Hz İbrahim’in Putlara Kurduğu Tuzak

Yıldızlara göz attı: Ben hastayım dedi. Bunun üzerine arkalarını dönüp ondan kaçtılar. O da gizlice Onların tanrılarına sokuldu. Yemez misiniz? dedi. Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz? (Saffat 88-92)

Ayet, İbrahim’in bu putperestliği yıkan bir eylem düşündüğünü anlatıyor. İbrahim, hasta olduğunu söyledi. Bunun üzerine kavmi O’nu terk edip yalnız bıraktılar. İbrahim, putların olduğu yere gitti ve onları yerle bir etti. ‘Sonunda İbrahim onları paramparça etti. Yalnız onların en büyüğünü bıraktı; belki ona müracaat ederler diye (Enbiya 58). İbrahim, kardeşleri olan ilahları bu parçaladı demek için baltayı büyük putun omzuna astı.

İbrahim, kavminin kendilerine hiçbir şey yapamayan odunlara veya taşlara tapmada ki kötü düşüncelerini ve geri zekalılıklarını ortaya koymak için böyle bir plana başvurdu. Kavmi, bu olaydan haberdar olunca İbrahim onlara şöyle dedi: ‘Bu eylemi, büyük put yaptı. O açıkça yalan söylemez. O ancak yaptıklarına karşı utanıyor ve mahcup oluyor’

Bu ve buna benzer kıssalarda İbrahim’in üç yerde yalana başvurduğu rivayet olunmuştur.Oysa bu, görüşte acziyetin ve anlayışta kalın kafalılığın ifadesidir. Bu tür vehimleri Kitap Ehl-i ortaya atmış ve daha sonra İsrailiyet yoluyla bizim rivayetlerimize sunmuştur. Oysa bu kabulü mümkün olmayan bir görüştür. İbrahim, yalan söylemekten beridir. O’nun hakkında rivayet edilen kıssa, bu saçmalığı kabul anlamına gelmez.

İbrahim’in yaşam öyküsündeki oğluna ve oğlunun kendisine karşı konumu, endişe uyandırabilir. İbrahim, dua ettikten sonra yaşlı olduğu halde oğlu kendisine bahşedilmiştir. Çocuk gençlik yaşına erişip delikanlı olunca İbrahim onunla sevinmiş, Allah İbrahim’e oğlunu kendisi için kurban kesmesini vahyetmiştir.

(Çocuk) babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa gelince: Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi (Saffat 102)

Bu yaşlı adamın durumu nedir ki kendisiyle sevindikten  ve onunla konuşma arzusunda olduktan sonra kendisine yeryüzü halkından en sevimli olan oğlunu boğazlamakla sorumlu tutuluyor?

Onun çektiğini bir başkası çekseydi,üzüntüden ölüp giderdi. İbrahim, nasıl oğlunu öldürmekle yükümlü tutulabilirdi?

Fakat, İbrahim, Allah’ın kulu, elçisi ve dostudur. O, Allah’ın rızasından gayri bir hayat tanımaz ve kendisi için çok zor olsa da Allah’a karşı gelecek bir iş yapamaz. İşte bu yüzden yakini ve sıdkı babasından geri kalmayan salih bir evlat olan oğluna olup bitenleri anlattı:

O da cevaben: Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun dedi (Saffat 102)

Baba çocuğuna, çocuk kendisine güvendi. Uygulama başlayıp bıçak boğaza dayanınca yardım geldi ve kurban indirildi

Biz ona İbrahim! diye seslendik. Sen rüyayı doğruladın, işte biz güzel davrananları böyle mükafatlandırırız! Gerçekten bu apaçık bir imtihan idi (Saffat 104-106)

Kıssa, insanoğlunun uzun ve zor olan bir İlahi sınavdan geçtiğinin ve imanın boş bir sözden ibaret değil, sabır ve teslim olduğunun bir tanıklığıdır.



Kaynak : Muhammed Gazali / Kur’an’ın konulu Tefsiri / bkz: 574-575

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.