Kuran Yurdu

Hucurat Süresi Beyanu’l-Hak Tefsiri

    Hucurat Süresi Medeni’dir.Hicretin yedinci yılında bir bütün halinde indirilmiştir.Tamamı 18 ayettir.Adını dördüncü ayetindeki Hz Peygamber’in odalarından bahseden hucurat kelimesinden almıştır.Hz Osman’ın Mushaf’ındaki kronolojik sıralamaya göre 106 , Hz Ebu Bekir’in cem ettirdiği elimizdeki Kur’an’a göre 49. süredir.

    İslam’da ırkına,rengine , cinsiyetine ve sosyal statüsüne bakılmaksızın her insanın bir haysiyeti,normal şartlarda dokunulmazlık zırhına büründürülmüş temel hak ve özgürlükleri vardır.Bu sürede öğretilen adab-ı muaşeref ile her insanın,hem kendisinin hem de başkalarının haysiyet ve şerefinin korunması söz konusu edilmiştir.

    Başta Resulüllah,anne-baba ve öğretmenler olmak üzere her insnaın,kalpte yerleşmiş imanı,ahlaki faziletleri ve içinde yaşadığı topluma yaptığı hizmetlerine göre,sosyal hayatta hak ettiği bir yeri ve değeri vardır.Toplumda her kişi,mutlaka layık olduğu yere konulmalıdır ; yaşıyla üstün hizmetleri ve seçkin kişiliğiyle gerçekten büyük olanlar,toplumda layık oldukları saygıyı görmeli,küçüklere de sevgi,özel ilgi ve itina ile eğitilip yetiştirilmelidirler. Hiç kimseye saygısızlık edilmemeli,her insan layık olduğu yere konulmalıdır.Özellikle büyüklerin önlerine geçilmemeli,yanlarında laubali davranılmamalı,yüksek sesle ve senli benli ifadelerle konuşulmamalı,adlarıyla hitap edilmemeli,istirahat vakilerinde rahatsız edilmemeli,bir şey isterken,sorarken isteme ve sorma adabına mutlaka riayet edilmelidir.Zira ‘Büyüklerimizi saymayan,küçüklerimizi sevmeyen bizden değildir’

    Sosyal hayatta haberlere ; özellikle de çocukların ve fasıkların getirecekleri ihbarlara dikkat edilmelidir.Zira ‘Tedbir Allah’tan,acele ise şeytandandır’. Bazen yanlış haberler,telafisi imkansız felaketlere,bitip tükenmek bilmeyen pişmanlıklara neden olabilir! Olur ya,iki kişi ya da toplum,herhangi bir nedenle kavga edecek olursa,kardeşlerin arası mutlaka adalet ve insafla uzlaştırılmalı ; toplumda barış ve huzuru bozacak hiçbir eğilime imkan tanınmamalıdır.

    İnsanlar , çşitli yölerden birbirlerinden farklıdırlar.Bu farklılıkların kimi fıtridir,kimi ise kesbi.. Sebep ne olursa olsun,kimse bu farklılığı, kardeşini küçümseme ve alay nedeni görmeye kalkışmamalıdır.Zira asıl üstünlük,ahlaki fazilete ve takvadaki üstünlüğe göredir.Bir mümin,iman ile müşerref olduktan sonra gafil davranıp da kendisini acınacak hale düşürmemelidir!

    Gerçeği ifade etmediği gibi ve hata ihtimali büyük olduğu için zan’dan çok kaçınmak gerekir.Zira zannın bir kısmı,doğrudan doğruya günahtır.Ardından gelecek tecessüs / casusluk ve ölmüş kardeşinin etini yemek kadar çirkin olan gıybet,insnaı dinden çıkma / fasıklık sonucuna götüren hatalar sarmalıdır! İnsanlar arasındaki ırk,renk ve diğer farklılıklar,Allah’ın kudretinin ifadesidir.Milletlere ve kabilelere bölünmüş olmak da birbirini tanımak,insani görev ve sorumlulukları bilmek,yakınları görüp gözetmek içindir ; ırkçılık davasıyla haksız yere övünmek ve başkasını aşağılamk için değildir.

    Kimsenin kalbini yarıp bakmak mümkün olmadığı için,insanlar arasında zahire göre hüküm vermek esastır.Ben Müslümanım diyen hiç kimseye Sen Müslüman değilsin denilemez.Fakat dünya ve ahirette en üstün değer olan iman ve islam,sadece sözden ibaret de değildir.Çünkü her iman ettim diyen kişi belki müsümdir , ama Allah’a göre gerçek mümin değildir. Yüce Allah bu sürede verdiği bedeviler örneğinde iman ve islam’ın ne olduğunu beyan ederken,inandığını söyleyen her kişinin,kendisini gerçek iman bakımından test etmesi için son derece önemli açıklamalarda bulunmuştur.Buna göre kalpteki bir olgu olarak hayatı yönlendiren iman,ancak ilgi,eleştirel yaklaşım,kesin bilgi,kanaat ve irade ile oluşan gerçek bir tasdıktir.İman ve islam,şahsın hayrına olan yüce değerler olduğu için iman etmiş olmayı,maddi menfaat sağlamak için Peygamber’in başına kakanlar,gerçekten kendilerini gülünç duruma düşürmüşlerdir!

    Hucurat Süresi 10. Ayetin Meali : Müminler,ancak kardeştirler,kardeşlerinizin arasını bulun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki size de merhamet edilsin.

    Hucurat Süresi 10. Ayetin Tefsiri : Allah’a karşı gelmekten sakının ; O’nun emir ve yasaklarına mutlaka uyun ; her ne sebeple olursa olsun,bir tarafı kayırıp diğerine haksızlık etmeyin.Eğer siz,adaleti terk eder,taraflardan brine zulmederseniz,sizin Allah’tan merhamet beklemeye hakkınız olmaz!

    Hucurat Süresi 11. Ayetin Meali : Ey iman edenler! Erkekler topluluğu,başka bir erkek topluluğu ile alay etmesin.(Çünkü) onlar diğerlerinden hayırlı olabilirler.Kadınlar da kadınları alaya almasın.Çünkü onlar diğerlerinden hayırlı olabilirler.Kendi kendinizi ayıplamayın ve birbirinizi lakaplarla çağırmayın.İmandan sonra fasıklık ismi ne çirkin olur! Kim tövbe etmezse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.

    Hucurat Süresi 11. Ayetin Tefsiri : Hata eden,vakit geçirmeden tövbe etmeli ve mutlaka Allah’tan bağışlanma dilemelidir.Hatalarında ısrar edip de hiç tövbe etmeyen kişi,gün gelir hatalar sarmalına kapılarak yok olur gider! ‘Kim bilerek bir kötülük işler,sonra da günahları kendisini çepeçevre kuşatırsa,işte cehennemlikler onlardır ve orada ebedi kalacaklardır (Bakara 81)’. İşte kendi kendinin zalimi olanlar,bu ayette sözü edilen kimselerdir.

    Hucurat Süresi 12. Ayetin Meali : Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının,çünkü zannın bir kısmı günahtır.Birbirinizin kusurunu araştırmayın.Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın.Sizden biriniz ölmüş kareşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz.Allah’tan korkun,çünkü Allah tövbeleri kabul edendir,Rahimdir.

    Hucurat Süresi 12. Ayetin Tefsiri : Gıybet ; bir insanın ardından,hoşlanmayacağı şekilde konuşmak,çekiştirmek demektir.Bir sahab,Ya Resulüllah ! Ya konuştuğumuz şey onda varsa dediğinde Resulüllah :Konuştuğunuz şey onda varsa gıybet,yoksa iftira olur cevabını vermiştir.Allah Teala,bir mümini ardından çekiştirmeyi,onun ölmüş haldeyken etini yemeye benzetmiştir.

    Hz Aişe,kuması Safiye’nın boyunun kısalığından söz edince Resulüllah dedi ki: Aişe! Öyle bir söz ettin ki şayet bir katresi denize düşse,mutlak denizi bulandırırdı. Kadı el-Beydavi bunu şöyle açıklamıştır : Kendisini iyi bir insan olarak tanıyan ya da hiç tanımayanların yanında bir müminin kusurlarından,hem de onu küçük düşürücü bir biçimde bahsedildiğinde,o sözler dinleyen kişide kanaat değişikliğine sebep olur ; iyi tanıdığı kişi,yavaş yavaş onun gözünde küçülmeye başlar.Gıybet devam ettikçe,sanki parça parça etleri koparılıp çiğneniyormuş gibi,manevi kişiliği ve değeri de parça parça çiğnenip yok edilmiş olur.

    Ancak ;

    1- Kötü nitelikleriyle şöhret bulmuş kimelerden,yeri gelince söz etmek

    2- Birine zarar verme teşebbüsünde olan muzır birinin zararından şahsı sakındırmak

    3- Suçluyu merciine şikayet etmek

    4- Evlenmek gibi önemli bir maksatla sorulduğnda,sorulan hakkında doğruyu söylemek gıybetten sayılmamıştır.

    Hucurat Süresi 13. Ayetin Meali : Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve sizi birbirinizle tanışasınız diye uluslara ve kabilelere ayırdık.Şüphesiz ki Allah’ın katında sizin en şerefliniz en takvalı olanınızdır.Muhakkak Allah en iyi bilendir.Her şeyden haberdar olandır.

    Hucurat Süresi 13. Ayetin Tefsiri : Resulüllah (s.a.v) : Ey insanlar! Allah sizden cahiliye kisvesini,özellikle de atalarıyla büyüklenmeyi uzaklaştırmıştır.İnsan ikidir: Allah’a karşı ya gönülden itaatkar,muttakidir ve Allah nazarında değerlidir ya da facirdir,isyankardır ve Allah nazaarında değersizdir demiş,ardından da ‘Allah katında en değerliniz en fazla muttaki olanınızdır’ ayetini okumuştur.İbn Abbas (r.a) şöyle demiştir : Dünyanın iyiliği gönül zenginliğidir,ahiretin iyiliği ise takvadır.Kim Allah katında en üstün olmayı istiyorsa,Allah’ın emir ve yasaklarına riayet ederek takvaya sarılsın’



    Kaynak : M. Zeki Duman / Beyanu’l-Hak / C:3 / bkz: 425-439

    Okuduğunuz Makaleyi Paylaşmak İster Misiniz?
    ZİYARETÇİ YORUMLARI

    Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

    BİR YORUM YAZ

    This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.