İslam Kolaylık Dinidir

Yazıklar olsun o kimseye ki, 

Peygamber (s.a.v)’in özel durumlar için söylediği, bir takım hudutlarla ulu şeriata sınırlandırdığı ve bir takım bağlarla da bağladığı bu şerefli kelimeleri kötüye kullanır.

Yazıklar olsun o kimseye ki;

Seni şeriata hürmetten menetmek ister veya onun kanunlarına tecavüz eder, hatırına bu kelime (şeriat kelimesi) geldiği zaman, son süratle bu kanunlardan ve gerçek dinin kolaylaştırdığı bu şartlardan uzaklaşır,gafil kalır!

Fakat bu demek midir ki,

İnsan mesela Ramazan da açlıktan dolayı düştüğü zaman dünya hastalıklarına tutulur ve kendisinin felakete doğru gittiğini zanneder, eğer iftar vaktine kadar sabredemezse, şeytanın sesine uyarak orucunu bozar, çünkü din kolaylaştırır diyerek?

Hasta olduğu zaman,kendisinde ona bir şifa var diyerek şarap içmeyi mübah gören kimse dini kolaylaştırır mı? Din kolaylaştırır prensibine dayanarak iyice yıkamadan, azalarının yarısını terkederek süratlice abdest alan kişi dini kolaylaştırır mı? Hakikati söyleyelim !

Ey Müslümanlar!

Biz hadislerin sadece zahirini ezberliyoruz da onların aslını açıklamıyor ve söylenen hadisin hedefini bilmiyoruz. Böylece de çıkarlarımıza uygun düşen, zahirini tembellik üzerine yorumladığımız hadislere iltimas geçiyoruz. Çünkü ibadetlerimiz, Hak rağbetinden ve bir ruhtan uzaktır.

Şimdi durumlarının bir çoğunda, bu güzel kelimeyi muhafaza eden ve kullananlardan kim vardır ? O sözlerin aslında ve söylenmiş olduğu sebebinden araştırma külfetine girecek kişi bulunmaz. Çünkü o,eğer şöyle kafasını biraz yorsa, bu ‘din kolaylaşrır‘ sözünün ibadetten ayakları şişinceye kadar, gecesini gündüzüne katarak ibadet eden bir adam hakkında söylendiğini hemen çıkarır.

Evet bu söz kazanılması kolay olmayan Allah’ın rızasını isteyerek, vücudunu yoran kuvvetini tüketen ve vücuduna azap etmede, seve seve azap etmeyi tekrarlayan bir adam için söylendi. Peygamber (s.a.v) bu adamın durumunu öğrenince, onun bu vücudunu zayıflatma işini hafifletmesi için şöyle buyurdu;

‘Din kolaylaştırır ve sadece ona galip gelen kişiyi,ibadeti ve zikri iki misli yapmaya çağırır’

Bugünün abidi ise tembeldir, ibadetin kısaltılmasını ister, müçtehit için söylenen sözü, ifrat ve ihtimaline yardımcı yapmak için alır. İki adamın arasında büyük bir fark yoktur. Öyle ise, yollarında yürümek ve bıraktıkları örgülerini tamamlamamız için salih selefin amellerine müracaat da Müslüümanların en şiddetli ihtiyacıdır.

Peygamber (s.a.v)’in bu sözü söylediği adamın ibadet ettiğinin yarısı kadar bile olsa ne zaman Allah’a ibadet edeceğiz?

Zaten bunu yaptığımız zaman, Allah-u Teala’nın şu sözü içimizde gerçekleşir;

‘Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz’



Kaynak = Abbas Kerare / Din Ve Şehadet / bkz:190-191

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.