İnsan Olmanın,Varoluşun Anlamı Ve Amacı

Bir Müslüman inanır ki,Allah’tan gelmiştir ve yine O’na dönecektir.Varlığımızı yüce Allah’a borçluyuz.O,bizi yoktan var etmiştir.Varoluşumuz,rastlantısal bir durum değildir.İnsan,bu dünyaya fırlatılan,kör kaderin eline terk edilmiş,yalnız ve sahipsiz biri değildir.Varlığımızın bir sahibi olduğu gibi yaşamımızın da bir anlam ve amacı vardır.Bu dünyada canlı cansız her şeyin,bir sivrisinek veya küçük bir çöpün bile işe yaradığını gören insanın,kendisini amaçsız,varlığını anlamsız bulması büyük bir çelişki olmaz mı? Elbette ki hiç kimse kendi varlığını gereksiz,kendisini önemsiz bulmaz.Yaptığımız işi,mesleği,içinde yaşadığımız yer ve yurdu beğenmeyip değiştirebiliriz.Çok zor şartlar altında yaşayabiliriz.Ancak hiç kimse,kendisinin bu dünyada değersiz ve hayatının anlamsız olduğunu kabule yanaşmaz.Gerçek amacının ne olduğunu açıkça bilmese bile,herkes bir arayış içerisindedir. Daha doğruyu daha iyiyi ve güzeli arayıp bulma yönünde bir çabası olmayan kimse yok gibidir.

Yaşamak ve var olmak,ilahi bir lütuf ve armağandır.Çünkü hiç kimse kendi kendini var edemez,kendine dilediği gibi bir hayat veremez.Bu da yüce Allah’ın insana duyduğu karşılıksız sevgiye işaret eder.Yaşadığımız ve düşündüğümüz sürece başarılması gereken ; kendimiz,başkaları ve içinde yaşadığımız dünya hakkında bilgi sahibi olmak,bizi yaratan yüce Allah’ı gereği gibi tanımak ve onun bize olan sevgisine karşılık verebilmektir.

Bu dünyada olan her şey gelişme ve olgunlaşma çabası içindedir.İnsan ise en zor gelişen ve olgunlaşan bir varlıktır.Hayat görevi,her insana başarılması gereken ağır sorumluluklar yükler.Çok yönlü sıkıntı ve zorluklar,insnaı her adımda çepeçevre kuşatır.Fakat sağlam bir düşünce,yeterli bilgi ve doğru bir hayat tarzıyla bur zorluklarla başa çıkmak işten bile değildir.Nitekim yüce Rabbimiz şöyle buyurur:

“İnsanı zorluklara katlanacak şekilde yarattık (Beled’4)”.Yüce Allah’ınv erdiği güç ve yetenekler,gereği gibi ve doğru yönde kullanılırsa aşılamayacak güçlük ve engel yoktur.Her insanın kendi şart ve imkanları içerisinde başarabileceği işler vardır.İnanç ve umudun beslediği yaşama sevincini koruyarak her durumda daha iyi ve daha güzele yol bulunabilir.İyi niyet ve samimi çabalara Rabbimizin özel lütuf ve yardımları hiç eksik olmaz.Yüce Allah’ınv arlığı,ona dayanan ve güvenen kimseler için sonsuz bir güç ve manevi destek kaynağıdır.

İnsan,sonsuzluğa aday bir varlıktır.İnsnaın gerçek büyüklüğü sonsuzluğa doğru gelişme yönündeki yeteneğinde saklıdır.Yoksa insan,bu dünya ortamında açlığa,susuzluğa , soğuğa ,sıcağa , acı ve ıstıraba çok az dayanabilen bir yapıdadır.İçimizi yokladığımız zaman ta derinlerden gelen bir duygu,bize yok olmayacağımızı fısıldar ve ölümsüz olduğumuza bizi inandırmaya çalışır.Yok olmak,insana sadece korkunç değil,akıl dışı bir şey olarak görünür.İnsan sonsuz olacağını ve yok olup gitmeyeceğini hisseder ve ona inanır.Her insanda bu sonsuzluk arzusu,en güzlü ve etkili duygu olarak varlığını korur.Öyle ki insan için hiç bir şey ebedi olmak,sonsuzca yaşamak kadar değerli değildir.

İnsanlığın atası Hz Adem’in en temel endişe ve arayışı,bu sonsuzluğun yolunu bulma çabasından başka bir şey miydi (bkz:Ta’ha 120) ? Bir insan kendi içinden gelen bu sesi işitmiyorsa,ruhu yabancı kuvvetler tarafından sarılmış ve kuşatılmış demektir.İnsnaın kendini duyması,kendi kendine gelmesi ve kendi kendini yaşayabilmesi için onu kuşatan bütün yabancı güçlerin esaretinden kurtulması gerekir.Öte yandan acele ve tutku ile kendi arzusunun peşine düşmekten ve kendi gücüne aşırı güvenmekten sakınması gerekir.Çünkü ölümlü ve sınırlı olan bir varlık olan insan,sonsuzluğu ancak Allah’ı bularak ve ona bağlanarak ulaşılabilir.Çünkü kendi sonsuz varlığından bizi nimetlendirerek var olmamıza imkan veren odur.Biz ona yaklaştıkça,sonsuzluğu da yakalamış oluruz.Ona bağlanmakla güven ve umut dolu bir hayatı güvence altına almış oluruz.

Allah’a giden yol,kendi varlığımızın çekirdeği olan benliğizden,benliğimizin merkezinden geçmektedir.Allah’a giden yolda önümüze çıkan engellerle kendimizi bulmamızdaki engeller aynı şeylerdir.Allah’ı unutmak ile kendini unutmak arasında bir fark yoktur.İnsan,Allah’ı bulmak için yaratılmıştır.İnsan ruhu,Allah’tan geldiği gibi yine Allah’a gideceği için sonsuz olmuştur.Ruhu Allah’a götüren yolları açan ve bu yolculuk için gerekli kuralları koyan da dindir.Din bize,en iyi,en güzel ve en doğru olanı gösterir.Din yolunu içtenlikle izleyen kimse,bu dünyada erdem’e ulaşır.İnsanın en büyük sınavı erdemli olma yarışında ileriye gitmektir.Yüce Allah bunu şöyle bildirir;

  • O,hanginizin daha güzel iş ve davranışta bulunduğunuzu denemek için yaşamı ve ölümü yaratandır (Mülk 2)”


Kaynak = Diyanet İşleri Başkanlığı / İslam’a Giriş Gençliğin İslam Bilgisi / bkz: 15-18

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.