İşçi Ve İşveren İçin Kur’an da İş Ahlakı

İşçi Ve İşveren İçin İş Ahlakı Ve İş Hayatı Nasıl Olmalıdır ? Çalışmak İbadettir Sözünün Diyanet Dili İle Açıklaması



Dinimiz çalışmaya büyük önem vermiştir.Çalışan,gücü oranında toplumda bir şeyler üretmekte,alnının teri ile kazanmaktadır.Tembellik ise miskinliktir.Yoksulluğu ve başkasına muhtaç olma sonucunu doğurur.Kur’an-ı Kerim,çalışmayı kutsal bir uğraş olarak görmüş,insanın maddi ve manevi anlamda ancak emeğinin karşılığını alacağını ifade etmiştir.

‘Bilsin ki insan için kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.Ve çalışması da ileri de görülecektir (1)’

Kur’an-ı Kerim hem dünya hem de ahiret için çalışmayı emretmiştir.Bu nedenle,dünya için ahireti,ahiret için de dünyayı terk etmek doğru değildir.Kuş,tek kanatlı olarak uçamaz.Müslüman da,hayatında dünya-ahiret dengesini kurabilmelidir.Yüce Allah Kur’an-ı Kerim de:

‘Allah’ın sana verdiği mal ile ahiret yurdunu iste,dünyadan da nasibini unutma (2)’ buyurmuştur.

Hatta dinimizde dünya ahiretin tarlası olarak görüldüğü için insan,bu dünya hayatında çok çalışmalıdır.Ancak çalışmakla hem bu dünya hem de öteki dünya kazanılabilir.

Çalışmak Allah’ın emri olduğu için,çalışan insan,dini ve ahlaki bir emri yerine getirmiş olmanın zevkini duyar.Çalışmayıp tembel tembel oturan ise bunun sıkıntısını ve ezikliğini yaşar.Çoluk çocuğunu helal rızıkla besleyen kimsenin çalışması da ibadet yerine geçer.Ama dinimizde çalışmanın ibadet gibi görülmesi,dürüst ve ahlaklıca çalışmanın bir ödülüdür.Yoksa bu anlayış,çalışan kimse dini ibadetlerini yapmasa da olur anlamına gelmemektedir.

İş ve çalışma hayatında uyulması gereken kurallar bütününe iş ahlakı denir.İş hayatı,ahlak üzerine kurulduğu takdirde verimli ve bereketli olur.Ahlak ve dürüstlüğe dayanmayan iş hayatı,hem bereketten yoksun hem de kısa süreli olur.Çünkü insanlar da birbirine güven kalmamıştır.Verdiği sözde durmayan,borcunu zamanında ödemeyen,müşterilerini aldatan bir iş adamının,ticarette başarılı olması mümkün değildir.Peygamberimiz (s.a.v),doğru ve güvenilir tüccar hakkında şöyle buyurmuştur:

‘Doğru sözlü ve güvenilir tüccar (ahirette) peygamberlerle, dosdoğru olanlarla (sıddıklar) ve şehitlerle beraber olacaktır’

Tüccar ve esnaf,elindeki malı aşırı karla satmaya kalkışmamalıdır.Kimse pazarlık usulünü,karşısındakini aldatma yarışı olarak düşünmemeli,kişiliğine leke getirecek kadar hırslı olmamalıdır.Ayrıca kazandığını harcarken,çevresindeki yoksulları da düşünmeli,onları da gözetmelidir.Zengin bile olsa israftan kaçınmalıdır.

Çalışma hayatında saygı-sevgi , hak ve hukuk gözetme karşılıklı olmalı,işçi de işveren de birbirinin hakkını korumaya özen göstermelidir.Çalışan açısından baktığımızda o,kendisini işine vermeli,alın teri dökmeli,emeğini esirgememelidir.

Böylece helalinden kazanmış,aldığı ücreti hak etmiş olur.İşinde hile yapmayan,doğruluktan ayrılmayan,başkasının işinde ya da devlet kurumlarında kendi işinde çalışıyormuş gibi ciddi çalışan,kendisine emanet edilen malzemeyi yerinde ve dikkatli kullanan kimse,iş ahlakına uyuyor demektir.

İşveren açısından bakıldığında ise onun sorumluluğunun çalışandan daha fazla olduğu görülür.Çünkü sonuçta,birinin hakkının yenmesi,emeğinin karşılığını alamaması söz konusudur.Bu konuda Hz Peygamber (s.a.v)’in şu uyarısı,işveren konumunda bulunan herkesin dikkate alması gereken bir husustur:

Çalışanın emeğinin karşılığını,alnının teri kurumadan (zamanında ve tam olarak) veriniz.

Çalışmak İbadettir Sözünün Açıklaması Ve İzahı

Hakkından Fazlasını Almaya Çalışmak Açgözlülük Yapmak



Kaynak = Diyanet İşleri Başkanlığı / İslam’a Giriş Gençliğin İslam Bilgisi / bkz:: 356-357

(1-Necm / 39-40) – (2-Kasas / 77)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.