kelime ve cümle itibariyle değişikliğe uğramış. Bu yüzden “Kadın erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmıştır.” Sözüyle ya başka bir manayı kastetmekte ya da gerçekten hahamların (Yahudi din adamlarının) hayali yorumlarıdır.

Hülasa Tevrat’ın metin tenkidi, tarihin karanlıklarına girip çıkmaktan daha zordur. Nitekim Yahudi ve Hıristiyan alemi bu husus da çok uğraşmalarına rağmen, çelişkilerden bir türlü kurtulamamaktadırlar.



Kaynak= Turan Yazılım / Mürşit 5 / İlmihal / Evlilik Hayatı Ve Mahremiyetleri

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.