Kaderle İlgili Meseleler 3.Rükun 7 Mesele

1.MESELE=Hiç kimse yüce Allah’ın kendisi için geçmişinde bilmediği gibi ne şimdisinde nede geleceğinde yani kapalı olan gayba dair konular hakkında hiçbir bilgisi olmadığı için,bilmediği şeye göre hareket edemeyeceğindendir ki; bildiği konulara göre,emredilen emir ve yasaklara göre hareket etmesi mecburidir ve zaruridir.İşte bu yüzdendir ki sen tedbirini alacaksın ve tedbirini aldıktan sonra işi Allah’a havale edeceksin.Olacak şey varsa zaten olur ama olduğu zaman da keşke şöyle yapsaydım böyle olmazdı,şöyle yapsaydım şöyle olmazdı gibisinden ah vah çekmezin.Tedbirini almadan işi Allah’a havale edersen ve istemediğin bir sonuç ile karşılaşırsan bu seferde kaderini kötüleyeceksin,-haşa- Allah’a iiftira atacaksın.Nitekim yüce Allah “Ve ihtiyat tedbirinizi alınız (1)” buyurmaktadır.

2.MESELE=Sizin tabirinzle Allah’ın dediği olur.Amenna bunda en ufak ne bir şüphe duyarız ne de en ufak bir tereddüt yaşarız.Allah’ın dediği olur doğrudur.Ama Allah’ın senin hakkında ne dediğini bilmediğin ve bilemeyeceğin içindir ki yine aynı şekilde yüce Allah’ın belirttiği emir yasaklara riayet etme zorunluluğu ortaya çıkıyor.Sen bu emir ve yasakları ifa ettikten sonra yüce Allah ama kabul eder ama etmez,orası onun yüce Zat’ına kalmış bir husustur.Ama sen Allah’ın dediğini yapmazda tam aksi bir yönde seyredecek olursan eğer, o zaman yüce Allah’ın cehennemlik insanların vasıflarını saydığı kişiler kategorisine girersin ki işte o zaman Allah’ın dediği olur.

3.MESELE=Sizin tabirinizle tedbirinizi almadan işi Allah’a havale ediyorsunuz;o zaman sorarım size ki bu durumda yüce Allah insanlara aklı ne diye verdi.Ne diye o aklı kullanarak iyiyi ve kötüyü seçmesini istedi ve madem herşey takdiri ilahidir-yazılıdır,o zaman neden yüce Allah insanları kendine çağırıyor ve kendilerine yönelmelerini istiyor.İşte bu sualleri kendinize soracak olursanıziçine düştüğünüz çelişkiden ve yanlış olan kader anlayışından az da olsa kurtulursunuz.

4.MESELE=”Şayet Allah dileseydi onların hepsini elbette doğru yol üzerinde toplardı (2)”,”Şayet Allah dileseydi sizi zora koşardı (3)”,Eğer Allah dileseydi onlar müşrik olmazlardı (4)” vb diğer ayetler için dediniz ki:Eğer Allah dileseydi biz O’na şirk koşmazdık,emir ve yasaklarına harfiye uyardık vs vs savsatalar içine düştünüz ve yüce Allah’a yakışmayanacak bir şekilde iftira attınız.İşte yüce Allah’ın “O halde onları, uydurdukları yalanlarla başbaşa bırak! (5)” ayet-i celilesine muhattap oldunuz.

5.MESELE=Şayet Allah dileseydi O’nun emir ve yasaklarına uyardık diyerekden kurtulmaya çalıştınız.Ancak yüce Allah Kur’an-ı Kerim-i onunla amel etmeleri için,içerisindeki emir ve yasaklara riayet etmesi için insana indirdi.Bu durumda Kur’an-ı Kerimdeki emir ve yasaklarla hayvanlar değil insanlar yükümlüdür.Allah’ın dilemesi kainatta yer alan,görünen ve görünmeyen,bilinen ve bilinmeyen,en küçüğünden en büyüğüne kadar ne varsa hepsi için geçerlidir.Ancak Allah’ın emri sadece insanlar için geçerlidir.Emir geldikten sonra işi Allah’ın dilemesine bağlayamazsın.Sen emirleri uygularsın,yüce Allah dilediğini yapar.

6.MESELE=Bir hadis-i şeriflerinde Resulüllah (s.a.v):Allah (c.c) birtakım sınırlar koymuştur,onları aşmayın.Birtakım farzlar ve vazifeler belirlemiştir, onları bırakıp zayi etmeyin.Birtakım haramlar koymuştur,onları çiğnemeyin.Birtakım şeylere de unutmaksızın -size olan merhametinden değinmemiştir- onları da sormayın şeklinde buyurmuştur.Bu durumda emir verken,emri uygulamak yerine kaderi sorgulamak -ki faydası olmayacaktır zarardan başka- ahmaklığın ta kendisidir.

7.MESELE=Başka bir hadis-i şeriflerinde Resulüllah (s.a.v):Kendinden başka ilah bulunmayan Allah’a yemin olsun ki;sizden biri Cehennem ehlinin amelini işler,işler,Cehennem ile arasında sadece bir arşın ya da bir kulaç mesafe kaldığı bir vakitte yazgı galip gelir ve o Cennet ehlinin amelini işleyip Cennete girer.Bir adam da Cennet ehlinin amelini işler işler,Cennet ile arasında sadece bir arşın ya da bir kulaç mesafe kaldığı bir anda yazgı galip gelir ve o Cehennem ehlinin amelini işleyip Cehenneme girer buyurmuştur ki burda anlatılmak istenen şudur ki:Allah’ın rahmetinden ve mağfiretinden ümidinizi kesmeyin ancak yaptığınız amellerede güvenerekden, böyle böyle yaptım,şöyle şöyle yaptım diyerekden bir nevi Allah’ı kendinize borçlandırmış gibi davranmayın.Ümit ve korku.Allah’ın rahmetinden ve mağfiretinden ümidini kesme ama azabına maruz kalabileceğin ihtimalini de unutma.

(1-Nisa Süresi’71/102);(2-En’am Süresi’35);(3-Bakara Süresi’220);(4-En’am Süresi’107);(5-En’am Süresi’137)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.