Kuran Yurdu

Hud Süresi Beyanu’l-Hak Tefsiri

    Hud Süresi 3.Ayet = Rabb’inizden bağışlanma dileyin,sonra O’na yönelin ki size belirlenen süreye kadar iyi bir hayat yaşatsın ve her fazilet sahibine lütfunu ihsan etsin ; eğer yüz çevirirseniz hem sizin için büyük bir günün azabından korkmaktayım

    Tefsiri = Her insanın ömrü,tercih edeceği hayat tarzına göre Allah tarafından önceden bilinip ona göre takdir ve tayin edilmiştir.Ömür tamamlanıp eceli yetmişse,artık hayat sona erer ; ne bir an geciktirilebilir ne de öne alınır.Allah kullarına vaat etmiştir : İman edip de salih iş yapanların,yaptıkları iyilikler on katından yüz katına kadar hatta daha fazla artırılarak değerlendirilecekdir.Kötülükler ise sadece misliyle ceza görecektir.Küfür ve şirk üzere ölen kimseler için ahirette verilecek hiçbir pay yoktur.Onlar,yaptıkları iyiliklerin karşılığını ancak burada alırlar

    Hud Süresi 7.Ayet = O gökleri ve yeri altı günde yaratmıştır… Bir dönem hükümranlığı / yaratma işi / etkinliği su üzerinde idi.Bütün bunları O,hanginizin daha iyi iş yapacağını deneyip görmek için yaratmıştır.Sen onlara : Siz öldükten sonra tekrar diriltileceksiniz dersen,inkar edenler Bu apaçık sihirden başka bir şey değildir derler.

    Tefsiri = Müşrikler,Allah’a inanmakla birlikte öldükten sonra tekrar diriltilmeye ve ahiret hayatına iman etmemektedirler.Bu yüzden onlar,Allah’tan bahsedildiğinde Peygamberi dinliyorlar,fakat putlarından ve ahiretten bahsedildiğinde ayetlerin ikna edici üslubu ve putları yüzünden yükleneceklerini zannettikleri risk (korku) nedeniyle Allah’ın ayetlerine ‘Bu bir sihirdir’ onlara ancak büyüklenmiş kimseler inanır diyorlardı.

    Hud Süresi 9-10-11.Ayet = İnsana katımızdan bir rahmet tattırsak,sonra da onu elinden çekip alsak,hiç şüphesiz o tamamen umutsuz ve nankörce bir tavır takınır.Çektiği sıkıntılardan sonra nimetlere gark ettiğimizde ise: ‘Artık kötülükler benden gitmiştir’ diyerek şımarır , çalım satmaya başlar.Ancak sabredip salih iş yapanlar hariç : İşte bağışlanma ve büyük ecir onlar içindir.

    Tefsiri = Burada,insandan ve Allah’ın rahmetine kavuşmuş müminlerin haricindeki insanların kötü karakterlerinden söz edilmektedir.”Asra yemin olsun ki iman edip salih iş yapanlar ve birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariç , insan kesinlikle ziyandandır (1)”

    “Muhakkak ki insan haris ve cimri yaratılmıştır.Zira o , başına bir kötülük geldiğinde feryadı basan,ona bir iyilik eriştiği zamansa cimri mi cimri kesilendir ; namaz kılanlar hariç (2)”

    Bir hadis-i şerifde Resulüllah (s.a.v) sabreden müminleri şöyle tavsif etmiştir:”Allah’ın mümin hakkındaki her hükmü mutlaka hayırdır.Çünkü eğer ona bolluk ve genişlik verilmişse ondan dolayı Rabb’ine şükreder,şükretmesi onun için hayır olur ; yok darlık ve sıkıntıya uğramışsa , ondan dolayı da sabreder ve sabretmesi onun için hayır olur.Bu durum müminlerden başkasında görülmez”

    Hud Süresi 17.Ayet = Rabb’inden gelen apaçık bir belgeye dayanan ; onu da yine Rabb’inden gelen bir şahidin izleyip desteklediği ; ondan önce de bir klavuz ve rahmet olarak Musa’nın kitabının teyit ettiği Kitab’a iman eden kimse mi ,yoksa çeşitli topluluklardan böyle bir Kitabı inkar eden ve varacağı yer ateş olan kimseler mi doğru yoldadır ? Sakın ha ondan şüphe etme! Muhakkak ki o,Rabb’inden gelen bir gerçektir.Fakat insanların çoğu buna inanmazlar

    Tefsiri = Peş peşe inzal edilen Peygamber’in de okuduğu ayetler,Hz Muhammed’in elçiliğine şahitlik etmektedirler.Daha önce Hz Musa’ya ve Hz İSa’ya verilen Tevrat ve İncil gelecek son peygamberi müjdeledikleri için onu desteklemektedirler.Tevrat ve İncil’in tahrif edilmemiş halini bilen ve onlara tabi olan Ehl-i Kitab’tan müminler bu gerçeği bilip tasdik etmişlerdir.Peki bu belgelerle sabit olan hakikate mi inanmak lazım,yoksa bunları düşünmeden inkar eden , birbirinden kopuk,sözleri birbirini tutmayan çeşitli grupların iftiralarına mı?

    Hud Süresi 34.Ayet = Ben size nasihat etmek istesem bile , şayet Allah sizi azgınlığınızla baş başa bırakmak istemişse,artık benim nasihatım size fayda vermez.O sizin Rabb’inizdir ve yalnız O’na döndürüleceksiniz dedi

    Tefsiri = Allah’ın , bir kişiyi azgınlığa veya dalalete mahkum etmesi o kişinin kendi kendini mahkum etmesinin sonucudur.Çünkü “Bir topluluk (ya da fert) nefsindekini değiştirmediği sürece Allah onları değiştirmez (3)”

    Hud Süresi 114-115.Ayet = Gündüzün iki ucunda ve gecenin ilk saatlerinde namazı ikame et.Kuşkusuz , iyilikler kötülükleri silip götürürler.İşte bunlar ; öğüt alacaklara en güzel öğütlerdir.Sabret ! Çünkü Allah iyilerin ecrini zayi etmez

    Tefsiri =Gündüzün iki tarafından maksat , sabah ve akşam vakitleri olmalıdır ; zülef ise bir noktaya yakın taraflar anlamına gelir.Buna göre gecenin akşam vaktine yakın tarafından maksat yatsı namazı , sabaha yakın tarafından maksatsa sabah namazı olmalıdır.Buna göre ayette en azından Sabah,Akşam ve Yatsı namazlarının kastedildiği kesindir.

    Hud Süresi 118-119.Ayet = Eğer Rabb’in dileseydi insanları elbette tek ümmet yapardı.Onlar ihtilafa devam ederler.Rabb’inin merhamet ettikleri hariç.Onları işte bunun için yaratmıştır.Böylece Rabb’inin: Andolsun ki cehennemi insanlar ve cinlerle dolduracağım sözü yerine gelmiştir.

    Tefsiri = Allah onları imtihan ortamında,kendi bilgi düşünce ve hür iradeleriyle baş başa bırakmıştır ki Allah’a ve elçilerine itaat edenlerle etmeyenleri,başka bir ifade ile doğru yolda gidenlerle ondan sapanları syırt etsin.O nedenle yüce yaratıcı,isteyip istemediklerine bakmaksızın insanları,zoraki inananlar ya da inkar edenler şeklinde , tek bir ümmet yapmamıştır.Şayet öyle olsaydı,dünya hayatının da ahiret hayatının da varlığının bir anlamı kalmazdı.



    Kaynak = M. ZEki Duman / Beyanu’l-Hak / C:II / bkz= 15-42

    (1-Asr’1-3) ; (2-Mearic’19-23) ; (3-Ra’d 11-Enfal 53)

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.