Kadının Erkeğe Karşı Tesettürü Nasıl Olmalıdır?

  • 07 Temmuz 2018
  • 42 kez görüntülendi.

Soru : Kadının erkeğe karşı tesettürü nasıl olmalı ve bu hususta nelere dikkat göstermelidir?

Cevap : Bir kadının kendisine yabancı olan bir erkek ile oturup kalkması haram bulunmaktadır.Ancak şahidlikle veya hakimin karşısına çıkma zamanında zaruret miktarınca erkeğe görünmesine dinimiz müsade etmiştir.Zaruretler miktarla tayin olunacağından,zaruret miktarından fazla açılmasının haram olacağı akıldan çıkarılmamalıdır

Mü’min kadınların otel,dershane,park , bahçe,ziyafet meclisi,çarşı ve pazar gibi yerlerde yabancı erkeklerle birlikte bulunmasında zaruret bulunmadığı için karışık bir şekilde oturup kalkmaları haramdır.Bir hadis-i şeriflerinde Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır:

Kim Allah’a ve ahiret gününe inanırsa,kendilerine helal olmayan ve yanında mahremi bulunmayan bir kadınla baş başa kalmasın.(Aksi takdirde) üçüncüleri şeytan olur

Ve yine bir başka hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır;

(Yabancı) kadınların yanlarına girmekten sakının buyurdu.

Ensardan bir adam : Kadının kocası tarafından olan erkek hısmı & akrabası (hakkında) görüşünüz nedir?

Resul-i ekrem şöyle buyurdu : Bu erkek (ile başbaşa kalmak),öllüm (sebebi)dir.

Cemiyet içinde İslam’ın emrettiği bu kaidelere riayet etmemekten nice felaktler vukua gelmektedir.Bunların önüne geçilmesi,dinimizin emirlerine harfiyen uymakla mümkündür.

Fetva kitaplarının tetkikine,fitne korkusu olduğu zaman bir kadının süt itibariyle oğlan kardeşine,kız kareşinin kocasına,kayın biraderine,görünmesinin caiz olmayacağı ifade edilmiştir.Enişte ve kayın biradere görünmenin yasaklığında herhangi bir şart yoktur.Fitne korkusu,ancak süt kardeş hakkında kullanılan bir kayd-i ihtirazidir.Böyle bir tehlike mevcut olduğu zaman bir kadının,kendi süt oğluna da görünmesi yasaklanmıştır.

Genç bir kadın,erkekler arasında yüzünü açmaktan men olunur.Bu,kadının yüzü avret olmasından değil,fitne korkusu bulunduğu içindir.

Erkeğin kadına bakması haram olduğu gibi,kadının da erkeğe bakması haramdır.Bazı ilim erbabı,Mescid-i Nebevi’de harbelerle oynayan Habeşileri,Hz Aişe  validemizin seyretmesini,kadının erkeğe bakmasında bir mahzur olmadığına delil olarak göstermeye çalışmışlarsa da,Abdü’l-Vehhab Şarani,bu vak’anın hicab ayeti gelmezden önce cereyan ettiğini açıklamaktadır.

Ümmü Seleme (r.a) validemizin naklettiği bir hadis-i şerif,bu hususu açıklığa kavuşturmaktadır: Hicab ayetinin gelmesinden sonra,günün birinde Zevcat-ı tahiratdan Ümmü Seleme ve Meymune validelerimiz Resulüllah (s.a.v)’in huzurunda oturuyorlar idi.Ashabdan her iki gözü ama bulunan Abdullah bin Ümmü Mektum,hane-i saadete geldi.Resulüllah Efendimiz zevcelerine hitaben ‘Örtünüze bürününüz’ buyurdu.Bahsi geçen validelerimiz Ey Allah’ın Resulü,o ama değil mi? Bizi görmez ve tanımaz dediler.Resul-i ekrem ise şöyle buyurdu: Sizler de mi amasınız? Siz onu görmüyor musunuz?

Resulüllah Efendimiz’in zevcelerinin Muhammed ümmetinin anneleri olduğu ayet ile sabit iken ve gelen sahabinin gözleri ama bulunduğu halde böyle buyrulunca,tamamen yabancı ve gözleri açık erkeklerin nazarına kendini arz eden bir kadın için asla bir mazeret kabul edilemez.

Allah’ın emirlerine riayette,mü’minlerin anneleri,diğer kadınlardan daha dikkatli bulunurlardı.Tabiin’den gözleri hiç görmeyen İshak,Hz Aişe validemizin ziyaretine gelir ve huzuruna kabul olunurdu.Hz Aişe,bu zatı huzuruna kabul edeceği zaman başını örter,gözü gören bir erkekten tesettür edercesine dikkat gösterirdi.İshak bir gelişinde Hz Aişe (r.a)’ya Ben ama olduğum halde,benden de tesettür ediyorsunuz? Halbuki ben sizi göremiyorum deyince ; Hz Aişe (r.a) : Evet,gerçi sen beni göremiyorsun amma ben seni görüyorum cevabını vermişti.

İslam’ın sarsılmaz ölçülerine uyan kimse,doğru yoldan sapmaz.Hakk’dan sonra sapıklıktan başka ne vardır? Cihanın mürebbii vicdanı bulunan Hz Muhammed (s.a.v),erkek ve kadın münasebetlerini açık ve seçik olarak tanzim ve tavzih ederken,bu vazifenin inceliklerini gün ışığına çıkarmıştır.Kim hak yolda sabit olmak isterse,hiçbir tevile kalkışmadan bu hükümlere harfiyen riayet göstermelidir.Bu yüce emirlerin inceliklerini bizim aklımız kavrayamasa da onlarda pek çok hikmetler vardır



Kaynak : Mehmet Emre / Fetvalar / C:2 / bkz:57-60