Kadın Kocasının Hizmetini Seve Seve Yapmalıdır

İslâma göre kadın ve erkek birbirlerinin yardımcıları ve dert ortaklarıdır. Ailede erkek reis olduğundan kadın onun emirlerine itaat etmekle mükelleftir.Bilindiği gibi ailenin harici işlerini yüklenen evin geçimini temin eden, her türlü ihtiyaçları gideren erkek olduğu için bu kadar zor şartlarda olan kocasına karşı kadın son derece dikkatli olmalıdır. Çünkü çeşitli işlerde yorulan ve bitkin bir halde olan erkek eve döndüğü zaman karısının kendisini güler yüzle ve tatlı dille karşılamasını ve ruhen kendisine destek olmasını ister.

Bu sebeple düşünceIi bir kadın kocasını daha kapıda güler yüzle karşılar ve onun gönlünü alarak ruhunu dinlendirmeye çalışır.Erkek eve bir şeyler almışsa onları elinden alarak, soyunmasında ve giyinmesinde ona yardımcı olmalıdır.

Peygamberimiz (S.A.S) buyuruyor ki:«Kadınların hayırlısı, yüzüne bakınca seni sevindiren, emredince itaat eden, senin gıyabında namusunu ve malını koruyandır.» (1)

Kadın kocasının üzgün, kederli ve hasta zamanlarında onun bu hallerini büyük alaka ve anlayışla karşılamak ve onun gönlünü almak için elinden geleni yapmalıdır. Özellikle hastalığında gerekli hizmetini görmeli ve asla kalbini kırmamalıdır. Zira zaman değişir ve kendisi hasta düşebilir. Kadın ayrıca hizmetleri yaparken, bunu kendine yük telakki etmemeli ve hizmetini Allah rızası için yapmalıdır. Allah için yapılan hizmetler boşa gitmez ve Allah katında mükafatına ve sevabına nail olunur.

Peygamberimiz (S.A.S) buyuruyor ki:”Kocası kendisinden hoşnud olduğu halde ölen bir kadın, cennete girer”

  • Medine’de diğer kadınlardan daha güzel konuşan Esma adında bir kadın diğer kadınlar tarafından Resûlullah’a gönderildi. Resûlullah’ın huzuruna gelince şunları söyledi:

«Anam babam sana feda olsun, ya Resûlullah! Ben senin huzuruna kadınların elçisi olarak geldim. Allah seni hem kadınlara ve hem de erkeklere peygamber olarak gönderdi. Biz sana ve senin Rabbine iman ettik. Fakat biz kadınlar evlerimize kapanmış kalmış, erkeklerimizin şehevi arzularını tatmin ediyor ve çocuklara bakıyoruz. Siz erkekler ise Cuma namazları kılıyor, camiye gidiyor, hastaları ziyaret edip hal hatır soruyor, cenazeleri teşyi ediyor ve birkaç kez hacca gidiyorsunuz. Siz erkekler bu hallerinizle bizden üstünsünüz.

Bunların içinde en faziletli olan da Allah yolunda savaşmak (mücâhede)tır. Erkekler Hacca ve Umreye giderken veya kâfirlerle savaşırken ve savaşmak üzere evlerinden çıktıkları zamanlarda, sizin mallarınızı biz muhafaza eder ve iplik eğirir elbiseler yapar çocuklarınıza bakarız.

Biz bu durumda o faziletlerin ecir ve mükafatından sizlere ortak olamaz mıyız?»

Esma’nın sözlerini beğenen ve buna işaret eden Resûlullah şöyle buyurdu:

«Ey kadın! Dinle ve seni bana gönderen taraftarlarına söyle ki, kadının kocasını memnun etmesi o faziletlerin hepsine denk olur.»

Medine’de adı Havla-i Attare olan bir kadın vardı ki bir gün Hz. Aişe’nin huzuruna gelerek:

– Ey müminlerin annesi, benim kocam filancadır. Ben sanki yeni gelinmişim gibi her gece onun için süslenir ve yeni gerdeğe girecekmiş gibi kokular sürünürüm. Yatağına öylece girerim. Bunları yaparken Allah’ın rızasını kazanmak isterim. Kocam ise bana darıldı ve benden yüz çevirdi, dedi.

Hz. Aişe, Resûlullah içeri girene kadar o kadına:

  • – Otur, dedi.

– Havla diyor ki:

  • – Biz, Hz. Aişe ile oturup konuşurken Resûlullah içeriye girdi ve:

– Bu koku nedir Havla mı geldi? Yoksa ondan bir şey mi aldınız? buyurdu.

  • Hz. Aişe dedi ki;

– Hayır. Yeminle söylüyorum ondan bir şey almadık ya Resûlullah!

  • Havla, başından geçenleri Resûlullah’a anlattı. Resûlullah da Havla’ya hitaben:

– Git kocanın sözünü tut ve ona itaat et, buyurdu.

  • Havla sordu ki:

– Ey Allah’ın Resûlü emrinizi yerine getiririm. Eğer bunları yaparsam nasıl bir sevap kazanırım?

  • Resûlullah buyurdu ki:

– Bir kadın kocasının evinde bir şeyi düzelterek, yerleştirerek, birtakım işler yaparsa Allah o kadına bir sevab yazar ve bir günahını da siler. Onun cennetteki derecesini bir kat daha yükseltir. Kocasından hamile kalan bir kadın sabahlara kadar namaz kılmış, gündüzün oruç tutmuş ve Allah yolunda harbetmiş gibi sevap kazanır. Doğum sancıları çeken bir kadın, çocuğu doğuracağı anda her sancısı için bir köle azat etmiş gibi sevap kazanır. Çocuğunu memeden kestiği zaman gökten ona şöyle bir nida gelir:

  • «Ey kadın, senin amelin şimdiye kadar ki geçirdiğin ömrün için yeterlidir. Bundan sonraki hayatın için amelini yenile. Onun için çalış.

Bir gün peygamberimiz:

«(Mirac’da) cehennem bana gösterildi. Oraya baktığımda cehennem ehlinin çoğunun kadınlar olduğunu gördüm. Onlar küfrederler.» diye buyurduğunda

  • Ashab:

«Ey Allah’ın Resûlü! Onlar, Allah’a mı küfrederler?» diye sordular.

  • Peygamberimiz şöyle buyurdular:

«Kocalarının iyiliklerine karşılık onlar nankörlük ederler. Onlardan birine asırlar, yıllar boyunca iyilik etsen de senden bir defa hoşlanmadığı bir hareket görse «ben senden zaten bir şey görmedim» der.» (2)



Kaynak= Turan Yazılım / Mürşit 5 – İlmihal – Evlilik Hayatı Ve Mahremiyetleri

(1) Müslim, c: 4. s: 1958. —(2) Buhari. c: 1, s: 13.