Kuran Yurdu

İyiliği Emretmenin Ve Kötülüğe Engel Olmanın Vacipliği Ve Bunun İhmali Halindeki Kınama

    İyiliği Emretmek Ve Kötülükten Sakındırmak



    Yüce Allah şöyle buyurmaktadır : Sizden hayra çağıran,iyiliği emredip kötülüğe engel olan bir topluluk bulunsun.İşte onlar kurtuluşa erenlerdir (1).Burada iyiliği emretmenin ve kötülüğe engel olmanın farz-ı ayn değil,farz-ı kifaye olduğu ve bir grup insan tarafından bu görev yerine getirildiğinde farziyetin diğerlerinin uhdesinden düşeceği görülmektedir.Çünkü ayette yüce Allah ‘Hepiniz iyiliği emredin’ buyurmadı.’Sizden hayra çağıran bir topluluk bulunsun’ buyurdu.O halde bir kişi veya bir grup bu görevi yerine getirdiği zaman diğerleri üzerindeki sorumluluk kalkar.Ayette kurtuluş,bu görevi yerine getiren ve yapanlara tahsis edilmiştir.Eğer hiç kimse bu görevi yapmazsa elbette onu yapmaya gücü yetenlerin hepsi günahkar olur

    Başka bir ayette yüce Allah şöyle buyurmaktadır : ‘Hepsi bir değildir,ehl-i kitap içinde istikamet sahibi bir topluluk vardır ki gece saatlerinde secdeye kapanarak Allah’ın ayetlerini okurlar.Onlar Allah’a ve ahiret gününe inanırlar,iyiliği emrederler,kötülüğe engel olurlar ve hayırlı işlere koşuşurlar.İşte bunlar salihlerdendir (2).Yüce Allah burada sadece Allah’a ve ahiret gününe iman etmeleriyle onların salihlerden olacaklarını söylememiş,iyiliği emredip kötülüğe engel olmalarını da eklemiştir.

    Yine yüce Allah iöyle buyurmuştur : ‘Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin velileridir.Onlar iyiliği emrederler,kötülüğe engel olurlar (3).Yüce Allah,burada müminleri iyiliği emrederler olarak nitelendirmektedir.O halde iyiliği emretmeyi bırakan kişi bu ayete nitelenen müminler zümresinden değildir.

    İyiliği emretmek ve kötülüğe engel olmakla ilgili hadislere gelince

    Allah’ın koymuş olduğu sınırların yanında duran,onları aşan ve onlar hakkında hileye başvuran kimseler bir gemide yolculuk eden insanlara benzer.Onlardan bir kısmı geminin en alt,en zorlu ve en kötü katında,bir kısmı da en üst katında yolculuk yapmaktadır.Geminin alt katında olanlar su almak istediklerinde üst kattan geçmekte ve oradakilere eziyet vermektedirler.Derler ki,payımıza düşen alt katta bir delik açsak da oradan su alsak ve böylece üst kattakilere eziyet vermesek.Üst kattakiler onları ve yapmak istedikleri şeyi haline bırakırlarsa hep birlikte helak olurlar.Onların ellerinden tutarlarsa hep birlikte kurtulurlar.

    Bir keresinde Huzeyfe (r.a)’a ; Yaşayan ölünün kim olduğu sorulunca şöyle cevap verdi : Yaşayan ölü,kötülüğü ne diliyle ve ne de kalbiyle inkar etmeyen kimsedir.

    Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur : Sizden öncekilerden birisi günah işlediği zaman bir başkası tazir yoluyla ona engel olur,ertesi gün sanki dün onu günah işlerken görmemiş gibi onunla oturup yer içerdi.Allah onların bu durumunu görünce hepsinin kalplerini birbirine benzetti,sonra da Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle onlara lanet etti.Muhammed’in nefini elinde tutana yemin ederim ki ya iyiliği emredip kötülüğe engel olur,aptallık edenin elinden tutup onu doğruya döndürürsünüz ya da Allah kalplerinizi birbirinize benzetir,sonra da onlara lanet ettiği gibi size de lanet eder.

    Gücü yettiği halde gördüğü kötülüğü inkar etmeyenin günahı hakkında ise:

    Ebu Bekir (r.a),Allah’a hamd edip O’nu övdükten sonra şöyle dedi : Ey İnsanlar ! Sizler Ey iman edenler! Siz kendinize bakın.Siz doğru yolda olunca sapan kimse size zarar veremez ayetini okuyorsunuz.Bizler Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurduğunu duyduk : İnsanlar kötülüğü görüp onu değiştirmezlerse pek yakında Allah onların hepsini birden cezalandırır

    Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur : Ya iyliği emredip kötülüğe engel olursunuz ya da Allah kötülerinizi iyilerinize musallat eder ve iyileriniz bundan kurtulmak için dua ederler ama duaları kabul edilmez.

    Hz Aişe (r.a) şöyle anlatıyor : Bir keresinde Resulüllah (s.a.v) nefes nefese eve girdi.Yüzünden onu bir şeyin bu hale getirdiğini anladım.Hiç konuşmadan abdest alıp dışarı çıktı.Ben de odanın tavanına asılıp onu izledim.Minbere çıkıp Allah’a hamd-ü sena ettikten sonra şöyle buyurdu : Ey İnsanlar ! Şüphesiz ki Allah sizlere şöyle buyuruyor : Bana dua edip duanızı kabul etmeyeceğim,benden bir şey isteyip istediğinizi veremeyeceğim ve benden yardım talep edip size yardım etmeyeceğim zaman gelmeden önce iyiliği emredin ve kötülüğe engel olun

    Hz Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur : Başınızdaki idareciler çoğalıp kadınlarınız haddi aştığı zaman haliniz ne olacak! Dediler ki,bu söyledikleriniz olacak mı ey Allah’ın elçisi? Buyurdu ki evet,bundan daha kötüsü de olacak.Dediler ki,bundan kötüsü nedir ey Allah’ın elçisi? Buyurdu ki ; İyiliği emretmez ve kötülüğe engel olmaz hale gelmenizdir.Dediler ki bu da olacak mı ey Allah’ın elçisi? Buyurdu ki evet,bundan daha fazlası olacak.Dediler ki fazlası nedir ey Allah’ın elçisi? Buyurdu ki ; İyiliği tanımaz ve kötülüğü inkar etmez hale gelmenizdir.Dediler ki,bu da mı olacak? Buyurdu ki evet,daha fazlası olacak.Aranızda iyilik kötü,kötülük ise iyilik sayılır hale gelecek.



    Kaynak : İbnü’l-Cevzi / Minhacü’l-Kasıdin Ve Müfidü’s-Sadıkin / C:I / bkz: 513-517

    (1- Al-i İmran 104) (2- Al-i İmran 113-114) (3- Tevbe 71)

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.