Yaşadığımız toplumda kapitalizmin dişlileri arasında ezilen insan, kendine özel günler icat ederek teselli bulmaya çalışıyor. Yine reklamlarla ve sosyal medya kampanyalarıyla propagandası yapılan bir gün geldi: Babalar Günü.
Bu yaygın propagandanın etkisine kapılan insanlar alışveriş merkezlerine koşuyor, babalarına hediye almak için çaba harcıyor. Kazanan kapitalist sistem oluyor; kaybeden ise yine insanımız.
Peki, şu soruların cevabını arayan var mı?
Hangi babaların günü kutlu olsun?
Çocuğuna bir lokma ekmek götürebilmek için gece gündüz sokaklarda kâğıt ve plastik toplayan babaların mı?
İşsiz kaldığı için borçlarını ödeyemeyen, çaresizlik içinde onuruna yediremeyip intihar eden babaların mı?
Kapitalist sistemin hoyratça sömürdüğü, hayatı çıkardan ibaret gören, menfaat uğruna evlatlarına bile kıyabilen babaların mı?
Evliliğini sürdüremediği için eşi tarafından uzaklaştırma kararı aldırılan, evinden koparılan babaların mı?
Eşiyle menfaat kavgasına tutuşmuş, bu kavganın ortasında kalan çocukların babalarının mı?
Babaları katledilmiş, gözü dönmüş katillerin kurşunlarına kurban gitmiş çocukların babalarının mı?
Hayatını soygunla, vurgunla kazanan; garip gurebayı dolandırarak elde ettiği paralarla çocuklarını lüks içinde yaşatan babaların mı?
Bir de kendi mahallemize bakalım; kendini İslam’a nispet eden insanlara…
Kendine Müslüman diyen, alnı secdeye değen ama kız çocuklarını evlattan bile saymayan babaların mı?
Malını mülkünü paylaşırken kızlarına Allah’ın verdiği hakkı vermeyen babaların mı?
Çocukları arasında adaleti gözetmeyen, bazı evlatlarının hukukunu hiçe sayan babaların mı?
Gücü yerindeyken çocuklarına zulmeden, yaşlanıp elden ayaktan düşünce “Allah var” demeye başlayan babaların mı?
Kendini Allah’ın ve kitabın arkasına saklayarak çocuklarına haksızlık eden babaların mı?
Ömrünü adaletten, haktan, hukuktan ve merhametten uzak geçirip, ihtiyaç duyunca dini hatırlayan babaların mı?
Allah ve kitap diyerek meydanlara çıkan, adalet ve merhamet vaat ederek garip gurebanın oyunu alan; göreve gelince Allah’ı, kitabı ve adaleti unutan babaların mı?
Yok yok…
Eğer bu toplumda Babalar Günü kutlanacak bir baba varsa, o da devlet babadır.
Hiçbir şeyden sorumlu olmayan, her şartta kazanan, her durumda korunan ve kutsanan devlet babanın Babalar Günü kutlu olsun!
Ama asıl soru şu:
Hiç düşündük mü?
Hz. Muhammed, Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Ali de babaydı.
Onların neden “Babalar Günü” yoktu?
Belki de çünkü onlar, yılda bir gün hatırlanacak babalar değil; hayatın her gününde örnek alınacak babalar olmaya çalışıyorlardı.