Hucurat Süresi Muhammed Gazali Tefsiri

Küçüklere merhamet etmek ve onları sevmek gerektiği gibi büyüklere hütmet etmek ve saygı duymak gerekir.Peygamber (s.a.v),bunu Müslüman toplumun erkanından saymıştır: ‘Büyüklere saygı duymayan,küçüklerini sevmeyen ve alimimizin hakkını bilmeyen bizden değildir’

İnsan kendi otoritesini sarsamaz.Hiç kimsenin gelip emretme,yasaklama , ileri alma,geri çekme,önerme veya karşı çıkma hususunda kendini ispatlamaya kalması doğru değildir.

Hucurat Süresi’nde,ümmeti dengeleyen ve ümmet oluşumunu ayakta tutan edeplerin başında Müslümanların,resullerine,sonra birbirlerine,daha sonra ümmetin diğer milletlere karşı edepleri gelir.Müslümanların Resullerine karşı edepleri hususunda yüce Allah şöyle buyurmaktadır:

‘Ey iman edenler,Allah ve Resulü’nun önüne geçmeyin.Allah’tan korkun.Şüphesiz Allah,işitendir, bilendir.Ey iman edenler,seslerini peygamberin sesinin üstü*yükseltmeyin. Birbirinize bağırdığınız gibi,peygambere yüksek sesle bağırmayın (1)’

Aynı durum Nur Süresi’nde şöyle geçmektedir : ‘(Ey mü’minler) Peygamber’i kendi aranızda birbirinizi çağırır gibi çağırmayın (2)’

Resul’un (s.a.v) çağrılması ve O’nunla konuşulması hususunda tevazu,alçak sesle konuşma ve edebi gerektiren özel bir tarzın olması gerekir.Çünkü o,Allah’ın tebliğcisi ve hidayetinin tercümanıdır.Bu yüzden ona saygı duymak bir borçtur.Onun kafirlerden ve münafıklardan çektiği sıkıntılar kendisine yeter.Allah Resulü’ne karşı edeplli olanların Allah katında saygınlıkları ve mükafatları vardır.Allah Resulü’ne eziyet edenlerin ve ahlaksız davrananlara gelince onların durumu başkadır.

Haberleri dinlerken araştırmak,imanın doğruluğundandır.Çünkü size bir haber adı altında koparılan yaygaaraların aslı astarı yoktur.Apaçık bir fitnedir.

‘Eğer bir fasık size bir haber getirirse,onun doğruluğunu araştırın.Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz (3)’

Şeytanın Ademoğullarına yaklaştığı,birbiri aralarında kavga çıkarmak için onların sözlerini dinlediği,küçük bir yanlış bulduğu zaman onu büyütmek ve alevlendirmek için girişimlerde bulunduğu bilinmektedir.İnsanlar arasında çıkan kavgaların geneli,işte bu beladan doğmaktadır.Müslümanlar , konumlarını ayarlamakta ve aralarındaki düşmanlığı gidermede acele etmeleri gerekir.Bir günah işleninve ve taşkınlık yapılınca herkes onu yapana engel olmalı ve sınırı aştırmamalıdır.

Ben kanların döküldüğü ve nice hasarların olduğu savaşlar gördüm.Müslümanlar , haddi aşanlara hak sözü söylemekte cılız kaldılar ve taşkınlığı gidermede acze düştüler.Sonunda bütün ümmetin ihanete uğramasına neden oldu.Zaten düşmanlar da böyle olmasını istiyorlardı.

‘Eğer mü’minlerden iki grup birbirleriyle vuruşurlarsa,aralarını düzeltin.Şayet biri ötekine saldırırsa,Allah’ın buyruğuna dönünceye kadar saldıran tarafla savaşın.Eğer dönerse aralarını adaletle düzeltin ve (her işte) adaletli davranın.Şüphesiz ki Allah adil davrananları sever (4)’

İslam kardeşliği bağının zaıflaması ve şerrin başlangıcı olan bu durum,gayrimüslimlerin özel çıkarlarını gerçekleştirmelerine ve amaçlarına erişmelerine ortam hazırladı.Bundan her halükarde İslam zarar gördü.

Hucurat Süresi,gözlerimizi işlenmemesi gereken kötü ahlaka çevirdi.Kendini bilmezler ve asılsız şeylerle uğraşanlar,kendilerini başkalarından üstün görür ve onlarla alay ederler.Oysa gerçek üstünlüğü ancak Allah bilir.

Kültürü ve çevresi arasında yahut özel yapısı ve kendisini çevreleyip kuşatan akıntılar arasında hassas dengeleri gören herhangi bir insanın konumunu kim anlayabilir? Sen başarısız olduğun için başaran,senin geri kalmışlığın nedeniyle ilerleyen herkes bazen kınanabilir:

‘Ey mü’minler.Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya almasın.Belki de onlar,kendilerinden daha iyidirler.Kadınlar da kadınların alaya almasınlar.Belki onlar kendilerinden daha iyidirler (5)’

İslam alay etmeyi,hafife almayı,ayıpları araştırmayı,kötü zanda bulunmayı,gıybet ve iftira etmeyi kınamıştır.Ne yazık ki,insan meclislerinin geneli bu afetlerden arınmış değildir.İnsanlar bunlardan el çekseydi ömürlerinin yarısını kurtarırlardı.

Düşerek yok oldukları şeyleri insanlar bir elekten geçirselerdi,elekte hiçbir şey kalmazdı.Biz Müslümanların,insanlar arasındaki risaletimizi bilmemiz gerekir.Bizler insanlara tepeden bakamayız.Bizler edep,hikmet,rahmet ve sevgi ile açıklamakla ykümlü olan risalet sahipleriyiz.Dünyadaki başarısızlığımızın sunuşumuzun kötülüğünden ve üslubumuzun olmayışından kaynaklanmasından korkuyorum.

‘Ey insanlar,doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yaarttık.Birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık.Muhakkak ki Allah yanında en değerli olanını,O’ndan en çok korkanınızdır (6)’

Süre,edeplerine riayet etmeden ve hükümlerine sarılmadan İslam’a girdiklerini sanan bedevilerin halini açıklayarak son bulmuştur.Bedevilerin,İslam’a sadece sözle varis olan,içerik olarak ise onu yüklenmeyen,kalpleri yakine ermemiş ve amelleri doğrudan uzak olan kavimlerin bir protipidir.

‘Bedeviler inandık dediler.De ki: Siz iman etmediniz,ama boyun eğdik deyin.Henüz iman kalplerinize yerleşmedi (7)’

Allah bedevilere amelleriyle leh ya da aleyhlerinde hükmedeceğini haber vermiştir:

‘Eğer Allah’a ve elçisine itaat ederseniz,Allah işlerinizden hiçbir şeyi eksiltmez (8)’

Yardım istendiği zaman İslam’ı bırakıp gittikleri veya edep istenince İslam’ın gücünü terk ettikleri ve zamanla imanları değiştiği için bedeviler,Müslüman değildirler.

‘Mü’minler ancak Allah ve Resulü’ne iman eden,ondan sonra asla şüpheye düşmeyen,Allah yolunda mallarıyla canlarıyla savaşanlardır.İşte doğrular ancak onlardır (9)’

Bu çağda Müslümanların,geneliyle özeliyle geçmişteki bedevilere benzediklerini görmekteyiz.Kendilerini İslam’a nispet etmekte ama çağrısına kulak vermemekte veya mihnet anında ona sahiplenmemektedirler

(Haricen Not : Al sana günümüz Müslümanlarına örnek bir protip.Ne kadar da benziyor dimi: Müslümanım ama namaz kılmayabilirim,Müslüman’ım ama oruç tutmayabilirim,Müslüman’ım ama zekat vermeyebilirim,Müslüman’ım ama Allah ve Resulü’nün dediklerini değil canımın istediğini yaparım.Şimdi Müslümanlık bumu bilmiyorum ama Kur’an-ı Kerim’de yüce Allah böyle bir Müslümanlık anlayışını tasvir etmiyor vesselam)



Kaynak = Muhammed Gazali / Kur’an’ın Konulu Tefsiri / bkz:665-668

(1-Hucurat 12) – (2-Nur 63) – (3-Hucurat 6) – (4-Hucurat 9) – (5-Hucurat 11) – (6-Hucurat 13) -(7,8-Hucurat 14) – (9-Hucurat 15)