İmam-ı Gazali’den Altın Öğütler-9

93- Nefsin zikirle ve fikirle meşgul olmasını temin eden şey,nefsin dünyalıklardan uzaklaşıp ahiret hayatına bağlanmasıdır.Bu da ancak uzuvlarla yapılan günahlardan vazgeçip yine uzuvlarla taate devam etmekle mümkün olur.Çünkü azalarla kalp arasında bir ilgi ve münasebet mevcuttur ve bunlar birbirlerinden etkilenirler.

94- Günahın sevab niyetiyle yapılmış olması,onu asla günah olmaktan çıkarmaz.Bu yüzden Resulüllah’ın (s.a.v):Ameller niyetlere göredir hadisinden böyle bir mana çıkarma gayretine girmemelidir.Cahil ve bilgisiz bir insan,günahın da niyetle beraber ibadete dönebileceğini zannedebilir ki,bu mümkün değildir ve asılsızdır.

95- Çekişmeyi önleme kudretinde olduğu halde önlemeyen,ondan kazanılacak günahın ortağı sayılır.

96- İster az olsun ister çok olsun kalbin bağlandığı ve nefsin zevk aldığı,dünyalıktan olan herhangi bir şeyi ameline kattığı zaman o amel karışır ve safiyetini,temizliğini kaybeder ve böylece de ihlaslı olma vasfını yitirir.

97- Şeytan,namazını ihlasla kılmakta olan bir kimseyi de kandırabilir.O namazını huzur içinde eda ederken ona bir topluluk bakar ve içeriye başka bir kişi girer ve onun kıldığı namazı görüp ne güzel namaz kılıyor der.Eğer namaz kılan bu sözlerden hoşlanır da namazını daha itinalı kılmaya başlarsa,bu açık bir gösteriştir ki;müritliğe henüz başlayanların çoğun bunu farketmezler.

98- Fudayl diyor ki;

İnsanların yüzünden ameli terketmek riya ve gösteriş,insanlar için amel işlemek ise Allah’a ortak tanımaktır.

99- Bir adam hakimlerden birine dedi ki;

Dünyada hakikaten doğru bir insana rastlamadım

Hakim dedi ki;

Kendin doğru olsaydın,doğruları bulurdun.

100- Yüce Allah buyuruyor ki:’Kıyamet günü Allah’a karşı yalan söyleyenlerin yüzlerinin kapkara olduğunu görürsün (Zümer’60)’.Sevri bu ayetin tefsirinde şöyle diyor:Onlar Allah’ı sevdiklerini iddia eden,fakat iddialarında doğru olmayan kimselerdir.

101- Zatın biri diyor ki;

Alim ve fakihler,kendisinde üç özellik taşıyan kimsenin kurtulmuş olduğunda ittifak ettiler.Hepsi birbirini tamamlayan bu üç vasıf şunlardır;

Nefsin isteklerinden ve bidatlerden uzak olan Müslümanlık

Allah için amellerde doğruluk

Helal ve temiz lokma yemektir.

102- Doğruluğun ilki dilin dilin doğruluğu,doğru konuşmasıdır.(Haricen Not=İş sizin dediğiniz gibi değil.Yani diliniz pis ve necis kelimeler kullandığı halde benim kalbim temiz vb cümleler kullanmanız tamamen yersiz,yanlış ve şeytanın aldatmacası)

103- Doğruluğun diğer bir şartı ise;Niyetinde ve iradesinde doğruluktur ki,buna ihlas adı verilir.Kısaca kendisini harekete geçiren kuvvetin yalnızca Allah rızasının olmasıdır.Eğer hareket ve davranışlarına nefsin isteklerinden bir şey katacak olursa,doğruluk niyeti bozulur.

104- Doğruluğun diğer bir şartı ise;Azim ve vefa sahibi olmaktır.Çünkü nefis,söz verirken gayet serbest ve cömert davranır.Fakat zaman gelip iş tatbik sahasına konmaya gelince,şehvetlerinin taarruzu ile bağları gevşer ve azminde vefakar olamaz duruma gelir ki,bu doğruluğa aykırıdır.

105- Doğruluğun diğer bir şartı ise;Amelde doğruluktur.Amelinde gayretli ve çalışkan,içini dışına,dışını da içine uydurmuş olmaktır.Dıştan yaptığı amel içinde olmayan bir amelini göstermemeli,kısaca amelini içinden gelerek yapmalıdır.Sonra içinden gelmiyor diye,amelinden vazgeçme durumuna girmemelidir.

106- Ebu Bekir el-Verrak Sıdk’ı izah ederken şöyle diyor;

Doğruluk üç çeşittir;

Tevhit de doğruluk;bütün müminleri içine alır

Taatte doğruluk;ilim ve vera (haramdan sakınma) ahli içindir

Marifette doğrulukta;yer ve göklerin direkleri anlamına gelen velayet ehlinden olanlar içindir.

107- Doğruluğun alametlerinden biri de;Allah’a olan itaatlerini gizlediği gibi,işlediği günahları ve uğradığı felaketleri de saklayıp,başkalarının duymalarını hazmetmemektir.



Kaynak = İmam Gazali / İhyau Ulumi’d-Din / C:4

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.