İmam-ı Gazali’den Altın Öğütler-14

140-) Şehvetlerini söküp atmak isteyen,ancak kuvvetten düştüğü için bunu sonraya bırakan bir kimse,genç ve kuvvetli iken sökmek istediği ağacı sçkmeğe muvaffak olamayıp da bunu gelecek seneye bırakan kimseye benzer.Aslında bir sene sonra kendisi daha da yaşlanıp kuvveti azalacak,ağaç ise köklerini daha sağlamca salacaktır.

141-) Gençliğinde de kuvvetli olduğu zamanlarda güç yetiremediği şeylere,ihtiyarlandığında hiçten kuvvetinin yetmeyeceği açıktır.Kurdu ehlileştirmek nasıl boşuna zahmet çekmekten ibaret ise,ihtiyarlık çağında nefsi terbiye etmek de sadece sıkıntı ve zorluktan ibarettir.

142-) Herkesin bilip kabul ettiği bir gerçektir ki,yaş ve taze ağaç kolayca bükülebildiği ve eğilebildiği halde,yaşlı ve kuru ağaç asla eğilmeyi ve bükülmeyi kabul etmez.Bu kadar açık ve anlaşılır şekilde izahı yapılan bu hususları gene de dikkate almayıp,ileride yaparım iddiasında ısrar edersen,sen bu durumda hikmetten nasıl söz edebilirsin? Bundan daha büyük ahmaklık olabilir mi? Belki benim ibadet etmeme engel olan,şehvetlerime aşırı olan bağlılığım ve güçlüklere tahammül edemeyişimdir diyebilirsin.Bu da çok kötü özür beyan etme açık bir ahmaklıktır.

143-) Eğer şehevi isteklerine kulak veriyor ve gayretini onların temini için harcıyorsan,onun çaresi şehevi isteklerine karşı çıkmaktır.Bazen öyle lokmalar alınır ki,o kendisinden sonra alınacak birçok lokmalara mani olur.

Doktorun biri bir hastasına;

Üç gün süreyle soğuk su içmeyeceksin.Eğer içersen hastalığın tedavi edilmez bir hal alır ve hayatın boyunca bir daha soğuk suyun yüzünü göremezsin.Ancak benim tavsiyelerimi tutar,suyu içmezsen,kısa zamanda iyileşir,bütün hayatın boyunca dilediği gibi soğuk su içersin dese hastası da ona;

Sonuç ne olursa olsun,ben soğuk suyu şimdi içeceğim dese,sen bu hasta için ne desin? Bu hususta görüşün nedir? Bu adam delidir demez misin?

Senin bütün hayatın ahiret hayatının yanında üç gün kadar bile olmaz.

Ancak uzunluğu üç gün olan şu geçici dünya hayatında şehevi isteklerin acısına karşı sabırlı olmak mı daha zor,yoksa zamanının sonu olmayan,elemi ve kederi korkunç ve sonsuz olan Cehennem ateşine tahammül etmek mi daha zordur?

144-) Henüz dünyanın üç günlük nefsin isteklerine karşı mücahedesine karşı sabredemeyen kimse,acaba en zor ve sonu olmayan Allah’ın azabına karşı nasıl tahammül edecek? Bütün bu hallere karşılık senin hala nefis mücadelesine girmeyip,ona karşı hoşgörülü olman ya gizliden gizliye küfre girmenden veya apaçık gafilliğinden ve ahmaklığındandır.Gizliden gizliye küfre düşmen,sevap ve cezanın ehemmiyetinden habersiz olman ve hesap gününe olan inancının zayıf oluşundandır.

145-) Apaçık ahmaklığın ise;Allah’ın senin ibadetine muhtaç olmadığını düşünüp kötülüklerin hiçbirinden sakınmadan,onun affına ve keremine olan itimadındır.Diğer yandan bir lokmada veya bir kuruşunda dahai ona güvenmiyorsun.Onları temin için her türlü çareye başvurur ve bütün imkanlarını bunun için kullanırsın.Sen bu hal ve hareketlerinle Resulüllah’tan ahmaklık mührünü yersin;Nitekim Resulüllah (s.a.v) buyuruyor ki;

Akıllı insan nefsini muhasebe edip ölüm sonrası için çalışan,ahmak insan da nefsini isteklerine bağlayıp (yine de) Allah’tan ümit-var olan kimsedir.

146-) Ey Nefis ! Sana Yazıklar Olsun;

Senin için dünyaya ve şeytana tabi olmak,sana yakışmadığı gibi,doğru da olmaz.Sen herkesi bir yana bırak da kendine bak.Zamanlarını boşa geçirme,aldığın nefeslerin sayılıdır.Aldığın her nefes senden kopan bir parçadır.Hastalıktan evvel sağlığını,meşguliyetten evvel boş vaktini,fakirlik gelmeden zenginliğini,ihtiyarlamadan evel gençliğini,ölmeden önce de hayatın kıymetini bil ve bunu ganimet olarak telakki et.Bu vesile ile ahiretteki sonu olmayan hayatını düşün ve ona çalış.

147-) Biraz insaflı ol!

Önümüz kış var deyip onun günlerinin hesabını yaparak yiyecek,giyecek,odun gibi her türlü ihtiyacını temin etmiyor ve buna çalışmıyor musun? Bu hususta Allah’ın fazlı ve keremine neden güvenmiyor ve bağlanmıyorsun? Ben yakacak ve giyecek toplamasam da olur,Allah beni üşütmez.Onun buna gücü yeter deyip neden boş vermiyor da her tülü sebebe ve çareye müracaat ediyorsun? Acaba cehennemin soğuğu,dünyanın kışından ve müddeti de dünyadaki müddetten daha azdır diye bir zanna mı kapılıyorsun? Yoksa her ikisi arasında bir benzerliğin olabileceğini mi düşünüyorsun? Hiçbir güçlüğe katlanıp çalışmadan cehennemin zorluklarından kurtulmanın mümkün olduğunu mu zannediyorsun?

148-) Hayır!

Hiçbiri devrildiği şekilde değildir.Kışın soğuğunu nasıl ev,elbise ve ateş gideriyorsa,cehennemin sıcaklığını ve soğukluğunu da yalnız tevhit kalesi ve taat hendeği önleyebilir.Allah’ın keremi kaleye girmeyen insanın muhafazasında değildir.Soğuktan korunabilmek için ateşi halkedip onun ne şekilde temin edeceğini sana öğretmesi ve bu imkanlarını halkedip bu sebeplerin elde edilmesinde kendi zatı uzak olup,onları senin elde etmen icap ettiği gibi,cehennemden de kurtulmanın yollarını ve çarelerini sana öğretmek ve sebeplerini halketmektir.Allah maddi sebeplerden nasıl müstağni ise,senin ona yaptığın taat ve itaatinden o derecek müstağnidir.Bunlar senin kurtuluş çare ve yollarındır.Hayır işleyen kendine iyilik ettiği gibi,kötülük eden de kendine kötülük eder.Allah ise alemlerden müstağni ve hiçbir kimseye muhtaç değildir.



Kaynak = İmam Gazali / İhyau Ulumi’d-Din / C:4