İbn Kesir Bakara Süresi 26-27 Tefsir

Bakara Süresi 26. Ayet Meali=Şüphesiz Allah (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve ondan daha üstün bir varlığı misal getirmekten çekinmez.İman etmişlere gelince,onlar bunun Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler.Kafir olanlara gelince:Allah böyle misal vermekle ne murat etti? derler. Allah onunla bir çok kimseyi saptırır,birçoklarını da doğru yola yöneltir.Verdiği misallerle Allah ancak fasıkları saptırır.

Bakara Süresi 27. Ayet Meali=Onlar öyle (fasıklar) ki,kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah’ın birleştirilmesini emrettiği şeyleri koparırlar ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar.İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır.

Bakara Süresi 26-27 Ayetin Tefsiriİbn Mes’ud (r.a) ve başka sahabilerden şöyle nakledilir:Allah (c.c) münafıklar hakkındaki iki misali, yani ‘Onların (münafıkların) durumu,(karanlık gecede) bir ateş yakan kimse misalidir’ ile başlayıp ‘Yahut gökten sağanak halinde boşanan yağmur gibidir’ ile devam eden üç ayetteki iki örneği getirince münafıklar ‘Allah (c.c) bu misalleri getirmeyecek kadar yücedir’ dediler.Bunun üzerine Allah (c.c) bu iki ayeti indirdi.

Allah (c.c) bu ayet-i kerimede örümcek kadar basit ve küçük olsa bile misal getirilecek hiçbir şeyi misal getirmeyi küçümsemeyeceğini haber veriyor.Onu yaratmayı gurur konusu yapmadığı gibi,şu ayet-i kerimeler de odluğu gibi onları misal getirmeyi de gurur konusu yapmayacağını bildiriyor:’Ey insanlar! (Size) bir misal verildi;şimdi onu dinleyin:Allah’ı bırakıp da yalvardıklarınız (taptıklarınız) bunun için bir araya gelseler bile bir sineği dahi yaratamazlar.Sinek onlardan bir şey kapsa,bunu ondan geri de alamazlar.İsteyen de aciz,kendinden istenen de (Hacc’73)’.

Mücahid:’Şüphesiz Allah (hakkı açıklamak için) sivrisinek ve ondan daha üstün bir varlığı misal getirmekten çekinmez’ ayeti hakkında şöyle der:Müminler misallerin küçük-büyük hepsine inanır ve onların Rablerinden bir hakikat olduğunu bilirler.Rableri bu misallerle onlara doğru yolu gösterir ve ona iletir.

  • Katade:’İman etmişlere gelince,onlar bunun Rablerinden gelen hak ve gerçek olduğunu bilirler’ buyruğu hakkında şöyle der: Yani bunun Rahman’ın kelamı ve Allah (c.c) katından olduğunu bilirler

‘Kafir olanlara gelince:Allah böyle misal vermekle ne murat etti?’.Nitekim Allah (c.c) başka bir yerde şöyle buyurur:’Biz cehennemin işlerine bakmakla ancak melekleri görevlendirmişizdir.Onların sayısını da inkarcılar için sadece bir imtihan (vesilesi) yaptık ki,böylelikle kendilerine kitap verilenler iyiden iyiye öğrensin,iman edenlerin imanını arttırsın;hem kendilerine kitap verilenler hem müminler şüpheye düşmesinler,kalplerinde hastalık bulunanlar ve kafirler de:Allah bu misalle ne demek istemiştir ki desinler.İşte Allah böylece dilediğini sapıklıkta bırakır,dilediğini doğru yola eriştirir.Rabbinin ordularını,kendisinden başkası bilmez (Müddessir’31)’

Allah ancak fasıkları saptırır’.Süddi:Burada kastedilenler münafıkalrdır der.İbn Abbas (r.a) ise:Kafirler hakikatleri bilir,buna rağmen inkar ederler.

Fasık Arapçada itaatten çıkan ve ayrılan kimse demektir.

Dolayısıyla fasık;kafir ve asiyi kapsar.Fakat kafirin fasıklığı daha şiddetli ve daha aşırıdır.Allahu A’lem,ayette kasdedilen kafirlerdir.Zira Allah (c.c) ‘saptırdığı fasıkları’ şöyle nitelemiştir:’Onlar öyle (fasıklar) ki,kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler.Allah’ın ziyaret edilip hal ve hatırırnın sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar.İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır’.Bu vasıflar ise müminlerden tamamen farklı olan kafirlerin vasıflarıdır.Nitekim Allah (c.c) Ra’d süresinde şöyle buyurur:’Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse,(inkar eden) kör kimse gibi olur mu? (Fakat bunu) ancak akıl sahipleri anlar. Onlar,Allah’ın ahdini yerine geetirenler ve verdikleri sözü bozmayanlardır.Onlar Allah’ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözeten,Rablerinden sakınan ve kötü hesaptan korkan kimselerdir…. Allah’a verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar,Allah’ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk edenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar,işte lanet onlar içindir.Ve kötü yurt (cehennem) onlarındır (Ra’d’19…28)’

Müfessirler;fasıkların bozduğu ifade edilen bu ahir hakkında kasdedilenler,kafirlerin, müşriklerin ve münafıkların tümüdür.Onlara tevhid hususunda ahdi ‘Rabliğine delalet eden delil ve işaretleri koyması’;emir ve nehiyleri hususundki ahdi ise ‘peygamberlerinin doğruluklarına şahit olarak onlara verdiği ve insanların bir benzerini getirmekten aciz oldukları mu’cizelerdir.Bunlar derler ki: Onlar ahdi bozmaları delillerinin görüp hak olduğunun farkına vardıkları hakikatleri yalanlamaları, getirdiklerinin hak olduğunu bildikleri halde peygamberleri ve kitapları yalanlamalarıdır.

Bu ayette münafıkların altı hasletinden bahsedilmektedir ki,galip durumda olduklarında bunları açıktan yaparlar;onlar konuştuklarında yalan söyler,vaad ettiklerinde sözlerinde durmazlar, kendilerine bir şey emanet edildiğinde ihanet ederler,Allah’a söz verdikten sonra bozarlar,Allah’ın (c.c) bağlanmasını emrettiği şeyi koparırlar ve yeryüzünde bozgunculuk yaparlar.Başkaları onlardan üstün konumda olduklarında ise bunların üçünü açığa vururlar:Konuştuklarında yalan söyler,vaad ettiklerinde sözlerinde durmaz ve emanet verildiğinde ihanet ederler.

‘İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır’ ayeti hakkında ise yani ahirette denmiştir.Nitekim Allah (c.c) Ra’d süresindeki benzer ayetlerin sonunda da şöyle buyurur:’İşte lanet onlar içindir.Ve kötü yut (cehennem) onlarındır (Ra’d’25)’.

İbn Abbas (r.a):Allah ziyana uğramış ve benzer isimleri Müslümanlardan başkalarına nisbet ettiğinde küfür,Müslümanlara nisbet ettiğinde ise günah manasını kasteder.



Kaynak= İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim -İbn Kesir Tefsiri / C:1 / bkz:266…273

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.