Hud Süresi İbn Kesir Meali Ve Tefsiri

Hud Süresi 7 Ayet = O,hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için…….

Tefsir = Ayette ‘hanginizin ameli daha çok olacağı’ değil ; ‘hanginizin amelinin daha güzel olacağı’ buyrulmaktadır.Bir ameli sadece Aziz ve Celil olan Allah için yapılmadıkça ve Resulüllah (s.a.v)’in şeriatına uygun olmadıkça güzel olamaz.Bir amel iki şarttan birini bulundurmazsa geçersiz olur ve boşa gider.

Hud Süresi 9-11 Ayet = Eğer insana tarafımızdan bir rahmet tattırır da sonra bunu ondan çekip alırsak,tamamen ümitsiz ve nankör olur. Eğer kendisine dokunan bir zarardan sonra ona bir nimet tattırırsak,elbette ‘Kötülükler benden gitti’ der.O gerçekten şımarıktır,kibirlidir.Ancak sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir.İşte onlar için bir bağış ve bir büyük mükafat vardır

Tefsir= Resulüllah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:’Canımı elinde tutan Allah’a yemin olsun ki,kendisine batan bir dikene varıncaya kadar müminin başına herhangi bir dert,keder, yorgunluk ve hastalık gelirse,Allah (c.c) onlarla onun bazı hatalarını siler.Şayet sabrederseniz.

  • Başka bir hadis-i şeriflerinde ise;’Canımı elinde tutan Allah’a yemin olsun ki,Allah (c.c) mü’mine her ne takdir ederse mutlaka onun için hayırlı olur.Eğer bir nimet gelirse şükreder ki bu onun için hayırlı olur.Başına bir musibet gelirse sabreder ki bu da onun için hayırlı olur.Bu,mü’min dışında hiç kimse için değildir.

Hud Süresi 45-47Ayet = Nuh Rabbine dua edip dedi ki:Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir.Senin vaadin ise elbette haktır.Sen hakimler hakimisin.Allah buyurdu ki: Ey Nuh! O asla senin ailenden değildir.Çünkü o,salih olmayan bir amel sahibi idi.O halde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Ben sana cahillerden olmamanı tavsiye ederim!.Nuh dedi ki: Ey Rabbim! Ben hakkında bilgin olmayan şeyi senden istemekten sana sığınırım.Eğer beni bağışlamaz ve merhamet etmezsen,ben ziyana uğrayanlardan olurum.

Tefsir= Bu ayetler Nuh (a.s)’ın boğulan oğlunun durumunu öğrenmek ve onun hakkında bilgi almak için sorduğu soruyu ele alıyor: ‘Nuh Rabbine dua edip dedi ki:Ey Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir.Senin vaadin ise elbette haktır.Sen hakimler hakimisin’.Yani bana aile efradımın kurtulacağını vaad etmiştin.Senin vaadin ise haktır,ondan dönme olmaz.Sen de hüküm verenlerin de en iyi iken,o nasıl boğuldu? Allah buyurdu ki: ‘Ey Nuh! O asla senin ailenden değildir’.Yani o kurtulacaklarını vaad ettiğim ailenden değildir.Çünkü ben sana ailenden iman edenlerin kurtulacağını vaad ettim.O yüzden Allah (c.c) başka bir ayette şöyle buyurur:

  • “…. bir de,içlerinden,daha önce kendisi aleyhinde hüküm verilmiş olanların dışındaki aileni gemiye al (1)”

Nuh (a.s)’ın bu oğlu da kafir olmasından ve babası Allah’ın peygamberi Nuh (a.s)’a karşı gelmesinden dolayı daha önce hakkında boğulma hükmü verilenlerdendi.Birçok imam bu ayetin tefsirinde,onun Nuh (a.s)’ın oğlu değil (karısının) zinadan olma olduğunu söyleyenlerin hatalı olduğunu belirtmişlerdir.

Hud Süresi 52 Ayet = Ey kavmim! Rabbinizden bağış dileyin ; sonra da O’na tevbe edin ki,üzerinize göğü bol bol göndersin ve kuvvetinize kuvvet katsın.Günahkarlar olarak yüz çevirmeyin.

Tefsir= Bir hadis-i şerifte buyurulmuştur ki: ‘Kim istiğfara devame derse Allah (c.c) onun her sıkıntısına ferahlık,her darlığına genişlik verir ve onu ummadığı yerden rızıklandırır.

Hud Süresi 69-70- Ayet = Andolsun ki elçilerimiz İbrahim’e müjde getirdiler de ‘Selam’ dediler.O da ‘Selam’ dedi ve çok geçmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce onları yadırgadı ve onlardan kalbine korku girdi.Dediler ki:Korkma! Biz Lut kavmine gönderildik

Tefsir= ‘Ellerini yemeğe uzatmadıklarını görünce onları yadırgadı’ çünkü onların yemek yeme diye bir meseleleri yoktur.Arzulamaz ve yemezler.Bu yüzden İbrahim (a.s) onları,getirdiği yiyeceklerden yüz çevirmiş ve hiç dokunmamış olarak gördü.Öyle görünce de onları yadırgadı ‘ve onlardan kalbine korku girdi’

Süddi der ki: Allah (c.c) Lut (a.s)’a gönderdiğinde melekler genç erkekler görünümünde yürüyerek geldiler ve İbrahim (a.s=’in evine inip konuğu oldular.İbrahim (a.s) onları görünce onlara karşı bir saygı ve korku hissetti ‘Hemen ailesinin yanına giderek semiz bir dana (kebabı) getirmişti (2)’.İbrahim (a.s) danayı kesti,sonra güneşte ısınmış taş üzerinde kızarttı ve onlara getirip yanlarına oturdu.İbrahim (a.s) yemeği onlara yaklaştırıp ‘Neden yemiyorsunuz’ dedi. ‘Ey İbrahim! Biz yiyeceği ancak ücretini öder de yeriz’ dediler.İbrahim (a.s) ‘Bunun ücreti vardır’ dedi.Ücreti nedir dediler? İbrahim (a.s)’da:Başında besmele çeker sonunda hamd edersiniz dedi.Bunun üzerine Cebrail (a.s),Mikail (a.s)’a bakıp : Bu Rabb’inin halili olmayı hak etmiştir dedi.

Hud Süresi 108 Ayet = Mutlulara gelince,onlar da cennettedirler.Rabbinin dilediği hariç,gökler ve yer durdukça onlar da orada ebedi kalacaklardır.Bu nimetler bitmez,tükenmez bir lütuftur.

Tefsir= Bir hadis-i şeriflerinde Resulüllah (s.a.v) buyurmuştur ki;

‘Ölüm çok güzel bir koç görünümünde getirilip cennet ile cehennem arasında kesilir.Sonra da şöyle denir:’Ey cennet halkı! Sonsuzluk var,ölüm yok.Ey cehennem halkı! Sonsuzluk var ölüm yok’

‘Onlara şöyl denir:Ey cennet halkı! Siz burada yaşayacak,asla ölmeyeceksiniz.Hep genç kalacak,asla yaşlanmayacaksınız.Sağlıklı kalıp asla hastalanmayacaksınız.Nimetler içinde yaşayacak asla yokluk görmeyeceksiniz’

Hud Süresi 114 Ayet = …Şüphesiz iyilikler kötülükleri giderir….

Tefsir= ‘Şüphesiz iyilikler kötülükleri giderir’ yani yapılan iyilikler geçmişteki günahları siler,yok eder.

Resulüllah (s.a.v) buyurmuştur ki:

Hiç bir Müslüman yoktur ki bir günah işlesin ,ardından abdest alıp iki rekat namaz kılsın da günahı bağışlanmasın’ Yani işlediği günah bağışlanır.

‘Şüphesiz her namaz kendinden önceki hatayı siler.

‘Namazlar,aralarında işlenen kusurlara kefaret kılındı.Zira Allah (c.c): ‘Şüphesiz iyilikler kötülükleri giderir’ buyurmuştur.

‘Kim benim bu abdestim gibi abdest alır,sonra kalkıp öğle namazını kılarsa onunla sabah namazı arasında yapılanlar bağışlanır.Sonra ikindi namazını kılarsa onunla öğle arasındaki yaptığı hatalar bağışlanır.Sonra akşam namazını kılarsa onunla ikindi namazı arasındaki hataları bağışlanır.Sonra yatsı namazını kılarsa onunla akşam namazı arasındaki hataları bağışlanır.Sonra belki de geceyi rahat ve nimet içinde geçirir.Sonra kalkıp abdest alır ve sabah namazını kılarsa onunla yatsı arasındaki günahları bağışlanır.İşte bunlar günahları silen iyiliklerdir.

Not = Daha detaylı bilgi için İbn Kesir 5.Cilt 417-514sayfaları arasına bakabilir



Kaynak = İbn Kesir / Tefsiru’l Kur’an’il Azim / C: V / bkz= 423-503

(1-Mü’minun 27) (2-Zariyat 26)

Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.