Kuran Yurdu

İhlaslı Olmayan Kişi Tökezler

    Hidayete ulaşanların,gaflette olanların uyanmalarının nedenini düşündüğümde gördüm ki bunun sebebi Allah’ın (c.c) bu kişiyi seçmesidir.Çünkü O senin için bir işi dilerse seni o işe hazırlar.Bazen kişinin gafletten uyanmasını aklın bakışını mucip kılacak fikirlerle olur ve bu kişi kendi varlığını tefekkür etmeye başlar.Sonra kişi yaratan birinin var olduğunu anlar ve O’nun hakkını vermenin peşinden giderek O’na şükreder.O’nun emrine muhalif bir iş yapmaktan korkar ki bu durum zahiri sebeplerle izah edilemez.

    Bu durumla alakalı Ashab-ı Kehf’in hali örnek verilebilir.Ayette şöyle buyrulmuştur: O yiğitler ayağa kalkarak dediler ki Bizim Rabbimiz,göklerin ve yerin Rabbidir (1)

    Bu ayetin tefsiri kitaplarda şöyle geçer : Bu gençlerin her birinin kalbine bir anda teyakkuz fikri ilka olundu ve dediler ki : Bu mahlukatın mutlaka yaratıcısı vardır.Ateşte yanma korkusu onların üzüntüsünü artırdı ve her biri kendisini çöle attı.Hiçbirinin diğerinden haberi yoktu ve karşılaştıklarında birbirlerine niçin çöle geldiklerini sordular ve sonra durumu anlattılar.

    İnsanlardan bir kısmı da zahiri olarak tefekkür sebebiyle dinlediği bir va’zdan ya da gördüğü bir olaydan etkilenerek yaratıcısını arar ; ancak bu düşünceyi tetikleyen kalpteki batıni fikirdir.Sonra müteyakkız olan insanlar birkaç kısma ayrılır.Bir kısmına nefsi galip gelmiş ve iştahısının çektiği şeyleri tabiat haline getirmiş ve geriye dönmüştür.

    Ona nasip olan bu teyakkuz hali fayda vermemiştir.Bilakis bu teyakkuz o kişinin aleyhine dönüşecek durumların miktarını artırmıştır.

    Onlardan bir kısmı ise mücahede makamında iki sınıfa ayrılmıştır.

    • Birincisi : Takvayı emredecek akıl
    • İkincisi : Şehvetleri satın alan bir nefis

    Bir kısmı ise uzun bir mücahededen sonra tekrar şerre dönmüş ve o şekilde vefat etmiştir.

    Bir kısmı da bazen galip gelir,bazen mağlup olur.Onun yararı ise öldürücü bir yara değildir.

    Onlardan bir kısmı da düşmanını kahreder ve hapse atar.Düşman için ancak vesvese vardır.

    Onlardan bir kısmı da teyakkuz halinden sonra tertemiz bir şekilde yaşayarak bir daha gaflete dalmamıştır,yürüdükleri yolda hiç duraksamamışlar ve onlar hep terakki halinde olmuşlardır.Onlar bir makamdan diğer bir makama geçtiklerinde,içinde bulundukları durumun eksik olduklarını görürler ve istiğfarda bulunurlar.Onlardan bir kısmı ihtiyaç halinden mücahede haline yükselmişlerdir.

    Bunun sebebi ya tabiatlarının sevk ettiği şeylerin değersiz olmasını düşünmeleri ya tabiatlarının sevk ettiği şeylerin değersiz olmasını düşünmeleri ya da peşinden gittikleri güzel şeylerin değerli olduğunu düşünerek o yoldan alıkoyacak engellere bakmanın gereksiz olduğunu idrak etmeleridir.

    Şunu bil ki Allah’a ulaştıran yol ayaklarla değil,kalp ile katedilir.Acil şehvetlere bulaşmak bu yolu kapatır.Yol ise gece gibidir ki uzun mesafelidir.Ancak başarıya ulaşanların gözü yırtıcı bir hayvanın gözü gibidir.Çünkü o hayvanın gözü gündüz gördüğü gibi gece de görür.

    Doğruyu talep etme hissi, deniz feneri gibidir.Nerede görülürse hedefe ulaştırır.İhlaslı olmayan kişiler bu yolda tökezleyip durur.İhlas ise ancak Allah’ın hayır dilediği insanlara nasip olur.

    Allah’tan başka kuvvet ve kudret yoktur



    Kaynak : İbn Kayyım el-Cevziyye / Tehlikeli Tuzaklar / bkz : 188-189

    (1- Kehf 14)

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.