İbretlik Nasihatlar Ve Bilgiler

İbretlik Nasihatler



Hz Ebu Bekir okuduğu bir hutbede diyor ki;

  • O parlak yüzler nerede?
  • O gençliğine gururlananlar nerede?
  • Savaş meydanında zaferden zafere koşan kumandanlara ne oldu?
  • Zaman onları yok etti,bitirdi de sonunda mezarın karanlığına karıştılar.Dikkat edin.Acele olarak kurtuluş yoluna koşun.

Uzun emelin iki sebebinin olduğunu unutma.Bunların

  • Biri Bilgisizlik
  • Diğeri ise Dünya Sevgisidir

Cehennem ehlinin çoğunun maruz kaldıkları azab’ın sebebi ve feryat etmeleri;

Bugün yapacakları işi yarına bırakmalarındandır

  • Evet İnsan! Kendisini ölü gördüğü zaman o ölünün yerine koyup,onun başına gelenleri sanki kendi başına gelmiş farzedip ölümü hatırlamayı kalbine yerleştirmelidir.

Uzun ve Kısa kuruntularda insan bu hususda birbirinden farklıdırlar.Şöyle ki;

1-) Bazı insanlar vardır ki devamlı olarak yaşamak,dünyada kalmak ister ve bunu arzular.Bu Kur’an-ı Kerim de şöyle açıklanmaktadır:Her biri ömrünün bin yıl olmasını ister (Bakara’96)’

2-) Bir kısım insanlar vardır ki,ihtiyarlayıncaya ve en çok yaşayanı insanlar kadar yaşamayı arzular.Bu da dünyayı çok seven insanlar grubuna girer.Bunlar hakkında Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur;İhtiyar adam,yaşlılığı nedeniyle boyun kemikleri birbirinden ayrılsa bile,dünyayı arama sevgisinde gençtir.Sağlam iman sahibi kimseler bundan müstesnadır.Ancak bunların sayısı da o kadar azdır ki….

3-) Bir kısım insanlar ise;bir yıl daha yaşamak ister ve bu bakımdan daha ilerisi ile meşgul olmaz.Çünkü gelecekte sağ kalacağını düşünmez.Bu yüzden de kış için yazın,yaz için de kışın hazırlanırlar.Bir yıllık nafakasını sağladımı gerisi onu ilgilendirmez.Artık ibadet ile meşgul olmaya başlar.

4-) Bir kısım insanlar da bir kış veya bir yaz yaşayacağını sanır.Bu yüzden de kışta yaz için,yazda ise kış için nafaka peşinde koşmaz.

5-) Bir kısım insanların yaşamak için olan ümitleri 24 saatlik bir zamana iner.O yarın yaşayacağından emin olmadığı için,yarınını düşünmez.

Hz İsa bu hususta şöyle demektedir;

Yarınınızı düşünmeyiniz.Eğer yarına kadar ömrünüz varsa,rızkınız da beraberinizdedir.Eğer yarına ulaşamayacaksanız,alemin rızkı için uğraşıp durmayın

6-) Bir kısım insanlar da bulunduğu saatten daha ileri geçemeyeceğini düşünür.Bu hususta

Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmaktadır;

Ey Abdullah! Sabahladığın vakit akşama çıkacağını,akşamladığın vakit de sabaha çıkacağını düşünme

7-) Bir grup var ki bir saat dahi beklemez.Nitekim Resulüllah (s.a.v) bir saat çekmeden suya varabileceği halde,teyemmüm ederek şöyle buyurur;:Belki suya yetişemem.

8-) Bir kısım da ölümü bir an bile unutmaz.Sanki ölüm boğazını sıkmaktadır.Sürekli ölümü bekler.Elveda etmek ister gibi namaz kılar

Beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilin.Bunlar

İhtiyarlamadan Önce Gençliğin;

Hastalanmadan Önce Sağlığın;

Fakirliğinden Önce Zenginliğin;

Meşguliyetinden Önce Boş Zamanın;

Ölümden Önce Hayatın

Allah’ın rahmet ve azap ayetlerini bir arada zikretmesinin sebebi ve hikmeti;

Kulların korku ve ümit içinde yaşamaları ve kendilerini tehlikelere maruz bırakmayıp günah işledikleri halde,Allah’tan boşuna ümit beslememeleri içindir

Ölüm döşeğinde yatan Muaviye b. Süfyan,’Beni oturtun’ dedi.Oturtunca Allah’ın zikrini teşbih etti ve hem zikretti hemde ağlayarak şunları söyledi;

Ey Muaviye;

Rabbini yaşlanıp takatin kesildikten sonra anıyor ve teşbih ediyorsun.Senin bu vaziyette onu zikretmen,gençlikte ‘ağaç dalları misali her yandan bol su aldığı ve yapraklarının yeşil olduğu,sararmadığı zamanlarda olmalıydı’ bu sözlerini söylerken sesli sesli de ağlıyordu.Sözlerine devamla

Şöyle dedi;

Ya Rabbi,haşin ve isyankar bir kalbi olan bu ihtiyara acı.Merhametini esirgeme.Kusurlarını bir yana atarak hatalarını da affet.Senden başka hiç kimseye ümid etmeyen bu ihtiyara lütfunla muamele et.

Dünyadaki sıkıntılara o kadar da aldırmayın.Ne zaman ki ölürsün işte o zaman asıl sıkıntının sebebi;dünya hayatının bitip ahiretin başlamasından doalyıdır



Kaynak = İmam Gazali / İhyau Ulumi’d-Din / C:4