İslam Düşmanlarına Karşı Uyanık Olun

İslam Düşmanlarına Karşı Uyanık Olun



Siz sizden yapılması istenen ve uzak durulması emredilen konuları yerine getirmeyip de bunlarda zaafiyet gösterip uzak durmadığınız zaman;bu sefer karşınızda bekleyen art niyetli insanların ve İslam düşmanı olan kişilerin eline kendinizi savunduğunuz ve lazım olduğu zaman savunmanızda yardımcı olacak silahı alacak bu sefer de senin silahınla sana karşı savunmaya ve karşı koymaya kalkışacaktır. Kaldı ki elinde silah olan birisine savunmasız bir durumda iken ne yapabilirsin.Yapacak olsan da bundan ne kadar başarılı çıkabilirsin.

Evet (biz) siz -sizler sizden istenilen yapılması emredilen ve farz kılınan İlimdir,namazdır, oruçtur,ahlaktır ,edeptir,hayadır vb diğer hasletleri yerine getirmediğiniz gibi,uzak durulması emredilen ve yapılmaması istenilen içki,kumar,zina,faiz vb kötü hasletleri yerine getirdiğiniz zaman bu sefer imanı ağaç yaprağı gibi sallanan kişilerin,münafıkların ve kafirlerin eline fırsant vermiş olacaksınız ve tabi olduğunuz dini değerlere sahip çıkmadığınız zaman bu sefer insanlar seninle beraber seninde dinin yargılayacak ve seni suçladığı gibi senin dini değerlerine de dil uzatacak kadar küstahlaşacak ve alçaklaşacaktır.

“Gösteriş,münafıklık,haksızlık,şüphe ve haram diz boyu olmuş.Hakk’a karşı nankörlük ve günahkarlıkta birbirine yardım eden çoğalmış. Evinde aciz,dükkanında takvalı;içerken zındık, koltuğuna kurulunca sıddıklar çoğalmış (1)”.

Ancak ne acıdır ki peygamber efendimiz İlim öğrenmek her Müslüman’a farzdır buyurmasına rağmen bundan uzak durdunuz ve Yahudiler,Hristiyanlar,Siyonistler ve diğerleri bu sefer senin dininde emredilmiş ve yapılması istenmiş vs diğer konuları öğrenerek,iman etmediği halde bu ayetler hakkında tefekkür ederek,sizin kabul edebileceğiniz ve sizi ikna edeceği şekilde öğrendikten sonra sizin karşınıza geçiyor ve öyle bir şekilde konuşuyor ve öyle akıcı bir üslup ile anlatıyor ki resmen seni kendisine hipnotize ediyor ve sen farkında olmadan dört tane söylemiş olduğu doğrunun yanında çeşitli şekillerle ve örneklerle İslam ile yakından uzaktan alakası bulunmayan ve İslam’ın emrettiği değil yasakladığı şeyi İslam da varmış ve yapılması emredilmiş gibi öyle güzel bir şekilde empoze ediyor ki,bir zaman sonra o dört doğruyu da ortadan kaldırıyorlar ve tamamen yalan yanlış bilgilerle insanları donatıyorlar.

Bizim araştırmaktan ve öğrenmekten yoksun,başkasının ağzından çıkacak iki söze bakarak bir şeyler öğrenmeye çalışan kardeşimiz bunların tutsağı ve kurbanı oluyor.Yani kaş yapayım derken kendi gözünü çıkarıyor ama bunun farkında olmuyor.

İlmi olmayan kişinin imanı da meyvasızdır.

Fasık,zalim ve cahil bir mümin,müminlerden çok münafıklara benzeyen biridir.Böylesinin imanı da şüpheye meyillidir.Bu hali onu iman isminden çıkarmaz.ancak onun imanı çıplak,giysisiz ve amelsiz olduğu için de kazançtan mahrumdur.Nitekim Allah Teala şöyle buyurmuştur:’Ya da imanından bir hayır kazanamamış kimseye imanı fayda sağlamaz (En’am’158). Nifakın da çeşitli makamları olduğu söylenmiştir.Onun yetmiş kapısının bulunduğu söylenmiştir.Aynı şekilde şirkin de tabakaları vardır.Allah Resulü’nun (s.a.v) şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:Şu dört şey kimde bulunursa halis münafıktır.Oruç tutup namaz kılsa ve mümin olduğunu iddia etse bile faydasızdır.Konuştuğunda yalan söyler,vadettiğinde yerine getirmez,emanet edildiğinde ihanet eder ve husumete girdiğinde düşmanlık yapar (2)”

Nitekim bu üstte anlattığımız konuya istinaden İbn Kesir şöyle bir açıklık getirmektedir:”Ehl-i kitaptan bir grup şöyle dedi:Müminlere indirilmiş olana sabahleyin (görünüşte) inanıp akşamleyin inkar edin (Al’i İmran’72).Bu onların dinle bağları zayıf kimselerin kafalarını karıştırmak için yaptıkları bir hileydi.Zira,günün başlangıcında mümin gözüküp sabah namazını Müslümanlarla kılmak,gün sonunda ise dinlerinden çıkmak,böylece cahil insanların ‘Onlar,Müslümanların dininden onda gördükleri kusur ve noksanlarından dolayı döndüler’ demelerini sağlamak üzere kendi aralarında konuşup anlaşmışlardı.İşte amaçları bu olduğundan ‘Belki onlar (böylece dinlerinden) dönerler’ demişlerdir.Ayet Müslümanlara tuzak kurarak,sabah namazını Resulüllah (s.a.v) ile birlikte kılan ve gün sonunda dinden çıkan,böylece insanlara bu dine girdikten sonra onda sapıklıkların farkına vardıkları imajı vermeye çalışan Yahudiler hakkında inmiştir (3)”.

Siz kendi kendinizi savunmayı öğrenin.Kaldı ki savunabileceğiniz bütün araç ve gereçler açıklamalar yapılmıştır,anlatılmıştır.Siz eğer sizi başkasının savunmasını bekleyipte miskin miskin oturacak olursanız eğer,hiç ummadığınız yerden düşman sızıp sizi sizden alacak ve sizin kontrolunüzu tamamen eline alacaktır ama siz bununda farkına varamayacaksınız.

Zatın birisi diyor ki:”Vallahi ben bu ümmetin fertlerinin niteliklerini Allah tarafından indirilmiş diğer kitaplarda görebiliyorum.Onlar dünyevi menfaatler için dinlerini satarlar.Dilleri baldan tatlı,kalpleri ise bibderden acıdır.İnsanlar için koyun postu giyinirler,kalpleri ise kurt kalbidir.Allah (c.c) der ki:Onlar bana böyle cüretkar oluyor,kendilerini benim rahmetim ile mi avutuyorlar ? And olsun onlara içlerinde bilgi sahibi olanları bile şaşkınlıkta bırakacak bir fitne göndereceğim (4)”.

Halkın ekserisi olan avam tabakası zaten ezbere konuşuyor ezbere konuştuğu ve ezbere yorumlar yaptığı gibi,o İslam düşmanlarının ekmeğine yağ sürüyor ama bunun da farkına varamıyor.Senin ezbere ve kendi görüşünle ortaya attığın her fikir ve görüş,İslam’dan koparılan bir parça oluyor ama bunun da farkına varamıyor.Ancak örnek olması gerektiği halde,örnek olmaktan çok ördeği andıran diğer tabaka ise de yaptığı ibadetin ne bilincinde ne de şuurunda.Yaptığından haberi olmadığı gibi sadece şekilden ibaret sanıp yerine getiriyor ancak anlam ve mana itibari ile ibadetin şuur ve bilincinden tamamen uzak.

“Bir adam Ubade b. es-Samit’e gelip şöyle dedi:Sana hakkında soru soracağım hususu bana bildir.Bir adam Allah için namaz kılmakla birlikte övülmesini de arzu ediyorsa,Allah için oruç tutmakla birlikte övülmeyi de seviyorsa,Allah için sadaka vermekle birlikte övülmeyi de seviyorsa,Allah için hac etmekle birlikte övülmeyi de seviyorsa bunun durumu senin kanaatine göre nedir? Ubade:Onun hiçbir ecri yoktur dedi.Çünkü yüce Allah şöyle buyurmuştur:’Ben ortakların en iyisiyim.Her kimin benimle birlikte ortağı varsa o nun (beni ortak ederek yaptığı amelinin) tamamı ona (ortak koştuğu varlığa)dır.Benim ona ihtiyacım yoktur (5)”

“Sanma ki ettiklerine sevinen,yapmadıkları ile övülmek isteyenler,evet,sanma ki onlar azaptan kurtulacaklardır.Onlar için elem verici bir azap vardır (Al’i İmran’188) ayetiyle de kendisinde olmadığı halde fazlasıyla varmış gibi gösteren riyakar ve gösterişçi kimseler kasdedilmektedir (6)”

“Münafık kötü huyludur.Kalbi inanmadığı halde diliyle tasdik eder.Davranışları sözlerinden farklıdır.Akşama başka sabaha başkadır (7)”

“Ehl-i kitaptan bir güruh birbirlerine, şöyle dediler: “Şu müslümanlara indirilen kitaba günün başlangıcında (zahiren) iman edin, sonunda da inkâr edin, olur ki onlar da şüpheye düşüp dinlerinden dönerler (8)”.

“Yaptıklarından ötürü sevinen, öbür taraftan yapmadıkları işlerden dolayı övülmek isteyen kimselerin sakın azaptan yakayı kurtaracaklarını sanma! Çünkü onlara o can yakıcı azap vardır (9)”.”Onlar kendi akıllarınca güya Allah’ı ve müminleri aldatırlar.Halbu ki onlar yalnız kendilerini aldatırlar da bunun farkında değillerdir (10)”.”Artık kim Rabbine âhirette kavuşacağını umuyorsa, makbul ve güzel işler işlesin ve sakın Rabbine ibadetinde hiç bir şeyi O’na ortak koşmasın (11)”

“İnsanların bazıları da vardır ki,inanmadıkları halde Allah’a ve ahiret gününe inandık (12)” diyenler gibi olmayın.Çünkü sonunda hesap var.Bu hesap sonucunda da ya cennetliksin ya cehennemliksin.Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez ancak Hz Ebu Bekir’in bir hutbesinde de zikrettiği üzere:Allah’ın hiçbir kul ile bir bağı yoktur ki ona özel muamelede bulunsun.Sizlerde takdir edersiniz ki münafıkların,iki yüzlülerin sonu elem verici bir azap ve acı bir pişmanlıktır.

Siz sözüyle özü birbirine uymayan kişilere bağlanmayın,onları pek de dikkate almayın,diz çöküp karşısında oturmayın ve onlarla dostluk ve arkadaşlık kurmayın.

Evet “Aldanmayın, onlar, asıl onlar Allah’ın emrine karşı gelmeleri, isyanları sebebiyle bozguncudurlar. Fakat yaptıklarının farkında değiller (13)” ve “Aslında onlar, böylece Allah’ı ve iman etmiş olanları aldatmak isterler. Halbuki onlar kendilerinden başka kimseyi aldatamazlar, bunun da farkına varamazlar (14)”



(1-Abdülkadir Geylani / el-Fethu’r-Rabbani / bkz:21);(2-Ebu Talib el-Mekki / Kalplerin Azığı -Kutü’l-Kulub / C:3 / bkz:433);(3-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:2 / bkz:437);(4-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:2 / bkz:120);(5-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:6 / bkz:622);(6-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:2 / bkz:597);(7-İbn Kesir / İbn Kesir Tefsiri -Tefsiru’l Kur’an’il Azim- / C:1 / bkz:228);(8-Al’i İmran Süresi’72);(9-Al’i İmran Süresi’188);(10-Bakara Süresi’9);(11-Kehf Süresi’110);(12-Bakara Süresi’8);(13-Bakara Süresi’12);(14-Bakara Süresi’9)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.