İslam Güzel Ahlaktır

İslam Güzel Ahlaktır



Değerli Mü’minler!

Bugünkü sohbetimizde güzel ahlakın dinimizdeki öneminden söz edeceğiz Ahlak kelimesi Arapça bir kelime olmakla beraber, ifade ettiği mana bizim için açıktır ve insanın iyi veya kötü olarak vasıflandırılmasına sebep olan huy ve davranışlarının bütünüdür.Ahlakın dinde önemli bir yeri vardır Peygamberimiz Kur’an-ı Kerim’de güzel ahlâkı ile övülmüştür

”(Ey Muhammed) şüphesiz sen yüksek bir ahlak üzeresin”(1) buyrulmuştur Peygamberimiz de; “Ben ancak yüksek ahlakı tamamlamak için gönderildim”(2) demiştir.Ahlakın dindeki bu önemli yeri sebebiyledir ki Peygamberimiz insanları, Allah’ı tanımaya ve yalnız O’na ibadet etmeye çağırırken ahlakî esaslara uymayı da öğütlüyordu Nitekim Peygamberimiz Kabe’yi ziyaret için gelen Yesrip (Medine) lileri Akabe denilen yerde karşılayıp onlara İslamiyeti telkin ettiği zaman şöyle demişti:

”Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamak, hırsızlık yapmamak, zina etmemek, çocuklarınızı öldürmemek, kendiliğinizden uyduracağınız hiçbir yalanla kimseye bühtan etmemek, iyi işi işlemekte karşı gelmemek üzere bana biat ediniz (yani bana söz veriniz) İçinizde sözünde duran olursa onun ecir ve mükafatı Allah’ın üzerinedir Bu dediklerimden birini yapıp da ondan dolayı dünyada cezaya uğrarsa bu ceza ona keffarettir Bunlardan birini yapıp da yaptığı işi Allah Teala örterse işi Allah’a kalır; isterse onu affeder, dilerse ona azap eder”(3)

Kur’an-ı Kerim’de kadınların biati ile ilgili olarak da şöyle buyruluyor; ‘

‘Ey Peygamber, inanmış kadınlar sana gelip, Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık etmemeleri, zina etmemeleri, çocuklarını öldürmemeleri, elleriyle ayakIarı arasında bir iftira uydurup getirmemeleri(4), iyi bir işte sana karşı gelmemeleri hususunda sana biat ederlerse onların biatlarını al ve onlar için Allah’tan mağfiret dile Şüphesiz Allah çok bağışlayan çok esirgeyendir“(5)

Görülüyor ki gerek Kur’an-ı Kerim ve gerekse Peygamberimiz, kendisine uymak isteyenlere uyacakları şartları bildirirken bu şartlar arasında ahlak ile ilgili hususlar ağırlığı teşkil etmektedir. Habeşistan’a ilk hicret eden müslümanları Habeş kralı huzuruna çağırıp doğup büyüdükleri ülkeyi niçin terkedip hicret ettiklerini sorduğu zaman muhacirler adına Hz Ali’nin kardeşi Hz Cafer şöyle demişti:

“Ey hükümdar, biz cehalet içinde yaşayan bir millet idik; putlara tapıyor, laşe yiyorduk, fuhuş yapıyorduk Akraba ile münasebeti kesiyor, komşuluk haklarına riayet etmiyorduk Kuvvetli olanımız zayıfı eziyordu Biz toplum olarak bu durumda iken Allah Teala bize acıdı lütfederek içimizden birini Peygamber gönderdi Soyu, iffet ve şerefi hepimizce bilinen birisi O, bizi Allah’a ibadete çağırıyor, atalarımızın tapınageldikleri ağaç ve taş parçalarını terketmemizi söylüyordu Bize, doğru söylemeyi, emanete ve akrabalık bağına riayet etmeyi, komşularla güzel geçinmeyi, kan dökmekten sakınmayı; fuhuştan, yalandan, yetim malı yemekten, namuslu kadınlara iftira etmekten, dil uzatmaktan uzak durmayı bildiriyordu

Allah’a ibadet edip ona hiçbir şeyi ortak koşmamayı emrediyor; namaza, sadaka ve iyiliğe, oruca davet ediyordu Biz de ona inandık, getirdiği dine uyduk Allah tarafından getirdiklerini tasdik ettik Onun haram dediğini haram bildik, helal dediğini helal tanıdık Bundan dolayı içinde yaşadığımız toplum bize düşman kesildi Bu sebeple hicret ederek ülkenize geldik”(6)

İşte İslam, getirdiği ahlak esasları ile ve ahlaka verdiği önemle o günkü toplumu böyle düzeltmişti.

Peygamberimiz ahlakı güzel olan Müslüman olmayanlara bile ilgi duyardı Tay Kabilesi Hz Ali tarafından esir alınmış ve esirler Medine’ye getirilmişti Bu kabilenin cömertliği ile meşhur şairi Hatim et-Taî’nin kızı Seffâne de esirler arasında bulunuyordu Bu kadın Peygamberimizin huzuruna çıkarak:

“Ey Muhammet, ben, kavminin efendisi olan Hatim et-Taî’nin kızıyım Babam, iyi ahlak sahibi idi Çoluk çocuğunu korur, köleleri ve esirleri azad eder, acı doyurur, çıplağı giydirir, konuğu ağırlar, yemek yedirir, karşılaştığı kimselere selam verir, hiçbir ihtiyaç sahibini geri çevirmezdi İşte ben böyle bir adamın kızıyım Babamın hatırı için beni serbest bırak” dedi Peygamberimiz;”Ne diyorsun, bu saydıkların mü’minlerin nitelikleridir, buyurduktan sonra “Bu kadını serbest bırakın Çünkü bunun babası güzel ahlâkı seviyordu, Allah Teala da güzel ahlâkı sever” buyurdu Orada bulunan Ebû Burde bYenar ayağa kalkarak:”Ey Allah’ın Resûlü, Allah Teala güzel ahlâkı seviyor mu? dedi Peygamberimiz: Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, bir kimse Cennete ancak güzel ahlakı sebebiyle girer” buyurdu(7)

Gerçekten Peygamberimiz güzel ahlaka büyük önem verirdi

O şöyle buyuruyor:

“Benim katımda en sevimliniz ve kıyamet gününde meclisime en yakınınız ahlâkı en güzel olanınızdır Sizden en sevmediğim ve kıyamet gününde meclisimden en uzakta kalacak olanlar; kibirli kibirli ağız eğerek gösteriş için lugat parçalayan ve çok konuşan kimselerdir”(8)

Ebu Hureyre (r.a) anlatıyor: Peygamberimize, insanların, cennete girmelerine en çok vesile olan şeylerden, sorulunca Peygamberimiz: “Allah’tan korkmak ve güzel ahlaktır” buyurmuştur.İnsanların cehenneme girmelerine en çok sebep olan şeyler nelerdir? Diye sorulunca, Peygamberimiz; “ağız ve üreme organıdır” buyurmuştur (9)

Güzel Ahlakın Tanımı Ve Özellikleri



Kaynak Site

1- Kalem, 4 ; 2- Muvatta, Hüsnu’I-Hulûk, 8 ; 3- Buharî, İman,11 ; 4- ”Elleri ile ayakları arasında bir iftira uydurmamak” demek, gayr-ı meşrû bir çocuk dünya ya getirip onu kocasına nisbet ederek iftira etmemek, demektir ; 5- Saf, 12 ; 6- İbn Hişam,c1, S 336 ; 7- İbn Kesir, el-Bidâye,11/213 ; 8- Tirmizî, Birr, 71 ; 9- Tirmizî, Birr, 62