Kuran Yurdu

İnşikak Süresi Geylani Tefsiri

    Nasutiyet aleminin dar alanından lahutiyet fezasına doğru sülük eden ve kesret aleminden hicret ederek vahdet Kabesine yönelen kimselerden gizli kalmaz ki;

    Muhakkak ki geri dönüş ve başladığı noktaya geri geliş başlangıç ve zuhurun gerekleri üzeredir.Yine yükselme ve sarkma da alçalma ve düşmenin hükmünün aynıyladır.Tıpkı,ilk kez neşet edip ortaya çıkma esnasında,sonradan olma alametlerinden ve eksiklik şaibelerinden mutlak anlamda mukaddes olan lahutiyet alemi şeklinde tabir olunan ilahi isimler semasından bir çok çeşit kirlilikle kirlenmiş olan heyula ve tabiat alemine insan nefsi ve ruhunun inip düşmesinde olduğu gibi bütün yükselmeler alçalma ve düşmelerin hükmüncedir.

    İşte insan nefsi ve ruhu da Hak Teala onu,yani bu ruh ve nefse sahip olan insanı muvaffak kıldıktan ve O’nun katından kendisine bir inayet eriştikten sonra O’ndan yine O’nun cihetine doğru yükselir.

    Miracın ve yükselmenin sonsuz ilim ve hikmet sahibi olan yüce Allah’ın ezeli ve ebedi ilminde ve kaza levhinde takdir ettiği zamanı ve alametleri vardır.Hiç kimse onun vaktine muttali kılınmaz.Bilakis her türlü eksiklikten münezzeh olan yüce Allah,bu sürede bazı alamet ve emarelerden haber verdi

    ‘Ey’ rahmanın sureti üzere suret verilmiş olan ve sair zuhur yerleri arasında hilafet ve niyabet hikmeti ve tevhiddeki marifet maslahatı için seçilmiş olan ‘insan’ Kıymetini bil ve hakikatinden gafil kalma.’Kuşkusuz sen Rabbine doğru’,O’na yakınlaşma ve tevhid için,en nihayetinde beşeri hüviyetini Hak Teala’nın hüviyetinde fani kılacak bir gayret ile ‘çaba üstüne çaba sarf etmektesin’,hasılı ‘nihayet O’na varacaksın (6)’.

    Yani sen cehdin ve gayretin gereğince Rabbine kavuşacaksın.Hak Teala cihetinden bir cezbeden ve yine O’nun katından bir muvaffakiyetten sonra,iman ve irfanlarının alameti olarak amel defterleri sağlarından verilen ‘sağ ehli’ şeklinde damgalanmış olarak kısmet ve keramet erbabından olman için seni O’na ulaştıracak ve O’nda fani kılacak şeyden hiç ayrılmaman gerekir.

    SÜRENİN HATİMESİ

    Ey iman ve irfan fıtratı üzere yaratılmış olan Muhammedi muvahhid! Yüce Allahseni senin için kolaylaştırdığı şeye iyice yerleştirsin ve seni onun üzerinde sabit kılsın.Sana gereken odur ki,ilahi muvaffakiyet ipine sıkı sıkıya sarılasın ve doğru yolu gösteren mehdilerden olan nebi ve resuller ile onların hidayetiyle doğru yolu bulmuş ve davete icabet etmiş olan evliyadan tahkik erbabının eteklerine yapışasın.Çünkü onlar vücudun hülasası ve keşf ve müşahede erbabının da özüdürler.

    Onların ahlakıyla ahlaklanmalısın ve onlardan nakledilegen sünnetlerinin izini sürmelisin.Ve yine,tevfik erbabını tevhidin hoş,serin sularına ulaştıran,zan ve gaflet ehlinin kalplerine iyice yerleşmiş olan her türlü taklidi ortadan kaldıran mükemmel mürşidi yani yüce Kur’an’ı rehber edinmelisin.

    Onun zahirini ve batınını,haddini ve matlarını iyice düşünmen gerekir ki bununla yüce Allah’ın ona bahşettiği remizlerden daha üstteki remizlere ulaşasın.Ve yine onunla Zat’ın kutsiyeti içerisinde fani olmuş ve O’nun bekasıyla baki olmuş mukaddes nefislere cömertlikte bulunasın.

    Yüce Allah bizleri onların hizmetçileri ve ayaklarının tozu eylesin



    Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C:VI / bkz:365-367-371

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.