Kadın Erkek Eşitliğine Dair Bazı Meseleler

  • 13 Nisan 2018
  • 66 kez görüntülendi.

Kadın Erkek Eşitliği



Kadın-erkek bazı konularda eşit olup aynı derecede hak, yetki, sorumluluk ve vazife sahibidirler. Bu konuları şöyle özetleyebiliriz:

1-Erkek-kadın her insan, Allah tarafından şerefli bir varlık sıfatıyla yaratılmıştır. Şu âyet, bunu ifade etmektedir: ”Şüphesiz biz âdemoğullarını (insanları) şerefli bir sıfatta yarattık.(1)” ,Ancak bu şerefi iman ve itaat ile koruyamayanlar, varlıkların en alt derecesine düşmektedirler. Bu aşağı seviyeye Kur’an’da ”esfel-i sâfilin” denmektedir (2)

2-Erkek-kadın her insan, yaşama ve dokunmazlık hakkına sahiptir. Kimsenin hayatı diğerinden daha değerli veya daha değersiz değildir. Herkesin kanı, ırzı, şerefi ve malı koruma altındadır.Suçu sabit olana kadar herkes suçsuzdur.Kimse annesinden günahkar doğmamıştır.

Haksız yere kimse insan canına kıyamaz. Dinimize göre haksız yere bir insanı öldürmek, bütün insanları öldürmek zulüm vr vebaldir (3)

İnsan bu kadar kıymetli ve koruma altındadır.

3-Erkek-kadın her insan yüce Allah’a kulluk için yaratılmıştır. ”Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım(4)” âyeti bu hakikati ifade etmektedir.

4-Yüce Allah’a davette erkek-kadın, bütün insanlar eşittir.Dinde insan ayırımı yoktur. Din, güneş gibidir; bütün insanlara rahmet ve ışık yapılmıştır. Onda erkek kadın ayırımı yapılmaz. Allah’a ve hak dine inanan, sâlih amel işleyen ve haramdan sakınan herkes yüce Allah’a dost olur.

İman etmeyen kimseler ise peygamberle aynı sülâleden gelse Allah’ın rahmetinden uzak, peygamberin şefaatinden mahrum olur. ”Yakın akrabanı uyar'(5)’ âyeti, indiği zaman Hz. Peygamber (s.a.v), bütün kavim, kabile ve aile fertlerini toplayarak, hepsine birden şöyle hitap etmiştir:

”Ey Kureyş, ey Abdümenafoğulları, ey Hâşimoğulları, ey Abdulmuttaliboğulları, ey halam Safiye, ey kızım Fâtıma! Hepiniz (hak dine uyup) kendinizi cehennem ateşinden kurtaracak ameller yapın. Diğer insanlar âhirette sâlih amellerle gelirken, sakın siz dünya ile gelmeyin. Benim gerçek dostlarım ve yakınlarım Allah’tan korkan kimselerdir. Sakın hak dini terk edip küfre dönmeyin. Eğer iman ve amel yapmazsanız ben size gelecek azabı geri çeviremem.'(6)’

Allah katında en kıymetli ve en sevimli insan, takvâ ölçülerine göre güzel dostluk yapan insandır. Bu dostluk ve edepte kadın-erkek, evli-bekâr, beyaz-siyah, doğulu-batılı, Türk-Arap, zengin-fakir ayırımı yoktur.

Bu ne güzel ve ne adaletli bir ölçüdür!

5-Erkek-kadın, sevapta ve cezada eşittir. Mükellef çağdaki her insan, imandan sonra sâlih amel yapıp kötülüklerden kaçınmakta aynı derecede sorumludur. Şu âyetler bunu ifade etmektedir:

”Rableri onların dualarını kabul etti ve şu hükmü bildirdi: Sizden erkek olsun kadın olsun sâlih amel eden kimsenin amelini zayi etmem. Bu konuda sizler (kadın-erkek) aynısınız.(7)”

Suçta ve sevapta kadın-erkek eşittir. İnkâr ve isyan içindeki erkekle, bunları yapan kadın aynı derecede sorumludur. Her ikisine de tövbe farzdır; tövbe edenler günahlarından temizlenir yüce Allah’a dost olur. Tövbe etmeyen kadın ve erkeğin her günahı bir kötülük olarak yazılır, -Allah korusun- her ikisi de ilâhî gazap, azap, lânet ve zillet içine düşer.

Hesap anında ve adalet önünde herkes eşittir. Sevap ve mükâfat da böyledir; Allah için bir iyilik yapan erkek veya kadına en az on sevap verilir. Bu sevap onun ihlâsına göre yüz, yedi yüz ve daha fazlasına kadar çıkar. Cennet nimetleri erkeğe kadına göre değil, yapılan sâlih amele göre lutfedilir. Bununla birlikte kadın-erkekle her konuda eşit değildir; eşit görmek yaratılışa aykırı, hikmete terstir.

İslam’da Kadının Miras Hakkı



Kaynak= Turan Yazılım – Mürşit 5 – İlmihal – Kadın Ve Aile İlmihali

1-İsrâ 17/70. ; 2-Tîn 95/5. ; 3-Mâide 5/32. ; 4-Zâriyat 51/56. ; 5-Şuarâ 26/214. ; 6-Çeşitli rivayetler için bk. İbn Kesir, Tefsîr, 6/166-167 (Riyad 1997); Süyûtî, ed-Dürrü’l-Mensûr, 6/326-329; ayrıca bk. Buhârî, Vesâyâ, 11; Nesâî, Vesâyâ, 6; Dârimî, Rikak, 23. ; 7-Âl-i İmrân 3/195.