İnsanın Dini Tabiatı

Yüce Allah’ı bu dünyada açıkça göremeyiz.Fakat bütün varlıkların,olayların , sebeplerin arkasında ve ötesinde onun varlığı kesin bir gerçektir.Kendi benliğimizin farkına varmaya ve taramaya başladığımız anlar,aynı zamanda kendimizi Allah’a yakın bulduğumuz anlardır.Varoluşla ilgili gerilim ve huzursuzluklarımız,temelde kendi benliğimizi tam olarak kavrama ve onu kalıcı bir temele oturtma güçlüğünden kaynaklanmaktadır.Bilmeliyiz ki yüce Allah , varoluşumuzun,benliğimizin en derininde ve merkezinde yer alır.Bizi ona doğru sürükleyen ve ancak ona bağlanarak ve onu hatırlayarak tatmin ve huzur bulabileceğimiz bir tabiata sahibiz.Bu bakımdan Allah’ı hatırlamak kendi benliğimizi hatırlamakla,onu unutmak ise kendimizi unutmakla eş değerlidir

Benliğimizin asıl kaynağı olan yüce Allah,iç dünyamızda ve dışımızdaki evrende sayısız işaret ,delil,iz,belirti ve rehberlikle bize kendisini hatırlatır ve yansıtır.Hakikati bulmak isteyen için sayısız imkanlar vardır.Aklını,vicdanını ve diğer insani yeteneklerini sağlıklı geliştiren ve kendi doğal yönünde kullanan kimseler için din yolu,fıtrat ve erdem yoludur.Basiretli ve inançlı bir bakış açısıyla bir sivrisinek,yalnızca bir böcektir. ; inanan kimseler içinse ‘Rablerinden (gelen) bir gerçek’tir (Bakara 26)’

Allah’ı bilmek,Allah’ı sevmek,ona bağlanmak ve kulluğuna razı olmak,kendini bilen ve bulan kimsenin varacağı son duraktır.Din,bize sonradan öğretilen,dıştan zorlama ve baskıların bir ürünü değildir.Dinin kökü,kaynağı , çekirdeği, yaratılışımızın önündedir.Yüce Allah,kendi mührünü eseri olan her şeye vurmuştur.Allah’ın verdiği bu en güzel doğal renge uymak ve ona kulluk etmek,kurtuluş ve mutluluğun tek yoludur.

Allah’ın bütün elçileri,insanın kalbindeki bu ilahi mührü açmak,ona kendini tanıtmak için uğraş vermişlerdir.Kendini aldatma tuzağına düşenler,hakikate gözünü kapayanlar,ısrarla sürdürdükleri kötü ve yanlış davranışlar sebebiyle kalp gözü kapananlar dışında herkes,bu ilahi mesajda kendisini bulmuş ve kendisini bilmiştir.Değişmez olan bu fıtrat kanunu,kıyamete kadar yürürlüktedir ve bunun değiştirilmesi de mümkün olmayacaktır.Yüce Allah bu konuyla ilgili olarak şöyle buyurur;

Kendini,Allah’ın birliğine inanan bir kimse olarak dine yönelt! Allah insanları bu yaratılış (fıtrat) üzere yaratmıştır.Allah’ın yaratmasında da bir değişiklik yoktur.Dosdoğru din de budur,fakat insanların çoğu bilmezler (Rum 30)”

İnsanın dini tabiatı,zayıf ya da etkisiz kalabilir,geçici olarak düzeni bozulabilir ; fakat hiçbir zaman yol edilemez.Din duygusu,öz yaratılışımızda , benliğimizin derinliklerinde varlığını sürdürür.Allah’ı hatırlama,ona yönelme ve bağlanma insan hayatının asıl anlam ve amacıdır.Allah inancı,bir Müslüman’ın hayatının merkezinde en üstün ve en etkili değer olarak yerini alır.Dinden uzak bir hayat,benliğin parçalanması ve parçalarda boğulmak anlamına gelir.

İnsan,korku ve arzularının kendisini kışkırtmasından koruyacak dünya ötesi bir güce ve ilkeye ihtiyaç duyar.Bunun eksikliği, durumunda,benliğini,manevi ve ahlaki varlığını geliştirmek için gerçek bir neden bulamaz.Bu dünyada hoşumuza giden,bizi etkileyen ve peşinden sürükleyen pek çok şeyle karşı karşıyayız.Aynı şekilde çeşitli üzüntü,endişe , kaygı ve gerilimlerin,korkuların yakamızı bırakmadığı da bir gerçektir.

Dini değerlerle hayatını düzene sokamayan kimse için her arzu bir tutku ve tapınmaya dönüşebilir.Her korku,insanı bir başkasına bağımlı ve boyun eğici kılabilir ya da umutsuzluk ve şaşkınlık içinde benliğin çöküşüne yol açabilir.Allah’ın kulluğuna razı olmayan kimseler,sonuçta kendi bireysel arzularına ya da içinde yaşadığı toplumun kendi yansıtmaları olan toplumsallaştırılmış arzulara tapınmaya başlar.Böylece para,iktidar,şöhret , ideoloji,cinsellik , moda ve gösteriş,tüketim , spor,eğlence,alkol ve uyuşturucu ya da birtakım sapık inanç ve uygulamalar ;

Kişinin hayatını bütünüyle kuşatıcı ve yönetici bir etkinliğe ulaşır.Kendi öz yaratılışına,dini doğasına yabancılaşmış bir kimsenin gerçek huzur ve mutluluğu yakalaması,imkansız deneecek kadar zordur.



Kaynak = Diyanet İşleri Başkanlığı / İslam’a Giriş Gençliğin İslam Bilgisi / bkz: 18-20

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.