İkramı Bol Rabb’ine Karşı Seni Aldatan Nedir

  • 11 Mart 2018
  • 72 kez görüntülendi.

İnfitar Süresi 4-7 Ayetlerin Açıklaması Ve Tefsiri



Yüce Allah buyuruyor ki;”(Onlara (müşriklere): Allah’ın indirdiğine uyun, denildiği zaman onlar, ‘Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız’ dediler. Ya ataları bir şey anlamamış, doğruyu da bulamamış idiyseler? (1).”(Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kafirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer. Çünkü onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple düşünmezler.(2)”.Oysa “İnsanların hesap verme vakti yaklaştı. Ama onlar hala koyu bir gaflet içinde haktan yüz çevirmekteler.(3)”

“Allah’ın ayetlerine karşı ancak kafirler mücadele ve husumet ederler. Fakat onların şimdilik dünyada, rahat rahat dolaşmaları seni tasalandırmasın.(4)”.”Sen onları, bir süreye kadar daldıkları gaflet içinde kendi hallerine bırak! (5)”

İbn Kesir bu ayetlerin tefsiri hakkında şöyle bir açıklama da bulunmuştur;*Yüce Allah buyuruyor ki;”Onlara” bu müşrik kafirlere “Allah’ın” peygamberine “indirdiğine uyun” ve içinde bulunduğunuz sapıklık ve cehaleti de terk edin,”denildiği zaman onlar” cevaben “Hayır!.Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız”,yani putlara ve Allah’a ortak koştuğumuz başka şeylere ibadet etme yoluna uyarız dediler. Allah (c.c) onları reddederek buyuruyor ki; “Ya” örnek aldıkları ve izlerini takip ettikleri “ataları bir şey anlamamış,doğruyu da bulamamış idiyseler?”.Ardından Allah (c.c);”Kötü misal ahirete inanmayanlar içindir (6)” buyurduğu gibi,burada onlar hakkında bir örnek veriyor:” Kafirlerin hali,bağırıp çağırma dışında bir şey anlamayan hayvanlara bağıran çobanın haline benzer”.Yani kafirler içinde bulundukları sapıklık,dalalet ve cehalet bakımından merada otlanan ve kendilerine söylenilen hiç bir şeyi anlamayan,çobanı çağırdığında ne dediğini bilmeden ve idrak edemeden,sadece sesini işiten hayvanlar gibidir. “Onlar sağır,dilsiz ve kördürler”.Yani onlar hakkı işitmeye karşı sağırdırlar.Bir şey konuşamayan dilsiz,yolunu ve gittiği yeri göremeyen kördürler.”Dolayısıyla onlar akıllarını kullanmazlar”.Yani hiç bir şey bilemez ve anlayamazlar. Nitekim Allah (c.c) başka bir ayet de ise şöyle buyurmaktadır;”Ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde kalmış sağır ve dilsizlerdir.(7)(8)”

Yaşadığımız asırda ve dönemde yani bu ahir zamanda Allah’ın varlığını,birliğini,eşi ve benzeri ortağı olmadığını sözlü olarak inkar eden kimselerin sayısı o kadar fazla olmasa bile,fiili olarak Allah’ın ayetlerine kendilerince muhalefet edenlerin sayısı azımsanmayacak kadar çoktur.Nitekim çağdaş yaşam ve modern yaşam adı altında ne ahlak kaldı,ne edep kaldı,ne haya kaldı.Gerek hadis-i şeflerde de gerekse İslam alimlerinin belirttikleri üzere “Kişinin nefsi arzularına uyması,nefsi arzularının peşinden sürüklenmesi,nefsi arzularına ulaşabilmesi için olmadık planlar ve yalanlar uydurması,heva ve heveslerinin esiri olması,şehvetini tatmin etmek için merkeplerden bile daha aşağı bir seviyeye düşmesi,bunların hepsi -haşa- kişi için ilah olmuştur.Çünkü onun esiri kulu kölesi olmuştur.Yukarıda da belirtildiği üzere “(Hidayet çağrısına kulak vermeyen) kâfirlerin durumu, sadece çobanın bağırıp çağırmasını işiten hayvanların durumuna benzer (9)”.

“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?(10)”.Başka bir ayet-i celile de ise şöyle buyuruyor;”Kör ile gören hiç bir olur mu? Hiç düşünmez misiniz? (11)”.Nasıl ki siz bu dünyada istediğiniz gibi gezip tozuyorsunuz,her istediğinizi Allah’ın rızasını ve gazabını düşünmeden gerçekleştiriyorsunuz,halk deyimi ile gününüzü gün ediyorsunuz yada bir daha mı dünyaya gelecem diyorsunuz,yarında Allah (c.c) size karşı aynı muameleyi yapacaktır.Nasıl ki siz bu dünyada O’nun varlığını unuttunuz,kulak ardı ettiniz,yarın mahşer meydanında,cehennem zebanilerinin eline düştüğünüz zaman Allah (c.c)’da size;”Kesin sesinizi, sakın bir daha Bana bir şey söylemeye kalkışmayın!” buyurur. (12)” cevabını verecektir.O zaman artık her şeyin bittiği noktadasın.Ölüm de yok ki ölüp kurtulasın.Ne malın ne servetin ne çocukların hepsi dünyada kaldı.Bunların da sana bir faydası olmayacak.Tüm bu sıkıntılara,acılara,zebanilerin eline düşüp de ateşlerde yanmaya,üç beş günlük dünya hayatı için ebedi bir hayatı hiçe saymaya değer mi ?. Halen düşünmeyecek misini?

Ağızlarıyla iman ettiklerini söyledikleri halde Allah’ın ayetlerini tahrif eden,yalana kulak verip haram yemeye düşkün olan,Allah’ın indirdiği Tevrat’ı,İncil’i ve Kur’an-ı bırakıp da öğüdü başka yerlerden alan;menfaatlerine uygun bir hüküm verir düşüncesiyle Peygambere başvuran,sonra da onun verdiği hükümden yüz çevirenleri asla sevmez. Yüce hakikatlere gözünü kör,kulağını sağır edenlerin din ile hiçbir ilişkisi olmadığı muhakkaktır (13)”

Yine başka bir ayet de ise şu şekilde ikaz ediyor;

“Gökleri ve yeri yaratan, bunları yaratmakla yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye de gücünün yeteceğinidüşünmezler mı? (14)”.Bu dünyayı,kainatı,içindekileri,milyarlarca insanı yaratmaya gücü kuvveti yetti yeten ve idare eden,aynı şekilde bu dünya yok olduktan sonra ahiret hayatını da, milyarlarca insanı yeniden diriltmek için de kadirdir ve buna gücü yeter.Zaten insan az düşünecek olsa bunun farkında ve bilincinde olur.Nasıl ki bir bina kendi kendine inşa edilmiyor,onu yapan bir ustası var ve bu varlığı inkar edemiyorsun,aynı şekilde dünyayı ve içindekileri hiç yoktan var eden yüce bir yaratıcısı var.O’ da Allah’tır.Bir binaya bakarsınız ne güzel yapmış yapan dersiniz de hiç kendinize bakmazsınız ki beni yaratan Allah Teala ne güzel bir şekilde yaratmış.Halen düşünmeyecek misiniz?

“Kabirlerde bulunanlar diriltilip dışarı atıldığı ve kalplerde gizlenenler ortaya konduğu zaman insan (halinin ne olacağını) düşünmez mi? Şüphesiz Rableri o gün onlardan tamamıyla haberdardır (15)”.Ancak “Hayır! âyetlerim sana geldi de sen onları yalan saydın, onları kabul etmeyi kibirine yediremedin, büyüklük tasladın ve kâfirler arasına girdin!(16)”.İşte o zaman “… azabı göreceği sıra: “Ah! Elime bir fırsat geçse de iyilerden olsam! (17)”.”Keşke sağlığımda bu hayatım için hazırlık yapsaydım!” der (18)” ama ne fayda…

Hiç düşünmez misiniz ki;Ben bu hayata geldiysem eğer,bunda mutlaka bir sebep olmalı.Sadece yemek ,içmek, yatmak, kalkmak,yemek, yada şehevi arzularımı tatmin için dünyaya gelmedim.Çünkü hayvanlar da senin gibi yatıp kalkıyor,hayvanlar da senin gibi yiyip içiyor, hayvanlar da senin gibi çiftleşiyor.O zaman nerde kaldı ki hayvandan farkımız diyecek olursanız ki demek de fayda var,Allah’ın insanları yaratış amacı;”Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. (19)”.”Gerçek şu ki, biz insanı katışık bir nutfeden (erkek ve kadının dölünden) yarattık; onu imtihan edelim diye, kendisini işitir ve görür kıldık.(20)”.Allah sana göz verdiyse,kulak verdiyse bunlar belirli bir hikmet gereği olduğunu halen düşünmeyecek misiniz ?

Hiç düşünmez misiniz ki

Asırlardır insanlar geldi,geçti,geçen unutuldu ve bende yarın gideceğim ve gittiğimden birkaç gün sonra bende unutulanlar gibi unutulacağım ve Hz Kur’an-da belirtilenlerle karşı karşıya kalacağınızı hiç düşünmez misiniz?

Hiç düşünmez misiniz ki;

Kendilerince haşa tevbe Allah’ı inkar edenler,Allah (c.c) ın dediklerine emirlerine bir türlü karşı koyamıyorlar ve engel olamıyorlar.O’nun gücünün ve kudretinin karşısında biçare olduğunu gördükler haldedüşünmezler mi? (ölüm gibi,zelzele,deprem,tsunamı vs)

İşte düşünmeyenlerin durumu,bilenle bilmeyenin durumu hakkında,kendi akıbetini düşünenler hakkında Allah (c.c) ne güzel belirtmiş Kur’an-ı Kerim de;”Şimdi iyi düşünün: Böyle olanın durumu mu iyi, yoksa gece saatlerinde, âhiretten endişe edip Rabbinin rahmetini umarak gâh secdede, gâh kıyamda ibadet edenin durumu mu iyi? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Ancak akl-ı selim sahipleri, sağduyulu olanlar  düşünüp ibret alır (21)”

Boş işlerle uğraşmaktan,boş işlere vakit harcamaktan Ya da sanki dünyaya sahip olacakmış,hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya çalışmaktan ahirete çalışmayı unutanlar,o unuttukları Ya da kaçtıkları şeyle karşı karşıya kaldıkları zaman, o zaman nereye kaçacaklar? “Ey iman edenler! Allah’ın azabına mâruz kalmaktan korunun. Herkes yarın âhireti için ne gönderdiğine dikkat etsin. Allah’ın azabına dûçar olmaktan korunun. Çünkü Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.(22)”

Yersin ,içersin ,gezersin,tozarsın ancak Allah’ı anmaya iş gelince bu konuda gafil kalırsın.Ne zaman ki başına bir bela gelir,bir derde düşersin,çıkacak bir yol bulamaz,çalacak başka bir kapı bulamazsın o zaman Rabb’ini hatırlar,o zaman O’nu anarsın.”İnsanın başı derde girince, gönülden O’na yönelerek Rabbine yalvarır….. (23)”

Bu seferde Allah (c.c) sana bir şeyi vesile kılar o dertten o sıkıntıdan kurtulursun.Ama sen ne yaparsın sadece vesile bakarsın vesileyi yaratana hiç bakmaz,hiç aklına getirmezsin ey gafil.Ben böyle yaptım ben şöyle yaptım,şu kadar çabaladım,şu şu kadar uğraştı vs vs bahaneler uydurarak kendini kandırmaya uğraşırsın zaten bunu da “Ama sonra Allah kendi tarafından ona nimet ve imkan verince, daha önce bütün acziyle gönülden O’na yalvardığını unutur ve Allah yolundan kendisini saptırması için O’na birtakım şerikler uydurur. (24)”

Siz böyle kendi kendinizi oyalaya durun,kendi kendinizi kandırın,kendi kendinizi avutup mazeretlerin arkasına gizlenmeye çalışın.Sözde hani size göre sizi görmeyen gözetlemeyen birileri var ya size göre.Kaçıp durduğunuz cehennem’den o azaptan sizi Allah’tan başka kim kurtaracaksa… “De ki: “İnkârınla biraz oyalan, biraz zevk al bakalım! Nasılsa sen kesin olarak cehennemliklerdensin! (25)”

“Bütün bunlardan sonra ey insan, senin mahşere ve hesaba inanmana hangi engel kalabilir? (26)”

Ey insan,ikram sahibi Rabbine karşı seni aldatan nedir? O ki,seni yarattı,uzuvlarını düzenli ve dengeli kıldı(27)



(1-Bakara Süresi’170)_(2-Bakara Süresi’171)_(3-Enbiya Süresi’1)_(4-Mü’min Süresi’4)_(5-Mü’minun Süresi’54)_(6-Nahl Süresi’60)_(7-En’am Süresi’39)_(8-bn KesirTefsiri Cilt:1 Bkz:619-620)_ (9-Bakara Süresi’171)_(10-Zümer Süresi’9)_(11-En’am Süresi’50)_(12-Mü’minün Süresi’108)_(13-M Zeki.Duman/ Beyanu’l-Hak/ C:3/bkz:612)_(14Ahkaf Süresi’33)_(15-Adiyat Süresi’9-10-11)_(16-Zümer Süresi’59)_(17-Zümer Süresi’58)_(18-Fecr Süresi’24)_(19-Zariyat Süresi’56)_(20-İnsan Süresi’2)_(21-Zümer Süresi’9)_(22-Haşr Süresi’18)_(23-Zümer Süresi’8)_(24-Zümer Süresi’8)_(25-Zümer Süresi’8)_(26-Tin Süresi’7)_(27-İnfitar Süresi’4-7)