Hz Ali’nin Cenazeyi Gömerken Verdiği Hutbe

Cenaze Namazı Öncesi Vaaz



Hz Ali bir cenazeyi teşyi ediyordu.Cenaze kabre konulduğunda yakınları feryat edip yüksek sesle ağlamaya başladılar.Bunun üzerine Hz Ali Niçin ağlıyorsunuz? Allah’a yemin ederim ki eğer onların gördüklerini görmüş olsaydınız,dehşete kapılarak ölülerinizi unuturdunuz.Ölüm meleği son ferdinizi de alıp götürünceye dek size tekrar tekrar gelmeye devam edecektir dedi.Sonra da ayağa kalkarak şunları söyledi:

Ey Allah’ın kulları !

Size Allah’ın takvasını (O’ndan korkmanızı) tavsiye ediyorum.O Allah ki size hakikatleri misaller getirmek suretiyle açıklamış,her insana sınırlı bir yaşama süresi tayin etmiş,sesleri ve konuşmaları dinleyecek kulaklar,güzellikleri görecek gözler ve hissedebilen kalbler vermiştir.Allah Teala sizleri boşuna yaratmadığı gibi başıboş da bırakmamıştır.Sizi temiz ve güzel nimetlerle rızıklandırmış,her birinizin ismini rızık defterine yazarak bolluk ve darlık,sevinçli ve üzüntülü hallerinizde rızıklarınızı vermeye devam etmiştir.

Ey Allah’ın kulları !

Allah’tan korkunuz ! İyilik ve hayır yollarında ciddi bir şekilde çalışınız.Emel ve arzuları yarıda kesen;lezzetleri ve zevkleri acılaştıran ölüm gelmeden önce hazırlığınızı yapınız.Biliniz ki bu dünyanın nimetleri daimi değildir.Onun bela ve musibetlerinden hiç kimse emin olamaz.O her an ortaya çıkabilecek bir yalan,zayıf ve hayal-meyal farkedilen bir karartı ve yıkılmak üzere olan bir duvar gibidir.O kendisinin peşinde koşan insanları helaka sürükler.

Ey Allah’!ın kulları !

Geçmişlerden ve olaylardan ibret alınız.Uyarıları dikkate alıp yapılan öğütlerden yararlanmaya bakınız.İkaz ve korkutmalar sizleri yanlışlıklardan alıkoysun. Nasihatlar size fayda versin! Ölümün pençeleri sizi yakalamak,topraktan yapılmış olan ev (mezar) de sizi içerisine almak için sabırsızlıkla beklemektedir.

Sur’a üfürülerek kabirlerde yatanların haşredilecekleri,dehşetli felaketlerle karşı karşıya kalacağınız gün yakındır.O gün her nefis kendisini mahşer yerine götürmek üzere sevk ve idare eden ve aleyhinde şahitlik edecek olan bir şahitle gelir.Yeryüzü Rabb’inin nuruyla pırıl pırıl parlar.

Kitap ortaya konulur;peygamberler ve şehitler getirilir.Sonra da hiçbir haksızlık yapılmaksızın aralarında adaletle hükmedilir.İşte o gün yeryüzü dehşetli bir şekilde sarsılır.Allah’ın münadileri (tellalları) bağırarak insanları haşre davet eder.

İnsanlar çıplak bacakları birbirine dolaştığı halde korku içerisinde Allah’ın kendileri için tayin ettiği yerde toplanırlar.Güneşin tamamen söndürüldüğü o gün vahşi hayvanlar bile o gün mahşer yerine getirilir.Gizlilikler ve bütün sırlar ortaya çıkar Kalbler korkuyla dolar ve titremeye başlar.

Alev alev yanan ateşi,gök gürültüsünü andıran korkunç sesi ile cehennem,insanların görmesi için orta yere getirilir.Sonsuza dek orada kalacak olanlara bir saniye de olsa nefes almak hak ve imkanı tanınmaz.Bu gibi kişilerin üzüntüleri asla tükenmez.Orada bazı melekler vardır ki cehennemlikleri irinli kaynar su ve ateşle müjdelerle.Allah Teala’nın rahmetinden yoksun olan bu kişiler,O’nun dostlarından ayrılarak doğruca ateşe giderler.

Ey Allah’ın kulları !

Alçak gönüllü,yumuşak,Allah korkusundan dolayı günah ve kötülüklerden uzaklaşan,uyarılara ve nasihatlara kulak verip bu doğrultuda çalışan kimselerin korktukları gibi Allah Teala’dan ve O’nun azabından korkunuz.Böyle bir kimse iyiliklere koşar,günah ve kötülüklerden kaçarak azık olarak kendisine salih ameli hazırlar.Her yapılanı görüp bunların karşılığını verici olarak Allah,delili getirici olarak O’nun kitabı,davacı ve sevapların mükafatı olarak cennet ve ceza olarak da cehennem kafidir.

Allah’tan hem kendim,hem de sizler için af talep ediyorum



Kaynak= M. Yusuf Kandehlevi / Hayatü’s Sahabe / C:4 / bkz:212-213