İçki Ticareti Yapmak Çalışmak Günah(mı)dır

Allah Resulü (s.a.v) :’Kim hayra vesile olursa o hayrı işlemiş gibidir ve başka bir hadis-i şeriflerin de ise :“Kim İslam da iyi bir çığır açarsa açtığı çığrın ecri ve kendisinden sonra, onunla -o çığırla- amel edenlerin ecirleri, sevaplarından hiçbir şey eksilmeden ona aittir. Kim de İslam da (Müslümanlar içinde) kötü bir çığır açarsa, açtığı çığrın günahı ve kendisinden sonra onunla amel edenlerin günahları, günahlarından bir şey eksilmeden ona aittir” şeklinde buyurmaktadır.Ancak birçoğunun bunu bilmesine rağmen;yapmış olduğu alım-satım,ticaret nefsine daha çalımlı ve daha cazip ve daha tatlı geldiği için,bunlar ne Allah’ın emir ve yasaklarını duyuyorlar,nede Allah Resulü’nun hadislerini,sünnetlerini,tavsiyelerini dinliyor,nede dinlemek için yöneliyor ?

Çalışıyor ama çalıştığından elinde kalan sadece yorgunluk ve kendisini adım adım ateşe sürükleyen günahlardır ve yaptığı bu ticaret hiç de karlı bir alış veriş değildir.Bunlara diyeceğimiz Abdülkadir Geylani’nin dediği üzere:Sen boşuna çalışıp yorulanlardansın.Bugün dünyada yoruluyorsun,yarın ahirette yorulacaksın.

Çünkü Allah Resulü (s.a.v):İçki on açıdan lanetlenmiştir:

  • İçkinin kendisi,
  • onu içen,
  • servisini yapan,
  • satan
  • satın alan,
  • sıkan
  • sıktıran
  • taşıyan
  • kendisi için taşınan
  • parasını yiyen

Buda demek oluyor ki;ben ekmeğimi kazanıyorum başkasının ne yaptığı beni bağlamaz sözünün bir aslı ve gerçeği geçerliliği yoktur. Yukarıda da belirtildiği üzere kim hayır işlerse hayrı işlemiş gibidir ve diğer hadis-i şerif buna da işaret etmektedir.Şayet sen sattığın ürünün içki veya benzeri bir madde için kullanılacağını bildiğin halde satıyorsan eğer bu alış-veriş haramdır.

Bütün bu lanetlenenlerin sebebi içen ile üretendir.Çünkü o üretmeseydi diğeri taşımayacaktı,diğeri taşımasaydı bir başkası onun ticaretini yapmayacaktı,içkiye karşı bir arz olmasaydı bu seferde onun ticaretini yapmak için talep olmayacaktı.Ama arz olduğu için talep gerçekleşiyor.

Yine maneviyat önderlerinden;

İbn Mesud (r.a) diyor ki;

  • İçki ile ilgili olarak on kişi lanete uğramıştır:
  • İçkiyi üretenler,
  • üretimine sebep olanlar,
  • içki içenler,
  • dağıtanlar,
  • taşıyanlar,
  • taşınmasına sebep olanlar,
  • içki ticareti yapanlar,
  • içkiyi satanlar,
  • satın alanlar

Peki içki ticareti yapılan yerlerde bulunmak,bu mekanlarda ve bunun ticaretini yapan yerlerde bulunmanın,alış-veriş yapmanın hükmü nedir diye soracak olursanız eğer;

Resulüllah (s.a.v):Resulüllah (s.a.v):Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir kimse üzerinde içkinin elden ele dolaştığı bir sofraya oturmasın şeklinde buyurmaktadır.

Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v):Töhmetli mevzilere,sizleri şüpheye düşüren şeyi bırak,şüphe uyandırmayan şeyleri al buyurmaktadır ve bir başka hadis-i şeriflerinde ise :Helâl olan şeyler belli, haram olan şeyler de bellidir. Bu ikisinin arasında, halkın birçoğunun helâl mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli şeyler vardır. Bunlardan sakınanlar, dinini ve ırzını korumuş olur. Sakınmayanlar ise zamanla harama düşerler. Tıpkı, sürüsünü başkasına ait bir arazinin etrafında otlatan çoban gibi ki, onun bu araziye girme tehlikesi vardır. Dikkat edin! Her padişahın girilmesi yasak bir arazisi vardır. Allah’ın yasak arazisi de haram kıldığı şeylerdir

Bu durumda;Allah’ın yasakladığı ve haram kıldığı bir işi kendisi için ticaret haline getiren birisine maddi destekte bulunmak ve onun ayakta kalmasını sağlamak;Allah’ın dininin yıkılmasına yardımcı olmaktan başka birşey değildir.Çünkü Allah’ın sevmediği ve buğzettiği şeyi seninde sevmemen ve buğzetmen gerekirken;Sen Allah’ın buğzettiği ve sevmediği bir şeyi hoş görüyor ve ona sevgiyle yaklaşıyorsun.Yaklaşmakla da kalmıyor insanları daha çok günaha sokması ve harama yönelmesi için o kişiye pirim veriyor destek sağlıyorsun.Ondan sonra da banane yapmasın diyerek kendini sütten çıkmış ak-kaçık misali temize çıkarıyorsun. Böyle ezbere yaşamakla,yolumuzu Kur’an’la -Kitap ve Sünnetle aydınlatmadığımız,yolu aydın olanların yolunu ve izini takip etmediğimiz sürece verecek çok hesabımız ve günahımız olacaktır.Diyeceğim odur ki;

İçki ve alkolün satıldığı,ticareti yapıldığı,içildiği,muhabbeti geçtiği vb diğer ortamlardan uzak durun ve o ortamlara yaklaşmayın.Belki ama isteyerek ama istemeyerek mecburen o ortamlara maruz kalabilirsin.Bu durumda yapacağın şey kalbinden buğzetmen,hoşnutluk göstermemen ve onlar içki muhabbetini yaparken sen içinden Allah’ı zikret.Ancak içkinin olduğu bir ortama girip girmemek tamamen sana kaldığı ve bir mecburiyet bulunmadığı için bu ve benzeri ortamlardan uzak durun ve girmeyin.Çünkü kim bir kavme benzemek isterse o kişide onlardandır.

Tüm bu açıklamalardan sonra;

“İşte Rabbiniz tarafından gerçek geldi. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Şu da bir gerçektir ki Biz o zalimlere, duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmış olan müthiş bir ateş hazırladık. Eğer susuzluktan feryad edecek olurlarsa kendilerine erimiş maden gibi yüzleri haşlayan bir su verilir. O ne fena bir içecektir ve cehennem ne fena bir barınaktır! (1)”



(1-Kehf Süresi’29)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.