İmam-ı Gazali’den Altın Öğütler-7

61-) Kulun Allah’ı sevmesi,Allah’ın kulunu sevmesinin alametidir. Kuşkusuz,Allah’ı sevdiğini herkes iddia eder.Fakat Allah’ı sevdiğini söyleyen kişi, davranışlarıyla da bu iddiasını belgelemelidir.Eğer böyle değil de iddiası sadece sözde kalıyorsa,bu nefsinin kendisini aldatmasından,nefsinin kendisine bir hilesinden başka bir şey değildir.

62-) Sevginin alametlerinden birisi de devamlı olarak Allah’ı kalb ve dil ile anmaktır.Onun yüceliğini düşünerek zikretmektir.

63-) İnsan ancak bildiği şeyi sever.Buna göre zevk almak,zevk alınan her şeyin zevk alan kimse için sevimli olması,gönlün ona arzu duyup meyletmesindendir

(Haricen Not=Buna göre kim Allah’ı Ve Resulünü gerçekten seviyor gözden geçirsin)

64-) Eğer sen Allah’a kavuşma saadetine ermek istiyorsan,dünyayı arka planda tut.Ömrünü zikir ve fikir ile geçir.Ahiret senin için daima ön planda olsun.Böylece umulur ki bu sayede bundan birazcık da olsa zevk alır,ahirette büyük mevkilere ulaşırsın.

65-) Allah’a yakınlık,şeytani ve hayvani vasıflardan uzaklaşmakta ve ilahi olan güzel ahlak ile ahlaklanmaktadır.Demek ki,kulun Allah’a olan yakınlığı,mesafe yönünden değil sıfat yönündendir.

66-) İyiliğinden dolayı bir adamı seven,onu zatı için değil yaptığı iyiliğinden dolayı sever.İyilik kalkınca sevgi de kalkar.İyilik azalırsa sevgide azalır

Allah sevgisinin bir başka alameti ise

Tenhada iken Allah ile ünsiyet edip O’na yakarmak,Kur’an-ı Kerim okumak,gecenin karanlığını ganimet bilerek huzur içinde ibadet etmektir.

68-) Evet sevginin alametlerinden biri olan ünsiyet;Sevgilisine hitap edip onunla gizli konuşan gibi,akıl ve basiretini münacaatın zevkine kaptırıp tamamen yakarışın zevkine dalmak demektir.Unutmamak gerekir ki:Seven ancak sevdiği ile huzura kavuşur

69-) Allah’ı sevmenin alametlerinden biri de,Allah’tan başka kaybettiği hiçbir şeye üzülmemek,fakat Allah’ı anmaksızın ve ibadetle meşgul olmaksızın geçirdiği her an’a üzülmektir.

70-) Seven sevgilisinden başka bir şey görmez ve her şeyi O’ndan bilirse,kendisinde üzüntü ve kuşkunun eseri kalmaz.Herşeyi gönül hoşluğu ve rızası ile karşılar.

71-) Allah’ı sevmenin alametlerinden birisi de:İbadeti bir nimet bilip,ondan ağırlanmamak ve onun yükünü kaldırmaktır

72-) Allah’ı sevmenin bir başka alameti ise;Allah’a kulluk edenlere karşı şefkatli ve merhametli davranmak,Allah’ın düşmanlarına ve rızasına uymayan hareketlerde bulunanlara karşı da şiddetli davranmaktır.

73-) Allah’ı sevmenin bir başka alametim de korkmak.Allah’ın azameti ve heybeti karşısında hor ve hakir olmaktır

74-) Ariflerden birisi diyor ki;

Korku olmadan yalnız sevgi ile Allah’a ibadet eden helak olur.Yalnız korku ile ibadet eden de O’ndan uzaklaşır.Fakat hem sevgi hem de korku ile Allah’a ibadet edeni Allah Teala sever,onu kendisine yaklaştırır,öğretir ve imkanları ona bahşeder.

75-) Seven korkudan,korkan da sevgiden uzak olamaz.Fakat sevgisi korkusu üzerine üstün gelen için,sevgi makamında olduğu söylenir ve muhabbet edenlerden sayılır.Korku kusuru da sevgi sarhoşluğunu azaltır.Eğer sevgi tamamen üstün gelir ve marifet kendisini kuşatırsa,buna insanın gücü yetmez.Korku bunu ortalamaya sevk eder ve kalb üzerindeki tesirini azaltır.

Allah sevgisinin alametlerinden biri de

Ünsiyet ve rızadır.Özet olarak din ve ahlak güzelliklerinin tümünün,sevginin alametleri olduğunu söyleyebiliriz.Bunların dışında kalanlar nefsin arzularına uyulan kötü huylardır.

77-) Gerçekten insanların bazıları nefislerinin arzularına ve şeytanın isteklerine boyun eğdikleri halde yine Allah’ı sevdiklerini sanırlar.Şeytanı seven kimsenin Allah’ı sevmesi elbette düşünülemez.Böyle kimseler,kendi kendilerini aldatmış kimselerdir.Bunlar Allah’ı sevmenin alametlerini kaybeden ya da riyakarlık olarak bunlara bürünen,böylece kendi dünyalık çıkarları peşinde koşan münafık kimselerdir.Bunlar,olduklarının aksine görünürler.Kötü alimler ve amelsiz hafızlar gibi.İşte dünyada Allah’ın nefret edip düşman olduğu kimseler bunlardır.

78-) Kalb içi su dolu olan bir bardağa benzer.Bardak,suyu çıkarmadan sirkeyi alabilir mi? Yüce Allah bu beyanda :’Allah insanın içine iki kalb koymamıştır (Ahzab’4)’ buyrulduğu gibi,insan kalbi iki değil,sadece bir tanedir.Bu yüzden bir kalb birden fazla sevgiye yer veremez.

79-) İnsanoğlunun şehvetlerinin üzerine düşmesi,kelebeğin pervane halinde ateşin üzerine düşmesi gibidir.Çünkü insanoğlu kendini şehvetin kucağına atarken,sinek ise bunun bir aydınlık olduğunu sanır.Oysa bu aydınlığın ardında kendisini farkında olmadan şehvet bataklığında gönüllü olarak bulur ve bu da onun sonu olur.Onun bu sonu ebedi olarak devam eder.Keşke kelebeğin pervaneleri gibi olsaydı! Çünkü pervanelerin sonu yanıp kurtulmaktır.Ama insanoğlu şehvetlerinin peşinden gitmekle,şehvetinin esiri olmakla ya uzun müddet veyahut da ebedi olarak cehennem ateşinde yanar.Bunun için Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki:Ben sizi cehennemden korumak için bileğinizden tuttuğum halde,siz kelebekler gibi kendinizi ateşe atıp duruyorsunuz.



Kaynak = İmam Gazali / İhyau Ulumi’d-Din / C:4

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.