İnsanlar Birbirleriyle Nasıl Bu Kadar İyi Anlaşıyor

“On kişi içindeki iki kişi iyi anlaşıyorlarsa,bu iki kişinin birbirlerine benzeyen vasıfları vardır.İnsanlar bu hususta tıpkı kuşlar gibidirler. Havada uçan kuşlar nasıl kendi cinslerinden olmayan kuşlarla anlaşamazlarsa,kendi aralarında münasebet olmayan insanlar da aynı şekilde birbirleriyle anlaşamazlar (1)”.

Kim Allah’ı, Resûlünü ve iman edenleri dost edinirse (bilsin ki) üstün gelecek olanlar şüphesiz Allah’ın tarafını tutanlardır (2)”

Birinci ve ikinci bölümde üzerinde durulduğu üzere nasıl ki kurtla kuzunun arkadaşlık yapması beklenemez yine aynı şekilde bir konu üzerinde aynı şeyi veya birbirine yakın konuları düşünmeyenlerin arkadaşlıkları,dostlukları takdir edersiniz ki bir yerde sona erecektir ve bu sefer bu iki taraf birbirine düşman olacaktır belki de.Bu şuna benzer;Çok iyi anlaşan iki köpek düşünün ki bunların birbirlerine karşı ne düşmanlıkları ne de zıtlaşmaları var.Ama gel gör ki ikisinin beraber bulunduğu bir durumda önlerine bir kemik atacak olsan bu sefer dostlukları bitecek düşmanlıkları başlayacaktır.Çünkü bunların dostlukları ancak çıkar amaçlıdır ve çıkarların zedelendiği bir yerde de dostluklarının sona ereceği aşikardır.

İslam büyüklerinden Ebu Derda;”Allah’tan korkun ve kendinizi insanlardan koruyun.Çünkü onlar bir deveye binseler onun sırtını deler ve yara açarlar.Bindikleri atı çökertirler,hatta girdikleri kalbi de harab eder çıkarlar” buyurmuştur.Gerçekten de insanların birbirine verdiği vereceği zarar,o yabani diye gördüğümüz hayvanlardan, aslandan,ayıdan daha fazladır belkide.Birisi bedenini mahfederken diğeri imanını zedeliyor yada tamamen kaybolmasına sebep oluyor.İşte bundan dolayıdır ki Allah-u Teala bir ayet-i celile de “Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kâfirleri dost edinmeyin; (bunu yaparak) Allah’a, aleyhinizde apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?(3)”.Artık sen, bizi anmaktan yüz çevirenden ve dünya hayatından başkasını dilemeyen kimselerden yüz çevir. (4)”.Yok bunu dikkate almayacak olursan bunun zararını senden başkası görmeyeceği gibi ortaya çıkacak azaba da senden başkası maruz kalmayacaktır.Çünkü Allah-u Teala şöyle buyurmaktadır:

Ey iman edenler! Eğer kafir olanlara itaat ederseniz sizi gerisin geriye çevirirler. Artık büyük zararlara uğramış olduğunuz halde geri dönmüş olursunuz. (5))”.Bundan sonra Yüce Allah seni kesinkes uyardığı halde, öncesini ve sonrasını söylemesine rağmen neden bu muhalefet,neden bu gaflet,neden bu gerçekleşmesi zamana bağlı olan ahiret inancına olan zafiyet?

Hz Ali diyoır ki;”Aman ahmak ve bilgisizle arkadaş olma.Aman kendini ondan koru.Arkadaş oldukları akıllıları helak eden nice ahmaklar vardır.İnsan arkadaşlarına göre değerlendirilir.Bir şeyde başka bir şeyin benzerliği ve mikyası vardır.Kalbler buluştuğunda birinin diğeri üzerine delilliği vardır.Ahmak insan kar yapayım derken,farkına varmadan zarar girer “.

Şair ne güzel demiş;

  • Kişiyi sorma arkadaşını sor!
  • Zira,herkes arkadaşının peşinden gider.

Söylediklerimi dikkate almayacak olsanız da,umursamanızda gün gelecek ki can boğaza dayanıp da gözdeki perden kaldırıldığı zaman o zaman pişmanlık duyacaksınız ama ne mümkün.Artık görevli görevini ifa etmek için gelmiştir ve artık senin için geriye dönüş diye birşey olmayacağı gibi pişmanlıkların içinde boğulmaktan başka yapacağın bir şeyde olmayacaktır.Yüzünü haktan çeviren Allah’ın hükümlerine kulak tıkayan sağırlardan,Allah yarattığı bu eşsiz sanatı varlığı görmekten aciz olan körlerden ayrılın ve onlara sırtınızı dönün.Çünkü Yüce Allah:”Ey imân edenler! Sizden başka olanları dost edinmeyiniz (6)” buyurmaktadır.Ama İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz, halbuki: Onlar sizi sevmezler (7)”.Bu durumda insan sormadan edemiyor.Seni sevmeyen dostunu senin sevmen ne diye.Yukarıda iki köpek örneğini verdik ya bunlar tamamen çıkar amaçlı dostluklardır.

Alimlerden bir zat diyor ki;

Arkadaşlık edeceğin kimse,şu iki insandan biri olmalıdır.Yoksa hiç kimseye arkadaş olmamalısın

1-)Dinin ve diyanetin hususunda sana bir şeyler öğretebilecek ve senin de bir şeyler öğrenebileceğin ve bu konuda sana faydalı olabilecek bir kimse olmalıdır

2-)Dini konularda kendisine bir şeyler öğretebileceğin ve senden faydalanabilecek olan kimselerdir.Artık üçüncü bir kişiye arkadaş olmaktan sakın.

Geçmiş konularda üzerinde durduğumuz üzere “Kişinin Allah’ı zikir ve fikir haricinde söylediği her şey aleyhinedir” diye belirtmiştik.Gel gör ki aynı konu edindiğin yada edineceğin arkadaş içinde geçerli.Nitekim edindiğin arkadaş eğer belirtildiği üzere sana dini konularda yardımcı oluyorsa, öğretiyorsa,günaha meylettiğin yada günah işlediğin zaman seni uyarıyorsa,Allah’ın rahmetini ve azabını hatırlatıyorsa ne ala,ama bunlardan hiçbirisi yoksa bu kişi senin dostun değil düşmanındır.

Yazıyı sonlandırırken Gazali’nin şu sözlerine yer vermek isabet olacaktır;”Şimdiki zaman da bir kimseyle kardeşlik olacak olursan,onu sevmediğin ve hoşlanmadığın hareketlerinden dolayı ayıplama.Çünkü alacağın cevabın daha da kötü olup olmayacağından emin değilsin (8)”.Nitekim nasıl ki zulme rıza göstermek zulümsa aynı şekilde emr-i mar’uf nehy’i münker de o kişinin üzerine bir görevdir.Şayet arkadşaındır dostundur her neyinse senin şeriate yönelik uyarılarını dikkate almıyorsa yol ver gitsin.Senin için selamet olan budur. Çünkü “”İnsan kötüleri göre göre onlara alışır ve onlarla ülfet peyda eder ve kendisi de onlar gibi kötü olur.O zaman kadar kötülüğe ve kötülere duyduğu nefret hissi ortadan kalkar (9)”.”Ve nasıl küfre dönersiniz ki, sizlerin üzerinize Allah Teâlâ’nın âyetleri okunuyor ve aranızda da Peygamberi bulunuyor. Artık her kim Allah Teâlâ’ya sığınırsa muhakkak doğru bir yola çıkarılmış olur. (10).

Artık kim kendine dost olarak Allah ve Resulünü tutarsa kurtuluşa ermiştir.Dünyalık dostluklar peşinde koşan ise helak olmuştur vesselam



(1-İmam Gazali/el-İhya/ C:2/bkz:483) ; (2-Maide Süresi’56) ; (3-Nisa Süresi’144) ; (4-Necm Süresi’29) ; (5-Al’i İmran Süresi’149) ; (6-Al’i İmran Süresi’118) ; (7-Al’i İmran Süresi’119) ; (8-İmam-ı Gazali /el-İhya / C:2 / bkz:553) ; (9İmam-ı Gazali /el-İhya / C:2 / bkz:511) ; (10-Al’i İmran Süresi’101)