Kuran Yurdu

İnsani Sorumluluğun Şahsiliği

    İnsani Sorumluluğun Ve Cezaların Şahsiliği



    İslam anlayışında her insan,bireysel hayatında bağımsızdır ; davranışları yalnızca kendisini bağlar.Bir kimse,başka birinin yaptıklarından dolayı sorumlu sorumlu tutulamaz.Toplumda herkes eşit haklara sahip olup,kimsenin bir diğeri üzerinde mutlak güç ve yetkisi yoktur.

    Kur’an,her erkek ve kadının birey olarak ve her toplumun da toplum olarak sadece yaptıklarından sorumlu olduklarını sık sık dile getirir.Bir suçtan ancak o suçu işleyen sorumludur.Dolayısıyla kimse kimsenin suçunu yüklenemez,kimse kimsenin cezasını çekemez.Suç da ceza da bireyseldir ; yalnızca onu işleyen kişi sorumludur.İnsana çalıştığından ve işlediğinden başka bir şeyin faydası olmaz.

    Bu bireysel sorumluluk anlayışı,hayatın her alanında olduğu gibi dini görevlerin yerine getirilmesinde,Allah’la ilişkilerinde de geçerlidir.Bir kimsenin yaptığı ibadet ve iyiliklerin yalnızca kendisine faydası dokunur.

    Peygamber ya da bir başka din büyüğünün yakını olmak,onun soyundan gelmek,manevi kurtuluş için bir güvence oluşturmaz.İnsanları günahlarından kurtaracak bir aracı ya da kurtarıcı yoktur.Bir kimsenin bir başkasının günahını yüklenmesi de mümkün değildir.Bu yüzden herkes dikkatini ve çabasını kendi davranışları üzerine yoğunlaştırmalı,kendini düzeltip eğitmelidir.

    Doğru yolu seçen ve bu yönde hayatını sürdürmeye çalışan kimselere,sapıtanların sapıklığı bir zarar vermez.Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu,kimde zerre kadar kötülük yapmışsa onu görecektir

    Ahirette ne ana baba çocuğuna,ne de çocuk ana babasına doğrudan bir yardımda bulunabilecektir.Herkes kendi yapıp ettiklerinden hesaba çekilecek,ceza ya da ödülünü elde edecektir.Bir başkasının günahını yüklenmek ve onun adına ceza çekmek mümkün değildir.

    Sorumluluğun kişisel olması,herkesin aklını ve yeteneklerini en iyi şekilde kullanmasını gerektirir.Başkalarına güvenerek kendi görevlerini ve sorumluluklarını askıya almak ya da ihmal etmek doğru bir yol değildir.Herkes seçim ve kararlarında bilinçli olmak,sonuçlarını dikkatlice düşünerek hareket etmelidir.

    Bütün bu gerçekler,iyi,doğru ve güzel işlerde yardımlaşma ve dayanışmayı ortadan kaldırıcı dar görüşlü bir bencilliğe yol açmamalıdır.Ben yalnızca kendimi düşünürüm,başkaları beni ilgilendirmez ya da bana dokunmayan yılan bin yaşasın türündeki düşünce ve yaklaşımların İslam’da yeri yoktur.

    Sorumluluk kişisel olmakla birlikte,başkalarının acı ve felaketlerine,toplumun aksayan yönlerine duyarsız kalmak söz konusu değildir.Bir kimse,kendince çok değerli bir iyilik yapabilir.Fakat bunun fayda verecek sonuçları sadece kendisi ile sınırlı kalıyor ve başkalarına zararı dokunuyorsa,İslam böyle bir davranış tarzını asla onaylamaz.

    Bir kimse,kendi toplumu için kahramanca bir fedakarlıkta bulunabilir.Fakat adalet ilkelerini çiğneyip Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa böyle bir hareket,tevhide aykırı bir düşünceye dayanması bakımından dini bir değer ifade etmez.Çünkü bu davranışı,Allah’ın insan için belirlediği amaca ve insanlığın kendi hakkı amaçlarına zıt düşer.

    İslam’da Bananecilik Yoktur



    Kaynak = Diyanet İşleri Başkanlığı / İslam’a Giriş Gençliğin İslam Bilgisi / bkz:: 211-212

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.