İmam-ı Gazali’den Altın Öğütler-6

52-) Ölüm bizi beklemekte,mezar hemen önümüzde,kıyamette toplanacağımız muhakkak,yolumuzun üzerinde cehennem var.Allah’ın huzurunda hesap vermek mecburiyetimiz var.Hal böyle iken nasıl olurda biz sevinebiliriz?

53-) Fakir olan bir adam için beş durum akla gelebilir.Fakirin bulunduğu durumlar;

İhtiyacı olan mal kendisine verilse bile ondan hoşlanmaz ve onu fena bir şey gibi görür.Onun kendisini meşgul edip vaktini alacağını bilir ve kötülüğünden sakınmak için de ondan uzak durur.Fakirlerin en üstün hali budur ki buna ‘zühd‘,sahibine de ‘Zahid’ adı verilir.

O mala karşı istekli olmaz.Elinde bulunmasından üzülmediği gibi sevinç de duymaz.Buna ‘Rıza’,sahibine de ‘Razı’ adı verilir.

Malın mevcudiyeti,ona olmamasından daha sevimli gelir.Mala rağbet eder fakar ardına düşmez.Eğer mal kendiliğinden gelecek olursa bundan memnun olur ve sevinir.Bu durumda olan kimseye ‘Kaani’ adı verilir.Çünkü mevcudu kafi görmüş ve buna karşı zayıf da olsa istekli olmasına rağmen,ihtiyacının ardına düşmemiştir.

İhtiyaç duyduğu malı aramaması,acizliğinden dolayıdır.Mala karşı heves duymaktadır.Mümkün olsa zahmetine katlanıp ardına düşecek ve onu elde etmek için çalışacaktır.Bu durumda olan kimseye ‘Haris’ denir.Durumu:Sahip olmadığı mala ihtiyaç duyma halidir.

54-) Fakirlik zatı itibariyle aranan bir şey değil de,başkası için murad edilen şeydeki gayeye bakılır ve üstünlüğü gayesine göre değerlendirmeye tabi tutulur.Dünya zatı itibariyle tehlikesi ve sakınılması icabeden bir şey değildir.Tehlikesi kişinin Allah’a ulaşmasına engel oluşundandır.Fakirlikte tıpkı dünya giti,zatı itibariyle arzu edilen bir şey değildir.Ancak kulun Allah’a kavuşmasını engelleyen perdeleri ve meşgaleleri yok ettiği için aranır.

55-) Zenginlikte olduğu gibi,fakirliğinde kişi için meşgale sebebi olması mümkündür.Aslında dünya sevgisi meşgalelerin başıdır.Dünya sevgisi ile Allah sevgisinin aynı kalpte bir araya gelmesi imkansızdır.Bir insan neyi seviyorsa ona bağlanır ve onunla meşgul olur.Bu meşgale onun konuşmasına da,ayrılmasına da sebebiyet verse değişmez.

56-) Zenginliğin fitnesi fakirliğinkinden daha şiddetli ve daha zordur.Yokluk durumunda gösterilen sabır,bolluk halinde bulunulan sabırdan daha kolaydır.

57-) Kalp eğer Allah’a iman eder ve günahtan uzak durursa,Allah’a mecburen yönelir.Çünkü kalbin boş olması düşünülemez.Bedeninde de hem Allah hem de bir başkası yer edemez.Allah’a yönelen,Allah’ın dışındaki şeylerden uzaklaşırken,Allah’ın dışındaki şeylere bağlanan da Allah’tan uzak olmuş olur.Birine olan yakınlığı diğerine olan uzaklığına göre değişir.Yakın olması da aynen uzaklığı gibidir.

58-) Fakirliğin iki edebi vardır:

  1. Kalben razı olmak
  2. Dille şikayet etmemek

Kalben Razı Olmanın Üç Hali Var

Fakirliğe sevinmek ve şükretmek.Bu durumda olan kimse bilir ki fakirlik Yüce Allah’ın özel bir ihsanı olup,evliye kullarına verilir.

Şükredilmese,fakirlik aşağı görülse bile,Yüce Allah’ın fiilini aşağı görmemek.Tıpkı damarından kan aldıran kimsenin,o anda canı yansa bile kan alan adama kızmaması gibi.Bu derecede büyüktür.

Fakirliğinden dolayı yüce Allah’ı ayıplamak bu haramdır,fakirliğin sevabını giderir.Yüce Allah’ın yaptığını,olması icab eden şekilde yaptığına,kimsenin O’nun işini ayıplamaya,kusurlu görmeye hakkı olmadığına inanmak,dinimizin esasıdır.Dil ile şikayet etmemek,sabır ve metanet göstermek gerekir.

Dilenmek şu üç sebepten dolayı haramdır:

1-) Fakirliği açığa vurmak,Allah’tan şikayet etmek anlamına gelir.Birisinden bir şey isteyen hizmetçi efendisinden şikayet etmiş gibi olur.Ancak zaruretten dolayı ve yakınılmadan istemek haram değildir.

2-) Kendini aşağı göstermiş olur.Oysa mü’minin Allah’ın huzurundan başka yerde kendini aşağı göstermesi yakışmaz.Bundan kurtulmanın çaresi elden geldiğince,dostlarından,akrabalarından ve açık gönüllü kimselerden istemektir.Zira onlar hakaret gözü ile bakmazlar.Yine bu durumda da zaruret olmadan istememek gerekir.

3-) Dilekte bulunduğu kimseye usanç verir,o da utanıp gösteriş için vermiş olur.Zira ayıplanmaktan korkar.Bundan kurtulmanın çaresi de açıkça değil de,ima yoluyla istemektir.

60-) Zaruret veya önemli bir ihtiyaç için olmaksızın dilenmek haramdır.Dilenmek ancak aciz olup hiç bir şeyi bulunmayan,çalışamayan veya bir işle uğraşırsa ilim öğrenmekten geri kalacak olan kimselere caizdir.İbadetle meşgul olmak için dilenmek caiz değildir,belki böyleleri için çalışmak farzdır.



Kaynak = İmam Gazali / İhyau Ulumi’d-Din / C:4

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.